Tekerlekli Sandalyemiz ile yaptığımız İstanbul gezisinde bu günkü durağımız Santral İstanbul. İstanbul Bilgi Üniversitesine tahsis edilen alanda bulunan Santral İstanbul’da mekanların yanında, gezen, dinlenen ve ders çalışan gençleri n içinde olmak değişik bir duygu ile üniversite yıllarına özlem duymamamız mümkün değil. Gerçekten geniş yeşil alanları ile tarihi binaları ile güzel bir mekanda yer alıyor Bilgi Üniversitesi.
Evet geçmişi tarih yapraklarında bırakarak gezimize başlayalım. Önce kısaca geçmişine göz atalım. Osmanlı Devletinin kent ölçekli ilk santralı olan Silahtarağa Elektrik santralı 1914 yılından 1984 yılına kadar hizmet vermiş. Bu gün adı Santral İstanbul.
Santral İstanbul’un içinde 2012 yılında Avrupa Müze Akademisi tarafından “DASA” ödülüne layık görülen Enerji Müzesi, Türkiye’nin ilk endüstriyel Arkeoloji müzesidir. Gene “Enternasyonal Architecture Awards 2010” ödüllü Ana Galeri Binası ile eski santralin tamirhane ve depo binalarının dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan tasarım ödüllü yeme-içme mekanları ve Bilgi Üniversitesinin eğitim binaları da Santral İstanbul’un içinde ter almaktadır.
Aracınızla gelirseniz sizi oldukça büyük bir otopark karşılamaktadır. Yani park sorunu yaşanılmıyor. Önemli bir kısım engelli araçlara ayrılmış ve korunmaktadır. Çıkışta aracımızın engelli araç olduğunu belirttik ve bizden otopark ücreti talep edilmedi.Mekan düz olduğundan tekerlekli sandalye ile zorluk yaşamadık. Tesisi şöyle bir dolaştıktan ve karnımızı doyurduktan sonra enerji müzesine yöneldik. Giriş ücretsiz. Fazla büyük bir mekan değil. Giriş katında ve asansör ile çıkılan üst katının da rahatça gezilebiliniyor. Tek basamaklı yer üst katta bulunan santralın ana kumanda bölümü. Ufak bir yardım ile girilebilir. Gene de buraya rampa yapılsa daha iyi olurdu düşüncesindeyim. Bu nedenle ben buraya girmedim. Dışarıdan izlemek ile yetindim.
Giriş katını da bilhassa çocuklar için deneysel araçlar bulunmakta, ama büyüklerde kullanabilir. Bu katta engelli tuvaleti bulunmakta.
Her yönü ile ulaşılabilir olan bu tarihi mekanı gezebilirsiniz. İyi bir havada gezmenizi açık havada dolaşmanızı tavsiye ederim
Santral İstanbul’da yer alan sergiler ile Enerji Müzesi hafta içi ve hafta sonu her gün saat 09.00-18.00 arası ziyarete açıktır. Sadece resmi tatillerde kapalıdır.
İstanbul’un görülmesi gereken yerlerinden olan Miniatürk toplamda 60.000 metrekare büyüklüğünde.Bu alanın 15.000 metrekaresinde maketler yer alıyor.Maket alanının dışında Panorama Zafer Müzesi, Kristal İstanbul Müzesi, sosyal alanlar,hediyelik eşya satana dükkanlar,çocuk eğlence alanları yer almaktadır.Gene bu alana içinde 300 araçlık Otopark bulunmaktadır. Otoparkta engelli araç park yeri mevcut .(Ama görevliler bulunmasına karşın maalesef korunmuyor)
Giriş’te iyi bir yokuş var. Bayağı zorlanarak çıktık. Bir bölümünde bir temizlik görevlisi yardımcı oldu. Ama sonradan öğrendik ki personele ait düz giriş kapısı mevcutmuş. Çıkarken orayı kulandık. Bu nedenle giriş kısmına engelli girişini gösteren bir levha konulması gerekmektedir. Zira engelli insanların o yokuşu çıkmaları zor hatta imkansızdır. Bunu kendilerine ileteceğiz inşallah bu konudaki girişimimiz bir sonuç verir. Ancak bu güne kadar birçok engelli buraya geldiği halde bu konuda bir gelişme olmaması da hayret verici. Aşağıdaki fotoğrafta sağda görülen kapı düz girişli “Personel Giriş Kapısı” olarak adlandırılan kapıdan rahatlıkla giriş yapabilirsiniz.(sağ taraftaki mavi beyaz kapı) Ama önceden orada bir görevli bulmalısınız. Bizi gören görevliler ya bizi görmediler (!) yada boş verdiler. Bize bu konuda bilgiyi içerideki Güvenlik görevlileri verdi. Yukarıdaki giriş kapısında Görevliler bile bu konuda bilgi vermediler.
Buraya giriş engelli ve refakatçisi için ücretsiz. Miniatürk yılın her günü 09 – 18 arasında açık. Biz hafta içi gittik fazla kalabalık değildi. Rahat gezmek için hafta arasını tercih etmek gerekiyor.
Miniatürk’te maketler 3 bölümden oluşuyor. İstanbul Eserleri, Anadolu Eserleri ve Yurt dışı Eserleri. Kendi Web sayfasında 57 maket gösteriliyor ama eser sayısı daha fazla. Sanırım site güncelleşmemiş.
Miniatürk’ü gezmek genelde rahat. Ancak manuel bir sandalye ile tek başınıza gezmek sıkıntılı. Zira yer yer tümsekler bulunmakta ve mesela köprü maketine çıkmak tek başınıza imkansız.
Miniatürk içinde bulunan Panorama Müzesini de mutlaka gezin.
Alan içinde engelli tuvaletleri ve akü şarj istasyonu bulunmaktadır. Güzel bir havada gidin ve bu güzel eserleri yakından izleyin.
“Binalar, açık alanlar, kurumlara ulaşım ve bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojileri engelliler için güvenli ve bağımsız olarakulaşılabilir ve kullanılabilir hale getirilmelidir. Umuma açık hizmet veren her türlü yapılar ve açık alanlar ile toplu taşıma araçlarında erişilebilirlik sağlanmalıdır.Engellilerin sosyal hayatta yer edinmesi, gerektiğinde onlara pozitif ayrımcılık yapılması, hizmetlerde öncelik verilmesi gibi konularda toplumsal bilinç oluşturulmalıdır” Engelli insanların bilhassa tekerlekli sandalyede yaşayan engellilerin kültürel ve toplumsal faaliyetlere katılması önemli bir sorundur.2006 yılında benimsenen Engellilerin Haklarına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin (CRPD) amacı; “Tüm engelli insanların temel özgürlüklerden ve bütün insan haklarından tam ve eşit bir şekilde faydalanmasını teşvik etmek, sağlamak, korumak ve insan olmaktan ileri gelen haysiyetlerine yönelik saygıyı arttırmaktır” (Dünya Sağlık Örgütü, 2011, s. 9). Dünya Engellilik Raporu; engelli insanların ve bütün toplumun faydalanması adına engelleri ortadan kaldıracak koşullar yaratmak için bütün ilgili paydaşlara atılacak adımlar önermektedirBu yönde önemli bir sorun Kültürel faaliyetlerin yapıldığı gösteri merkezlerinin ne kadar erişilebilir olduğudur. İstanbul’da bulunan önemli merkezler üzerinde yaptığımız araştırmaların sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum.İstanbul’da bulunan Zorlu Sahne Sanatları Merkezi, Mall Of İstanbul Gösteri Merkezi, TİM, Bostancı Gösteri Merkezi, Sabancı Gösteri Merkezi, Trump ve UNİG İSTANBUL ile yaptığım yazışma ve görüşmelerde aldığım bilgiler aşağıdadır. Bu arada bazı merkezlerin web sayfalarında engelliler için bilgi bulunmaması bize garip geldi. Kısa sürede bu konuda aydınlatıcı bilgileri sitelerine ilave etmelerini temenni ediyoruz. SABANCI GÖSTERİ MERKEZİ
Öncelikle bize hemen ve bizzat telefon ile dönüş yapan Merkez yetkilisi Pınar Eryazan’a burada tüm engelliler adına teşekkür ederim. Sabancı Gösteri Merkezinin konuya olan duyarlılığını içtenlikle ve detaylı olarak bizlere iletti. Merkez her yönü ile engelliye uygun şekilde düzenlendiğini hiçbir sıkıntı yaşanmayacağını izah eden Pınar Eryazan ayrıca her yıl Aralık ayında 2000 (evet iki bin) engelli çocuğu davet ettiklerini ve onlara etkinlikler düzenlediğini anlattı. Gerçekten bu hizmetten duygulanmamak mümkün değil. Şahsında tüm Sabancı ailesine tüm engelliler adına tekrar ve candan teşekkürlerimizi buradan iletmek isterim. Ücret konusunda ise kendisine ulaşıldığında her türlü yardımı yapacağını da belirtti. Hatta telefon numarasını da bizlerle paylaştı. Direk numarası 0216 483 90 26 not alın ve ilk fırsatta bir gösteri izlemeye gidin. UNİQ İSTANBUL
Uniq İstanbul’un yanıtı aşağıdaki gibidir. Ayrıca sitelerine de bu konu ile ilgili bilgilendirme notu ekleyeceklerini de belirtmişlerdir. Erişilebilirliği ve indirimli ücret uygulaması için teşekkür ederiz. Merhaba Levent Bey, İlginiz için teşekkür ederiz. Sorularınızın cevabı şu şekildedir.
Salonumuza tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkündür.
Salon ilk sırasında 4 adet tekerlekli sandalye konumlandırabilecek şekilde yer ayrılmıştır. Görüş açısından en iyi yere sahiptir.
Tekerlekli sandalye için bir bilet ücreti alınmamaktadır. Refakatçi için indirimli bilet bulunmaktadır.
Sitemize gerekli bilgilendirmeyi ekleyeceğiz. Sevgiler,
SONAY YÜCEL
Not : Sonay Yücel’in bu ilgisi üzerine kısa süre önce bir gösteri izlemek için Uniq İstanbul’a gittim. Kendim için ücret ödemedim refakatçi içinde düşük bir ücret ödedim. Her şey yolunda gitti. Erişilebilirlik uygundu. Kendisine tüm engelliler adına teşekkür ederim. MOİ SAHNE
Moi Sahne’ye de sorularımıza detaylı ve yeterli yanıtları ve erişilebirliği ve indirimli bilet uygulaması için teşekkür ederiz.Levent Bey Merhaba, Nasılsınız?Gerek Anayasamız ve gerekse engelliler ile ilgili diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda Kamuya açık mekanların engellilere uygun biçimde düzenlenmesi ve erişilebirliliğinin sağlanması konularında zorlayıcı ve yaptırım gerektirici hükümler bulunduğu malumunuzdur.Bu kapsamda mekanınızın durumunu Sitemizde engelli insanlarla paylaşmak için ve gösteri merkezleri ile ilgili olarak aşağıdaki konularda bilgilendirilmek istemekteyiz.1.Salonlarınıza tekerlekli sandalye ile hiçbir engel olmaksızın ulaşmamız mümkün müdür? Mümkün değilse bu konuda bir çalışmanız bulunmakta mıdır?Avm, sinema (Mall of İstanbul Cinetech) ve MOİ Sahne’ye hiçbir engel olmaksızın tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkündür.2.Salonlarınızda tekerlekli sandalyeli insanlar için özel bir bölüm ayrılmış mıdır? Ayrılmamış ise bu konuda bir düzenleme yapılması düşünülmekte midir ? Ayrılmışsa bu yer izlenme açısından yeterli midir?Sahnemizde tekerlekli sandalye için özel bir bölüm ayrılmıştır. Tekerlekli sandalye ile gelen seyircilerimiz çok iyi bir açıdan etkinliklerimizi seyredebilmektedir.3.Bilet ücretlerinde engelli insanlara ve refakatçilerine (zira engelli insanların tek başına gelebilmesi mümkün değildir. Zaten imkanları dar olan bir engelli mecburen iki bilet almak mecburiyetinde kalmaktadır.) indirim uygulanmakta mıdır? Uygulanmamakta ise böyle bir düşünceniz olacak mıdır?Tekerlekli sandalye ile gelen seyircilerimize indirim uygulamaktayız. Her etkinliğin organizatörü/fiyatı farklı olduğu için size sabit bir fiyat bilgisi veremiyorum. Biz elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz.Ülkemizde bir çok zorlukla karşılaştığınızın farkındayız ve bu sebeple küçük de olsa sizler için bir şeyleri kolaylaştırma çabasındayız.Bu konuları kapsayan bilgileri bizle paylaşmanızın ve tanıtım sayfasına koymanızın bizler için yararlı olacağı düşüncesindeyiz.İlgi ve yanıtlarınız için şimdiden teşekkür ederiz.Ben teşekkür ederim. Sevgilerimle, TUBA DURAN SAHNE VE GÖSTERİ SANATLARI YÖNETİCİSİ
BOSTANCI GÖSTERİ MERKEZİ
Mail yolu ile ulaşamadığımız bu merkezde ulaşabildiğimiz telefon operatöründen (Bizi bir yetkiliye bağlamadan kendisi yardımcı olmuştur ) şu bilgileri elde edebildik.1. Merkez, tekerlekli sandalye girişine uygundur.2. Özel bir bölüm olmasa da tekerlekli sandalyeli kişilere uygun bir yer gösterilmektedir.3. Gerek engelliye ve gerekse refakatçiye herhangi bir indirim uygulanmamaktadır. Öncelikli isteğimiz sitelerinde engelli insanlara bilgilendirme yapmalarıdır. Bunun yanında engelli insanlara belli oranda indirim yapılması ve refakatçiden ücret alınmaması yerinde olacaktır. TRUMP TİYATRO Mailimize yazılı yanıt verilmemiş, bilgi almak için bizlere bir telefon numarası iletilmiştir. Verdikleri numara gişe yetkilisine ait olup, burada çalışan gişe yetkilisi bize aşağıdaki yanıtları vermiştir1. Salonlar tekerlekli sandalye için uygundur.2. Salonlarda Tekerlekli Sandalyeliler için özel bir bölüm bulunmaktadır.3. Engelliler için Öğrenci Bileti verilmekte, refakatçi için bir indirim bulunmamaktadır. Öncelikli isteğimiz sitelerinde engelli insanlara bilgilendirme yapmalarıdır. Bunun yanında refakatçiler içinde belli oranda indirim yapılması yerinde olacaktır. ZORLU SAHNE SANATLARI MERKEZİ
Bu merkez benim sık sık gittiğim bir mekan. Bu nedenle gözlemlerimi anlatmam yeterli. Burada bulunan tüm salonlar engellilere uygun. Seyretme yeri sahneye hakim. Mekanda engelli tuvaletleri mevcut. Engelliden bilet ücreti alınırken refakatçilerden ücret alınmıyor. Rahatlıkla gidebilinecek bir mekan. Böyle bir merkeze de bu yakışır. TİM Türker İnanoğlu Maslak Show Center bu kapsamda mailimize yanıt alamadığımız yerler içinde yer almaktadır. Telefon ile ulaşabildiğimiz Operatör Görevlisinin verdiği bilgi ise yanıt alamamamızın sebebini bizlere göstermiş oldu. Bu bilgi merkezin tekerlekli sandalye için uygun olmadığı yönünde oldu. Sadece en arkadan sabitlenerek(!) izleme imkanımızın olduğunu öğrendik. Tanıtımlarında ”yepyeni bir hizmet anlayışı ve hedef kitlenin beğenilerine yönelik aktivite takvimiyle kültür ve eğlence merkezi olacak şekilde tasarlanmış ve inşa edilmiştir.”denmekte, Benzersiz mekan özelliklerine ve hizmet anlayışına sahip olduğu belirtilmektedir. Bu benzersiz mekan anlayışının engellileri kapsamamış olması üzüntü vericidir. Birkaç yıl önce buraya bir ödül töreni için gittiğimizde de sorunlar yaşamıştık. Başka bir kapıdan giriş yapıp bazı merdivenlerle karşılaştığımızı biliyordum. O zaman bu konudan bahsetmemize rağmen bu yönde bir adım bile atılmadığını da maalesef öğrenmiş olduk. Buradan gene rica ediyoruz, “lütfen bazı önlemler alın.” Bu konuda resmi yetkilileri de göreve davet ediyoruz. Sorunun giderilmesi konusunda girişimlerde bulunmanızı bekliyoruz. Böyle bir merkezin bu halde olması bizi çok üzdü.Ayrıca gerek engelli ve gerekse refakatçi için herhangi bir indirim uygulamadıklarını da bize bildirdiler. Sanırım engelli tuvaleti de yoktur. Aldığım bilgilerden sonra bunu sormadım bile. Bu notları onlarla da paylaşacağım, bir yanlışım ve eksikliğim varsa bildirirlerse bu yazıyı hemen değiştirmeye hazırım. Ayrıca bu durumu ilgili mercilere de bildirmeyi düşünüyorum.
SONUÇ Ele aldığımız merkezler İstanbul’un en önemli merkezleri. Bunların hepsi büyük mekanlar ve bunların engelliye uygun olması normal. Olmaması anormal . Bunun dışında İstanbul’da Devlet Tiyatroları, Belediye Kültür Merkezleri ve Tiyatroları ve ayrıca bir çok özel tiyatrolar da bulunmaktadır. Hepsine ulaşmamız mümkün olamamıştır. Ama gerek Devlet Tiyatrolarının ve gerekse Belediye Tiyatrolarının önemli bir kısmının engelliye uygun olduğu düşüncesindeyiz. Ancak birçok özel tiyatrolarının bu konuda yeterli olmadığı öğrenilmiştir. Fiziksel olarak bu imkanı bulamayanlar olduğu gibi bu konuda önlem almayanlarda bulunmaktadır. Bu konu dahilinde üzerinde durmamız gereken bir kurum bulunmaktadır. Biletix. Biletix, konser, sanat ve spor etkinlikleri düzenleyen firmalar adına, organizatörlerin belirlediği kurallar dahilinde bilet satışı yapan aracı bir kurum. Ülkemizde bir çok etkinlik biletleri burada satılmaktadır. Ancak online çalışan bu siteden engelli biletleri almak mümkün değildir. Bu konuda bilgisine baş vurduğumuz Biletix Müşteri Hizmetleri biz şu açıklamayı yapmıştır. ““Organizatörler tarafından belirlenen kurallar dahilinde satışlar gerçekleştirilmektedir. Bilet fiyatları, satış şartları vb. tüm kurallar organizatör tarafından belirlenip, tarafımıza bildirilmekte ve ilgili bildirimlere istinaden satışlar yapılmaktadır.
Engelli izleyiciler için bilet imkanı, etkinlik mekanlarına göre farklılık göstermektedir. Etkinliklerde engelli girişi hakkında bilgi alabilmek için 0850 755 55 55 numaralı Çağrı Merkezimizi arayabilirsiniz.
Çağrı merkezimiz haftanın her günü 10:00-19:00 saatleri arasında hizmet vermektedir.Bunun yanında bilhassa yaşamlarında bir refakatçiye ihtiyaç duyan engelliler için tek bilet uygulanması yerinde olacaktır. Ayrıca bu mekanların Web sayfalarında engelli müşteriler için ayrı bir bölüm bulunması da yararlı olacaktır. Konuyu kapatmadan kısa bir bilgi olarak sinema salonlarından bahsetmek istiyorum. Malum sinemalarda film izlemekte bir sorun. Genelde salonların çoğunda film izlemek için en önde olmak gerekiyor. Bu da pek konforlu olmasa gerek. Bir çok sinema salonu olması ve hepsinin incelenmesi ayrı bir araştırma konusu. Burada örnek olarak sadece bir tanesinden bahsetmek istiyorum. Mars Cinama Group (Cinemaximum) firmasının bu konuda bize gönderdiği açıklama ise şöyledir. “Sevgili Levent Karagöz,
Sinemalarımızı tercih ettiğiniz ve yorumlarınızı/sorunuzu/önerilerinizi bizle paylaştığınız için teşekkür ediyoruz. Mars Cinema Group olarak sizlerden gelen bildirimlerle misafir memnuniyetimizi daha üst seviyelere taşımayı amaçlıyoruz.
Tüm salonlarımızda giriş ya da çıkışı düz konumlandırıp tekerlekli sandalye için uygun olarak inşa etmeye çalışmaktayız. Ancak bazı salonların konumu ve yapısı gereği düz giriş/çıkış yapmadık. Bu gibi durumlarda enbgelli misafirlerimize yardımcı olabilmek adına engelli rampaları kullanmaya başladık. Yorumunuzu mimari yapımıza uygun olacak rampa alımlarında göz önünde bulunduracağız.
Bildirimleriniz ile bize vermiş olduğunuz desteğinizin devam etmesini diliyoruz. Umarız en kısa zamanda sizi sinemamızda aramızda görürüz.
Sevgilerimizle
Cinemaximum Misafir İlişkileri” Olabildiğince tüm salonlarda bu çalışmanın yapılması en büyük dileğimizdir.
Günübirlik bir gezinti yaptığım güzel şehrimiz Bursa ile ilgili notlarım aşağıdadır. Bunların dışında daha birçok görülmesi gereken yerlerin bulunduğu bu Yeşil kente daha uzun bir seyahat etme düşüncesindeyim. Gene de gezdiğim yerleri sizlerle paylaşmak isterim. İstanbul’dan günübirlik gelip gitme mesafesinde olan Bursa da ilk durağımız son yıllarda adı duyulan 700 yıllık Osmanlı köyü olan Cumalıkızık. CUMALIKIZIK
Aracımızla yaptığımız bu seyahatimizde şehre girmeden önce bu ilginç köye geldik. Nispeten sakin bir gün, fazla kalabalık yok. Ama levhayı görüp köye girdiğimiz anda buranın benim sandalye için uygun olmadığını anladım. Yani burası tekerlekli sandalyeli engelliler (manüel sandalyeler için) ) için oldukça zorlu şartlara sahip. Yollarda gezmeniz imkansız, hani birisi yardım etse bile tekerleğinizin kırılması durumu var. Araba ile içinde ufak bir tur, birkaç resim, hepsi bu. Hani park edeyim birazcık etrafa bakayım deseniz bile meydanımsı yerdeki genç görevli aracınızı park ettirmiyor. Hani “engelli aracı”falan sohbeti yapıyoruz ama genç görevli oralı değil. Bizi köyün dışındaki otoparka yönlendiriyor. Belli ki ailesinde engelli yok. Park yerinden yokuş tırmanıp köye ulaşmanız zaten mümkün değil.
Buraya gelmek isteyen eşim beni, üzülerek de (!) olsa aracın içinde park yerinde bırakıp köye doğru yol alıyor. Bense aracın içinde park görevlisinin açık havada çay yapma gayretini seyretmekle yetiniyorum. Benim gibi park yerinde oturmak istiyorsanız sizde gidebilirsiniz. Ama bence hiç gitmeyin. Benim çektiğim resimlere bakın yeter.
ULU CAMİİ
Yıldırım Bayezıd tarafından mimar Ali Neccar’a 1396-1399 yılları arasında yaptırılmıştır. Ulu Cami, Bursa’nın en görkemli camisidir ve en önemli tarihi yapılarındandır. Evliya Çelebi’nin ifadesi ile Bursa’nın Ayasofayası’dır. Namaz alanı bakımından Türk tarihinde yapılan en büyük cami olup, kimi din adamlarınca İslam’ın 5. En büyük mertebesindeki ibadethane olarak kabul edilmektedir. 2215 metrekare alanı kaplayan yapı, her biri dörder kubbeli 5 bölümden oluşmaktadır. Bu kısa bilgilere en son eklemek istediğim konu ünlü Karagöz’ün (Demirci ustası Kambur Bali Çelebi) bu caminin yapımında çalıştığı ve sürekli işçileri güldürerek yapımı geciktirdiği için Yıldırım Beyazıt tarafından öldürüldüğü rivayet edilmesidir.
İngiltere kraliçesinin bile gelip ziyaret ettiği bu camii, Bursa’nın en önemli yapısı. Ancak Bursa biraz inişli çıkışlı bir şehir. Bu nedenle Caminin yakınında park etme konusunda bir Trafik Polisinden yardım istiyoruz ama pek yardımı olmuyor. Bizde sanırım Belediyeye ait bariyerle kapalı hemen caminin yakınındaki yola giriyoruz. Orada bulunan kamera ile biraz bakışıyoruz. Engelli kartımızı kameraya yönlendiriyoruz. Güzel bir gelişme oluyor ve bariyer açılıyor. Derin bir “ohhh” çekip uygun bir yere park ediyoruz. Orada bulunan Zabıta bize pek hoş bakmasa da biz dönüşte arabamızı yerinde bulmak umuduyla aracımızdan inip camiye doğru yol alıyoruz.
3 kapısı olan yapının bir kapısına yapılan rampa ile rahatça giriliyor. Tüm camilerde olduğu gibi burada da camiye ait tekerlekli sandalyeye geçiyoruz. Yalnız burada şunu söylemeden geçemeyeceğim. Sayın Diyanet lütfen camilerdeki tekerlekli sandalyeleri değiştirin. Kaç cami gezdiysem bunlardan çok sıkıntı çektim. En kullanışsız sandalyeler. Transfer zor, ayaklıklar çıkmaz vb. birçok sıkıntılı durumları var. Bu devasa camilere bunlar yakışmıyor. Ayrıca sanırım fazla kullanılmıyor, zira bazılarının lastikleri inik.
Camiye geldiğimiz saat akşam namaz saati olduğundan girişimiz kalabalık nedeniyle zor oldu. Ama her camide olduğu gibi görevlilerin yakın ilgisi ile içeri girebildik. Muhteşem bir yapı. Ancak belirttiğim gibi namaz vakti olduğundan caminin içini tam olarak gezemedik. Fotoğraf çekip, etrafı seyrederek bu devasa yapıyı yakından tanıdık. Mutlaka görülmesi gereken bir cami.
HANLAR BÖLGESİ – KAPALIÇARŞI
Konumu ve özellikle tekstil alanındaki gelişmişliği nedeniyle yüzyıllarca önemli bir ticaret merkezi olması, Bursa’yı hanlar açısından zengini bir kent haline getirmiş. Eski Şehir içerisinde yer alan Hanlar Bölgesi’nde bu nedenle gezilmesi gereken bir bölge.
Zaten Ulu cami de bu bölgenin içinde olduğundan bu bölgeyi de fazla detaya girmeden şöyle bir gezdik. Kapalı çarşının bazı yerleri merdivenli olduğundan her tarafını gezmemiz mümkün olmadı. Bölgede biraz meyilli olduğundan her tarafını gezemedik. Tabi birde aracımızın akıbeti de hep aklımızda olduğundan ve havada kararmaya başladığından, Bursa ekonomisine biraz katkıda bulunarak günün son ve güzel anı için yola koyulduk.
İSKENDER KEBABI
Kısa gezimizin son durağı, Bursa gezisinin olmasa olmazı İskender Kebabı. İskender tabi ki Bursa denilince akla ilk gelen yemek. Tarih boyunca da bu böyle devam etmiş ve edecek gibi de görünüyor.Genellikle İskendercilerin önünde oldukça sıra oluyor diye duymuştuk. Ama şansımıza İskender kebabını yaratıcısı olan Kebapçı İskender de sıra beklemeden yeme şansına sahip olduk. Tarihi bir mekan, giriş düz ayak. Yakınında otoparklar mevcut. Rahatça ulaşabilirsiniz. Girişte de belirttiğim gibi sınırlı saatlerde bu kadar gezebildik. Ama burada ve yakınlarında daha birçok gezilecek yer var. Yalnız bazı yerler tepelerde olduğundan ulaşmak zor olabilir.Kısa zamanda diğer yerleri görebilmek için en az iki günlük seyahat yapmayı aklımıza koyarak bu güzel kentten ayrıldık.
528 yılında inşa edilen bu tarihi mekana ulaşmak için özel araç tercih edilmelidir. Kule yakınında katlı otopark bulunmaktadır. Aracı oraya park edip bir yardımcı aracılığı ile kulenin bulunduğu meydana ulaşmanız mümkün. Ancak tek başına bu yolculuğu yapamazsınız. Kule meydanında oturup çayınızı içebilir, kuleyi yakından görebilirsiniz. Ancak meydana çıkan sokaklar kaldırım taşlarıyla yapıldığından ve taşların döşemesindeki özensizlik nedeniyle bu sokaklarda refakatçiniz ile bile gezmeniz çok zor. Ayrıca sokaklar çok dar ve araç trafiğine açık.
Galata kulesine çıkmak için orada çalışan bir yetkili ile görüştüğümüzde şu bilgiyi aldık. Kulenin içinde tekerlekli sandalyenin sığacağı büyüklükte asansör bulunmakta. Ancak Asansöre ulaşmak için kule dışında 10-15 merdiven bulunmaktadır. Zaten asansör 7. Kata kadar çıkmakta, seyir terası 9.katta olup bu kata ulaşmak için iki kat merdiven bulunmaktadır. Yani Galata kulesinin seyir terasına tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkün görülmemektedir. Dışarıdaki merdivenin yanına rampa yapılması düşünülebilir ama içeride yani 7.kattan sonra terasa çıkılması mümkün değildir. Ancak 7.katta bulunan dar pencereden dışarı bakmak ile yetinmelisiniz.
Sonuç olarak Galata kulesine yapacağınız gezinti sadece meydanda çay içip, yakından kuleyi seyretmekle sınırlı olacaktır.
Kapalıçarşı, İstanbul kentinin merkezinde Beyazıt, Nuruosmaniye ve Mercan semtlerininin ortasında yer alan dünyanın en büyük çarşısı ve en eski kapalı çarşılarından biri. Kapalıçarşı’da yaklaşık 4.000 dükkan bulunmakta. Özellikle turistlerin en çok ziyaret ettiği mekan olarak da bilinir. Burada gümüşlerden altınlara, hediyeliklerden dekoratif ürünlere, seramiklerden bakırlara kadar aradığınız aramadığınız her şeyi bulmak mümkün.Bir şey almak için olmasada sadece o haraketi, dükkanına çağıran esnafı ve en önemlisi tarihi yaşamak için gezilmesi gereken bir mekan.Kapalı çarşı için en uygun giriş Nuruosmaniye kapısıdır. Tramvayla da oldukça rahat ulaşımı olan bu kapı ayrıca arabanız ile de gelmek mümkün. Aracı park etmek içinde yakında ispark otoparkı bulunmakta.
Kapalıçarşı’nın içinde rahatlıkla gezebilirsiniz tabi zamanınız varsa hafta içi gitmenizi tercih ederim. Ben hafta içi gittiğim için mekan daha boştu. Hafta sonu oldukça kalabalık oluyor. Rahat dolaşmanız pek mümkün değil.
Çarşı içinde Cebeci Handa engellilere uygun tuvalet bulunduğu Yönetimce bildirilmiştir. Ayrıca Kapalı Çarşı’da bulunan yemek yerleri ve kafelerde tekerlekli sandalye için uygun.
Beyoğlu İstiklal caddesinde bulunan bu mekanı Zeki Müren sergisi dolayısıyla gezdim. Aracımı TRT binasının yanında bulunan İspark’a park ettim. Mekan dolu olmasına karşın çalışanların yardımları ile aracımı park edebildim. Mekan çalışanlarıma yardımları için teşekkür etmeliyim.
Kültür merkezinin biraz uzakta bulunan düz ayak girişini tercih ederek giriş yapmak gerekiyor. (asıl girişinde yüksek bir basamak bulunmakta.) Bunu fark etmediğimden girişte biraz zorluk yaşadım. Çıkışta yetkililer beni diğer kapıdan yani düz ayak girişinden çıkarttıkları için bu girişi öğrendim.
Sergi salonunun asansörlerine zorda olsa sığdım. Eski tip asansörler olduğundan ve eskiden bu tip hassasiyetler düşünülmediğinden bazı asansörlere maalesef sığamıyoruz. Görevliler oldukça yardımcı oldular. Sergi salonları tekerlekli sandalye için uygun. Rahatça gezilebilir. Ancak önemli objelerin yer aldığı masa-sehpa tipi yerlerdeki eserleri maalesef göremedim. Zira bizler için yüksek. Ayakta olarak görmek mümkün ama bizler ayağa kalkamadığımızdan bunları görmemiz mümkün değil. Bu durumu bir mail ile merkezin yetkililerine bildirdim. Bu masaları ayaklarının kısaltılması için öneride bulundum.
Bu olumsuzluk dışında rahatça gezilebilecek bir mekân. Bu arada İstiklal Caddesinde bulunan bazı mekanların tekerlekli sandalyeli engelliler için uygun olmadığını fark ettim. Basit bir önlemle çözülecek bu sorunun bu tanınmış mekanlarda giderilmemiş olması gerek bu işletmeler adına ve gerekse Beyoğlu Belediyesi adına eleştirilmesi gereken önemli bir husus sanırım. Zira burası turistik bir mekan ve İstanbul’un en önemli caddesi.http://www.ykykultur.com.tr/
Üç günlük bir Paris turunda gitmediğimiz ne müze kalır ne de kilise. Oysa elimizin altında diye şehrimizdeki Topkapı Saray’ına, Ayasofya’ya gitmeyiz. Bu düşünce ile engelli olarak gitmediğim dünya çapında tanınan bu iki eseri ziyaret etme kararı verdim.
Önce iki eserin sitelerini incelemeye başladım. Pazartesi günü birisi, Salı günü diğerinin kapalı olduğunu öğrenince diğer hafta içi bir günde ziyaret etmeyi planladım. Sizinde bilginiz olsun, gittiğiniz zaman ikisini de ziyaret etme şansınız olsun. Bir gününüzü ayırın ve erkenden Sultanahmet meydanında olun. Araçınız varsa hemen yakında bulunan İspark’a park edebilirsiniz. Biraz meydandaki havuzun yanında durun ve etrafı ve bolca bulunan yerli yabancı insanları izleyin. Doya doya Sultanahmet camiini seyredin. Büyük usta Mimar Sinan’ı yad edin. Ayasofya’nın karşısına kondurduğu o muhteşem esere hayran kalacaksınız. Dolaşırken parke taşlarından oluşan yollarında biraz zorlanmanız mümkün. Ama bu ortamda bulunmak için bu sıkıntıya değer.
Ziyaret Saatleri: Kış Sezonu: 26 Ekim – 15 Nisan arası(Müze, Harem ve Aya İrini saat 09:00 – 16:45 arası ziyaret edilebilir) Bilet gişeleri 16:00 da kapanmaktadır.
Yaz Sezonu: 15 Nisan – 26 Ekim arası(Müze, Harem ve Aya İrini saat 09:00 – 18:45 arası ziyaret edilebilir) Bilet gişeleri 18:00 de kapanmaktadır.
Fatih Sultan Mehmed’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesinden sonra 1460 yıllarında yapımına başlanan ve 1478 yılında tamamlanan Saray; Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasındaki tarihi İstanbul yarımadasının ucundaki Sarayburnu’nda bulunan Doğu Roma akropolü üzerindeki 700.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş. Fatih Sultan Mehmed’den itibaren otuzbirinci padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık dört yüz yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanılmış. 19.yüzyılın ortalarında hanedanın Dolmabahçe Sarayı’na taşınması ile terkedilmiş olmasına rağmen önemini her zaman korumuştur.
Meydandan biraz uzunca ve azda olsa meyilli bir yoldan Saraya doğru gidiyoruz. (Dönüş daha rahat olacak) Orada bulunan bilet satış kuyruklarının uzunluklarını (hafta arası olmasına karşın) seyrederek siz önünde kuyruk olmayan ve Tur Operatörlerine ayrılan gişeye yönelin. Buradan gerek refakatçinize ve size ücretsiz bilet alacaksınız. Engelli ziyaretçilerin Müzeye, (Sultanahmet) Ayasofya Müzesi tarafından gelmeleri tavsiye edilmekte, Müze içerisinde 2. Avluda girişte sağ köşede engelli kullanımına uygun tuvalet bulunmakta. Ondan sonra Sarayın kapısına yönelip size ait kapıdan kolayca içeri girebileceksiniz.
Ayasofya tarafındaki saltanat kapısından girilen ve birbirinden geçilen dört avlu çevresindeki mimari yapılardan oluşan Saray’ın etrafı bahçeler ve meydanlarla çevrili. Sarayın ilk avlusu olan ve halkın başvuru için girebildiği birinci avluda (Alay Meydanı) Cebehane olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi, Darphane, Fırın, Hastane gibi sarayın dış hizmet yapıları bulunurdu. Sarayın içinde edineceğiniz bir harita ile rahatça gezebilirsiniz. Her bölümün önündeki kuyruklara girmeden doğruca kapıya yönelin. Oradaki yetkililer sizi içeri alacaklardır. Bazı bölümlerde olan basamakları aşmak için diğer insanlardan yardım isteyebilirsiniz. Daha ufak eşiklere meyil koyulduğundan sandalye ile rahatça gezebilirsiniz.
Bu arada ziyaretimizde tanıştığımız bir Avustralyalı turist bana ülkesininin maskotlarından olan Kuala maskotunu hediye etti.
Sarayın denize bakan bölümlerinden İstanbulu ve boğazı doya doya seyretmelisiniz.
Sarayın ikinci avlusu, devlet yönetiminin gerçekleştiği mekanların yer aldığı Divan Meydanı (Adalet Meydanı)’dır. Tarih boyunca pek çok törene sahne olan bu avluda divan toplantılarının yapıldığı Divan-ı Hümayun (Kubbealtı) binası ve yanında Divan-ı Hümayun Hazinesi yer alıyor. Divan yapısının arkasında ise Sultanın adaletini temsil eden Adalet Kulesi var. Kubbealtı’nın yanında Harem Dairesi girişi ile Zülüflü Baltacılar Koğuşu bulunuyor. Üçüncü Avlu, Enderun (iç saray) padişaha ait mekanların yanında, Sultan II. Murad döneminde kurulan Saray Okuluna ait koğuş ve yapıları da barındırıyor. Padişahın devlet adamlarını ve yabancı elçileri kabul ettiği Arz Odası, Fatih Köşkü / Enderun Hazinesi ve Has Oda padişaha ait mekanlar olarak önce çıkarken, Küçük Oda, Büyük Oda, Seferli, Kilerli, Hazineli, Has Oda isimleriyle anılan Enderun Saray okuluna ait koğuşlar, Babüssaade girişinden itibaren avlunun etrafına sıralanmış.
Sarayın içinde bulunan Harem bölümüne ayrıca bilet alınarak giriliyor. Gene refakatçiniz ile birlikte ücretsiz olarak girebilirsiniz. Burada sandalye ile rahatça gezebilirsiniz. Mutlaka gezilmesi gereken bir bölüm. Gerek burada ve gerekse diğer bölümlerde tüm görevliler yardımcı oluyorlar.
Müze gezi güzergâhı içerisinde Saray’ın tarihi yapılarından kaynaklı olarak engelli ziyaretçilerin tekerlekli sandalye ile girmesi ve geçmesi mümkün olmayan bazı bölüm ve salonlar var.
Bu bölümler aşağıdaki gibidir.
Kubbealtı veya Divan-ı Hümayun: Bu bölüm 2.avluda yer alıyor ve basamaklar nedeniyle giriş yapmak mümkün değil. Dışarıdan görmek mümkün.
Padişah Portreleri Sergi Salonu: Bu bölüme basamaklar nedeni ile tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkün değil.
Sünnet Odası, Koca Mustafa Paşa, Revan ve Bağdat Köşkü: Saray’ın 4. Avlusu’nda yer alan bu bölümlere tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkün değil.
Müze İçerisinde Tekerlekli Sandalye İle Gezilebilen Bölümler: Silahlar Bölümü, Saatler Bölümü, Saray Avluları, Padişah Elbiseleri, Hazine Odaları, Kutsal Emanetler, Harem
Topkapı sarayını gezdikten sonra gelişe göre daha rahat olan ayni yoldan meydana ulaşıyoruz. Hemen karşımızda Ayasofya tüm heybeti ile durmaktadır. Burada da kuyruğa girmeden sizi ve refakatçinizi ücretsiz olarak içeriye alıyorlar.
En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya; sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olup, dünyanın 8. harikası olarak gösterilmektedir. Bu yapı daha 6.yy’da Doğu Romalı Philon tarafından da, dünyanın 8.incisi harikası olarak nitelendirilmiştir. Bugünkü Ayasofya aynı yerde fakat öncekilerinden farklı bir mimari anlayışla yapılmış olan üçüncü yapıdır. Bu yapı, İmparator Justinianos tarafından (527-565) dönemin iki önemli Mimarı olan Tralles’li (Aydın) Anthemios ile Miletos’lu (Balat) İsidoros’a yaptırılmıştır. Yapım çalışmaları sırasında iki baş mimar ile birlikte 100 mimar ve her mimarın emrinde 100 işçi çalıştığı kaynaklarda geçmektedir. Yapımına 23 Şubat 532’de başlanmış, 5 yıl 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak büyük bir törenle, 27 Aralık 537′ de ibadete açılmıştır.
916 yıl kilise olan yapı, 1453 Yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul’un fethiyle camiye çevrilerek, 482 yıl cami olarak kullanılmıştır. Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu’nun Kararı ile 1935 yılında Ayasofya müze olarak kapılarını ziyarete açmıştır. Ayasofya Müzesi her gün ziyarete açıktır. Kış tarifesine göre, müzeye son giriş 16.00 olmak üzere 09.00-17.00 saatleri arasında; yaz tarifesine göre ise, müzeye son giriş 18.00 olmak üzere 09.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilmektedir.Bu genel bilgiden sonra kiliseye girelim. Tekerlekli sandalye için bir sorun yaşamadan içeriye girdik. Kilisenin ihtişamı karşısında heyacan duymamak imkansız. Görülmesi gereken bir yapı.Belirttiğim gibi kilisenin ana salonunu rahatlıkla gezip, fotoğraflar çekebilirsiniz. Kilisenin üst bölümüne çıkmak ise bizler için imkansız. Döner merdivenle çıkılabiliyor.
Burasıda eksik kalsın deyip bu muhteşem yapıyı terk ediyoruz. Mutlaka burayı ziyaret ediniz.
Tekerlekli sandalyeniz ile İstanbul gezimizdeki şimdiki durağımız Bomontiada.(Eski bira fabrikası binası). 2015 yılında İstanbul’un yeni eğlence merkezi olarak hizmete giren,müzik, çağdaş sanat, tasarım, performans, her tür inter disipliner etkinlik, kültürel toplantı ve workshop ile yeme-içme mekanı. İstanbul’un bu değişik köşesine aracınız ile gidiyorsanız, park yeri olarak hemen yakınında yer alan Hilton otelinin otoparkına girmeniz, mekana ulaşmak yönünden uygun olacaktır. Bomontiada ile ortak kullanılan bu otoparkta engelli otolar için ayrı bir park yeri mevcut. (Tabi vale araçlarından yer kalmışsa) . yarım saate kadar ücretsiz. Sırf göreyim için gidiyorsanız yarım saat size yeter. Uzun süre kalacaksanız 20 tl.yi gözden çıkartmanız gerekir.Otoparktan asansörle çıktığınız zaman otelin giriş kapısına geliyorsunuz. Burada tekerlekli sandalyeye uygun fakat hafif bir yokuşu göze almanız gerekiyor.
Bomontiada daha çok yeme içme mekanları ile dolu. Eski bir fabrika binasını değerlendirilerek oluşturulan mekanlar oldukça güzel.Mekanın tuvaletinin de bulunduğu üst katına çıkmak için bir lift mevcut. Hem de çalışıyor.Ancak çok ağır yükseliyor, böylece mekanı doya doya seyredebiliyordunuz. Üst tarafta engelli tuvaleti bulunmaktadır.
Mekanı bizim gibi sadece görmek için gidebileceğiniz gibi kafelerde oturmayı veya güzel bir yaz akşamında açık havada güzel bir yemek yemeyi de planlayabilirsiniz. Bunun dışında vakit geçirilecek, gezilecek herhangi bir yer bulunmamaktadır.
Son yorumlar