Category

Engelli Seyyah’dan

En cimri filtre

By Engelli Seyyah’dan No Comments

EN CİMRİ FİLTREEngelli bireylerin tüm faaliyetlerden eşit bir şekilde yararlanabilmeleri ve bu faaliyetlere katılabilmeleri çağdaş toplum olabilmenin önemli bir gerekliliğidir. Bu bakımdan turizm faaliyetlerine katılım gereksinimi ve hakkı açısından, engelli bireyler diğer bireylerden farksızdır. Engelli bireylerin eylemlerini sınırlayan kısıtlarının haricinde toplumun organize oluş şeklinden kaynaklanan çeşitli bariyerler de engelli bireylere ilave sorunlar oluşturabilmektedir. Özellikle bilgi arama sürecinin elektronik kaynaklardan yoğun şekilde beslendiği teknoloji devrinde, elektronik kaynaklarda paylaşılan bilgilerin engelli bireylerin ihtiyaçları gözetilerek oluşturulmayışı söz konusu bireyler için elektronik engeller doğurmaktadır.Hepimiz biliriz, rezervasyon yapan şirketlerin web sayfalarında bir takım filtreler bulunmaktadır. Çeşitli konularda seçim şartlarını gösteren bu filtreler sayesinde aradığınız özelliklere daha çabuk ulaşmanız mümkün olmaktadır.Normal bir insan bakar bu filtrelere, gönlü neler çekiyorsa basan üzerine bir sürü seçenekten seçer birisini.Bu filtreler içinde (aslında çoğu sitelerde bulunmaz bile) birisi var ki, seçtiğiniz zaman yüzlerce seçenekler ya tamamen yok olmakta veya şansınız varsa 1-2 tane seçenek kalmaktadır. Bu filtrenin adı “engelliye uygun” veya “tekerlekli sandalyeye uygun” dur.İsterseniz hemen deneyin. 4-5 yıldızlı otellerde bile az bulunan bu seçim alternatifine diğer otellerde rastlamanız büyük bir şanstır.Zira bu şartlara uygun tesis yok gibidir. 5 yıldızlı otellerde bile bu imkan sadece ruhsat şartı nedeniyle engelli odası ( odalarında gerçek engelli şartlarına uygunluğu da tartışılır) ile sınırlı olmaktadır. Yoksa tümü ile engelliye uygun tesis yok gibidir.Neden böyledir derseniz, biliniz ki ne yatırımcı, ne denetleyici ne de çatı örgütler bu konuya fazla önem vermez. Tabi öncelikle görev ruhsat veren makamlara düşmektedir. Zira ruhsatı baştan vermesen ve bu konuda hassas olduğunu gösterirsen yapımcı taraf bu konuya gereken önemi verir.Aslında mevzuat vardır ama uygulama ve denetim yeterli değildir.  Devasa yatırım yapan yatırımcılar bu konuda ki basit önlemleri almakta neden yetersiz olmaktadır. Benim buna tatminkar yanıt bulmam mümkün değildir. Zira yapacakları ek işlerin maliyeti toplam maliyet içinde yeri çok düşüktür.Tekerlekli sandalye de yaşayan bir engelli olarak hemen aklıma gelen konular şunlardır.•         Hangi seviyede olurla olsunlar engelliye uygun bir oda yapılması, sadece az katlı olanların yani asansörü bulunmayan tesislerde giriş katında bu odanın konulması,•         En azından 4- 5 yıldızlı tesislerin, havuzlara ve denize merdiven ile inilen yerlere engelliler ve yaşlılar için tasarlanan havuz asansörü konulması,•         Denize kumsaldan girilen yerlere kumsalda kullanılan tekerlekli sandalyeler bulunması•         Kumsal boyunca ahşap veya plastikte yol yapılması,Gibi fazla bir maliyet gerektirmeyen bu gibi şartları yerine getirmek zor mudur, hayır. İmkansızmıdır. Kesinlikle değil.Bu arada yazı konumuz olan bu filtre ile ilgili bir hususu da belirtmeden geçmemeliyim. Bu seçeneğe yani uygun olduğu belirtilen seçeneği bulunan tesislerde hemen yer ayırtmayın. Siz gene de bir telefon edin ve ne kadar uygun olduğunu bir de bu yolla teyit edin. Zira burada ki bilgilerin doğruluğu tesisisin verdiği bilgilerle sınırlıdır. Ayrıca denetleyen bir kurum bulunmamaktadır. Bilhassa küçük tesislerde bu ifadenin neleri kapsadığını bile bilindiğinden emin değilim. Bu da tamamsa işlem bitti mi derseniz, evet büyük ölçüde tamamdır. Ama gene de sürprizlerine hazır olun derim.

Seyahat Şirketlerinin Web Sayfalarında Engelliler

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Tatile gitmek isteyen insanların öncelikle başvurduğu yerler doğal olarak Seyahat Acenteleri olmaktadır. İstekleri ve bütçeleri doğrultusunda bu şirketlere şahsen veya Web sayfalarını ziyaret ederek tatil planları yaparlar. Bende bir engelli olarak bu kurumların web sayfalarını inceleyerek kendi durumuma uygun bir tesis aramak istedim.

Öncelikle dikkatimi çeken bu şirketlerin birçoğunun sayfalarında engelliler için bir bölüm ayırmadıkları oldu.  Hâlbuki biz engelliler gideceğimiz tesislerin bizlere uygun olup olmadıkları konusunda tam olarak emin olmamız önemli bir konudur. Aksi halde tatil bizim için bir sıkıntı haline dönüşebilir. Ülkemizdeki tesislerin engellilere uygunluk konusunda bir veri tabanı olmaması en önemli sorundur. Çeşitli engel gruplarına yönelik, engel gruplarının özelliklerine yönelik derli toplu bir çalışma bulunmamaktadır.

Ülkemizin belli başlı seyahat şirketlerini web sayfalarında yaptığımız dikkatli inceleme sonucunda  engellilere yer ayıran sadece üç şirkete rastladık. 

Ancak bu çalışma sadece web sayfaları üzerinden yapılmış bir inceleme sonucudur. Bire bir görüşmedeişişişşdiğer şirketlerinde bu konuda yardımcı olacakları düşüncesindeyiz. Ancak gene de Seyahat şirketlerinin sitelerinde bu konuyu ayrıca yer vermelerini  beklemekteyiz. Bu konuda da detaylı bir çalışmamızı yakında sizlerle paylaşacağız.

Web sitelerinde engeliler için yer ayıran üç şirket var demiştik. Bunlar Setur , ETS TUR ve Didim Tur şirketleridir. Öncelikle bu şirketlere teşekkür ediyoruz.

Setur aşağıdaki yazısı ile bu konuyu sitelerine taşımışlardır.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Bu başlık altında sitede engellilere uygun tesisler ayrıca gösterilmekte, otellerin tanıtımında yukarıdaki işaretler kullanılarak engelli insanlara yardımcı olmaktadırlar. Gerçekten çok faydalı ve emek verilmiş bir çalışma yapılmış. Teşekkürler Setur.

Bu konuda çalışma yapan diğer kurumlar ise ETS TUR ve Didim Tur şirketleridir. İlgili şirketler sanırım aynı gruba ait olduklarından aynı metni web sayfalarında paylaşmaktadır.

Sağlık/Bedensel Engelli Misafirlerimize Özel

Misafir memnuniyeti odaklı hizmet anlayışımızın en önemli adımlarından biri olan engelli misafirlerimize özel imkanlarımız ile sorunsuz tatil anlayışını geliştirmeyi planlıyoruz. Bu amaçla Sağlık/Bedensel Engelli misafirlerimizin tatillerini keyifle geçirmeleri için seyahatleri öncesi detaylı çalışmalar yapıyoruz.

Sağlık/Bedensel Engelli olarak tanımladığımız misafir grubumuz MS, diyabet, çölyak, kanser hastaları, böbrek rahatsızlığı olanlar, alerjik hastalar, yürüme-görme-işitme engellileri, yaşlı misafirler ve benzeri rahatsızlıkları nedeni ile özel hizmet sağlanması gereken kişilerdir.

Aileleriyle ya da yalnız tatile çıkan tüm engelli misafirlerimiz için;

Tesis denetimleri sonucu belirlenmiş en uygun seyahat seçeneklerini sunuyoruz.

Otel ve ulaşımı ihtiyaçlara göre organize ediyoruz.

Seyahat sırasında sunulacak yeme-içme hizmetleri konusunda bilgi veriyor, gerekli düzenlemeleri yapıyoruz.

Müze, ören yeri, şehir turları ve rehberlik hizmetleri hakkında taleplerinizi değerlendiriyoruz.

Seyahatiniz sonrasında ileteceğiniz fikirlerinizle sizlere daha iyi hizmet verebilmek adına hizmetlerimizi geliştiriyoruz.

Sizler için önemli olan her detay bizim için büyük önem taşıyor. Tüm istek ve eleştirilerinizle ilgili aşağıdaki formu doldurabilir ya da 444 1 739 numaralı Misafir Deneyimi İlişki Yönetimi ve Kalite Direktörlüğü Hattı’ndan bizi bilgilendirebilirsiniz

Bu sitede de engelliye uygun oteller belirtilmektedir. Yukarıdaki sitedeki kadar detaylı olmasa (ayrıca bir bölüm bulunmamakta)  da otel tanıtımları içinde engelliye uygun oteller belirtilmektedir.

Bu üç şirkete bu çalışmalarından dolayı teşekkürler. Bu gibi engellilere yer veren şirketleri burada belirtmek ve tanıtmak bizim için bir görevdir.Darısı diğer şirketlerin başına. Diğer bir yazımızda belirttiğimiz gibi engelliler için tatil pahalı. Buradaki incelemelerimizde de bu durumu gözledik. Engelliye uygun oteller hep 4-5 yıldızlı oteller. Dolayısı ile pahalı oteller. Oradaki dileğimizi burada da paylaşmak istiyoruz. Talebin az olduğu (sezon dışı) dönemlerde engelli insanlar ve bir refakatçileri için belli bir oranda indirim yapılamaz mı? Bu jesti yapacak olanları sabırsızlıkla bekliyoruz.

Bu konu ile ilgili olarak uluslar arası rezervasyon şirketi olan Booking.com dan da kısaca bahsetmek istiyorum. Zira onların “engelliye uygun” kaydı bulunan gerek yurt içi ve gerekse yurt dışı otellerinde de zaman zaman sıkıntı yaşamaktayız. Konuyu ilettiğimiz Booking.com’un  Türkiye yetkilisi bizi arayarak konu hakkında bilgi vermiştir. İlgili kişi “engelliye uygun” kaydı bulunan tesislerde sorun yaşanması halinde hemen kendilerine ulaşılmasını istemektedirler. Yer ayırttığınız otel hatalı beyan yapmışsa Booking.com sizi hemen bölgede bulunan uygun bir otele yönlendireceğini ve olası fiyat farkının rezervasyon yaptırılan otelden tahsil edileceğini bildirmiştir. Bu konuda sıkıntı yaşarsanız ilgili şirketin web sayfasında bulunan telefondan Türkiye yetkilisine ulaşmanız ve durumu iletmeniz gerekiyor.

Opet – Yollardaki Engelli Dostu

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Ülkemizde engellilere yönelik güzel işler de yapılıyor. Bilhassa Özel Sektör kurumlarının bu konulardaki girişimleri önem arz etmekte. Bu konuda çalışmalar yapan tüm kuruluşlara teşekkür etmeli ve bu kurumları her ortamda gündeme getirmeliyiz. Bu yazımda bu kuruluşlardan olan OPET’in ülkemizde yaptığı bence devrim niteliğindeki toplumsal projesinden bahsetmek istiyorum.

Opet Türkiyede bulunan tüm benzin istasyonlarındaki tuvaletlerinde engelliler için de bir bölüm ayırıyor. Temiz tuvalet konusunda toplumu bilinçlendirmek gibi önemli bir işlev üstlenen kurum, engelli tuvaletlerinde de bu titizliği göstermekte. (Tabi bazı bayilerin bu konuda eksiklikleri var. Ama bunların bildirilmesi halinde kurum hemen müdahalede bulunuyor.)Opet bu uygulamaları ile, yurt içi ve yurt dışından ilgili kurumlardan övgü ve ödüller alıyor.

Seyahat etmek engelliler içinde önemli bir gereksinim. Ancak eskiden yola çıkarken en büyük endişemiz yolda tuvalet ihtiyacımızı nasıl gidereceğimizdi. Zira tesislerde ve benzin istasyonlarındaki tuvaletler bizim ihtiyaçlarımız düşünülmeden yapıldığından kullanılması mümkün olamıyor. Bu nedenle mecbur kalmadıkça uzun yola çıkamıyorduk. Bahsettiğim gibi yol üzerindeki tesislerde engelli tuvaletleri bulunmamakta, buna ismi duyulmuş bazı büyük işletmelerde dahil. Devletimizin bu konuda bir an önce gerekli düzenlemeleri yaparak bu tip tesislere engelli tuvalet mecburiyeti getirmeli.

Opet temiz tuvalet projesi ile Türkiye’nin önemli bir sorununu hedef alıyor. Temiz tuvalet kampanyası ” Türkiye’nin gündemine “tuvalet temizliği ve hijyen” konularını getirerek, ülkede bu konuda bir bilinç oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Önce kendi istasyonlarından işe başlayan OPET, zamanla projeyi, tüm yurda yaymış ve Opet istasyonlarında, sadece standart kurumsal görüntü ve hizmet kalitesi ile değil, temizlik ve hijyene verdiği önemle defarklılığını vurgulayarak, bunu kalıcı hale getirmeyi başarmıştır. Engelli vatandaşların sorunları düşünülerek Opet akaryakıt istasyonlarına engelli tuvaleti şartı ve standardı getirilmiştir.

OPET Temiz Tuvalet Kampanyası, 2004 yılında IPRA (Uluslararası Halkla İlişkiler Derneği) Golden World Awards yarışmasında “Sosyal Sorumluluk Projeleri” kategorisi birinci seçildi. Ve aynı yıl HID (Halkla İlişkiler Derneği) 3. Altın Pusula yarışmasında “Sosyal Sorumluluk Projeleri” kategorisinde ve Nokta Dergisi “Doruktakiler” anketinde “Sosyal Sorumluluk Kampanyaları” kategorisinde birinci oldu. Proje, 11.Uluslararası Stevie Ödülleri’nde ise ‘Sağlık, Güvenlik ve Çevre’ Programı kategorisinde bronz ödül aldı. Proje, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun bu yıl ilk kez düzenlediği “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ödülleri”nde “Etkililik Ödülü”ne layık bulundu.

Opetin başlattığı ve başarı ile geliştirdiği bu uygulama ülkemizdeki tüm benzin istasyonları için mecburi kılınmalıdır. Opet dışında yeni yeni bazı kurumlarda benzin istasyonlarında engelli tuvaletleri koyduğuna memnuniyetle görmekteyiz. Bu uygulamalar için başta Opet olmak üzere bu konuda girişimde bulunan tüm kuruluşlara teşekkür ediyoruz.

Engelliler için İstanbul Akvaryum

By Engelli Seyyah’dan No Comments

İstanbul Akvaryum; Dünya denizlerinde yaşayan balık türlerinin içinde bulunduğu, kendi türündeki akvaryumlarla kıyaslandığında; gezi güzergahı, temalandırma, interaktiflik, yağmur ormanı ve yeni nesil teknolojisiyle dünyanın en yenisi olduğu söyleniyor. Şu an nufusu 17.000.
Coğrafi bir rotayı takip ederek Karadeniz’den Pasifik’e uzanan toplam 17 tema ve 1 adet yağmur ormanından oluşan güzergahta yolculuk yapıyorsunuz.Alanların temalandırılmasında o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar, interaktif oyunlar, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler yer alıyor. Alanların, ses ve ışıklandırma sistemleri de bu temalandırmaya uygun olarak düzenlenmiş.

Otoparkta engelli araçlar için yer ayrılmışsa da tüm otoparklardaki sorun burada da bulunmakta yani otopark korunmadığından diğer araçların park etmesi sonucu yer bulmakta sorun yaşanmaktadır. Akvaryum gezi için tekerlekli sandalyeye uygundur. Rahatça gezebilirsiniz. Belli oranda (Yaklaşık % 40)indirim yapılmaktadır. Amazon ormanında gezebiliyorsunuz ama köpekbalıkları ile dalış yapabilirimsiniz bilmem. Ben denemedim. Ama engelli olarak belli bir eğitim ile dalış yapmanız mümkün. Zira sitesinde engel bir durum yok. Sadece 14 yaş ve sağlık raporu isteniyor. Deneyen olduysa veya olursa haber versin. 30 dakikalık dalış aktivitesi sonrası dalış yapanlara İstanbul Akvaryum dalış sertifikası da veriliyor.
Akvaryum içindeki mağazadan alışveriş yapabilirsiniz.

Engelliler için Olimpiyat Stadı – Teşekkürler Tolga Yazıcı

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Stat otoparkındaki engelli otopark korumasız olduğundan yer bulmak önemli sorun. Gerek park yeri sorunu ve gerekse içeri girişteki sorunlar  yetkili kurumlarla yazışmalar, görüşmeler ve Stad yetkilisi Tolga Yazıcı’nın gayretleri ile  ile giderilmiştir.Girişte engelli ve refakatçisinden ücret alınmamaktadır. Düz girişle ulaşılan tekerlekli sandalyeliler için çizgilerle yer gösterilmiştir. Ancak ön sıradaki seyirciler ayağa kalktığından tek.sandalyeliler maçı izleyememekteydi. Bu konudaki girişimlerimden aşağıda da görüldüğü gibi olumlu bir sonuç alınmıştır.Bu sonuç alınmasında Stat yetkilisi Tolga Yazıcı’nın rolü büyüktür. Keşke her yetkili bu şekilde davransa. Öncelikle bu olumsuz durumları 2011 yılında aşağıdaki yazı ile başbakanlığa ilettim

“Halkla İlişkiler DAİRE BAŞKANLIĞI06 Şubat 2011 Pazar 19:14Sayın Yetkililer;Ben tekerlekli sandalyede yaşayan bir engelli olarak İstanbul Olimpiyat stadında yaşadığım sıkıntıları size bildirmek için bu yazıyı yazıyorum. Bu yazının birer örneğini ulaşabildiğim her makama iletmek istiyorum.Tüm mevzuatı, ayırımcılığı, hani şu son değişiklikle anayasamıza giren pozitif ayırımcılığı bir yana koyuyorum. Ben sadece çektiğim sıkıntıyı 21.yy Türkiyesinde bir maç izlemek için yaşadığım sıkıntıları yazmak istiyorum. Yani bir insan olarak yaşadıklarımı yazmak istiyorum.Geçen Pazar Beşiktaş- İbb maçını izlemek istedim. Bunun için önce stadı aradım, özürlü otoparkı ve giriş işlerini öğrenmek istedim. Bizler önceden sormadan bir yere gidemeyeceğimizi çoktan öğrenmiş kişileriz. Telefona çıkan yetkili Özürlü araç otoparklarının olduğu, M kapısından da giriş yapabileceğiniz söyledi. Bende saf bir vatandaş olarak buna inanarak, oğlumu da alarak stadın yoluna düştük. O stada ilk defa  gidiyordum. Herkes gibi sıkıntılı bir yolculukla stada ulaştık. Resmen arabanın tepesine kadar çamura bulaşarak araçların park edildiği yere ulaştık. Park dolu , yetkili bulmak mümkün değil. Zor bela birisini bulduk o kimse “Özürlü parkı olmadığını bulabilirsem bir yere park etmemi söyledi. Yüzlerle araç zaten park etmiş bir damla yer yok. Neyse ki o şahıs bizi genel otoparka soktu, zira diğer araçları artık oraya almıyorlardı. Yarım saat dolaştık zor bela kenarda köşede uygun  olmasa da bir yer bulduk. Hava soğuk yağmurlu yerler balçık, ve park ettiğimiz yer stada  epey uzak. Madem geldik devam edelim dedik. Oğlum bin bir güçlükle yarım saate yakın uğraşla stadın yakınına getirdi. O da ne M kapısın bulduk ama ne mümkün kapıya yaklaşmak . Hiçbir önlem yok. İnsanların içine girsek canlı çıkarmayın bilmem. Ne polis ilgileniyor, ne staddaki görevliler. Zor bela uzun süre titreyerek bekledik bu arada maç başladı. Bu arada stadın etrafında özel bir otopark olmadığını anladım. Artık dönelim derken bir demir kapının önünde bulduk kendimizi, itiş kakış  içinde. Bu arada şunu belirteyim her kapıda özürlü girişi olsun diye kapılar yapılmış ama nedense hiçbir yetkilide oranın anahtarı yok Yalvar yakar  bekliyoruz. Açan yok. Dediğim gibi artık dönüşe geçiyoruz. Bir kapının önünde polisler içeri giriyor, hemen aralarına daldık ama o kapıdan sandalye girişi mümkün değil. Bu arada benim gibi çaresiz engelli insanlar görüyorum, bir o kapıya bir b kapıya koşan 0 derece soğukta.Neyse bir polis yandaki payı açmasını söyledi de bir yetkili zorla kapıyı açtı da içeri girebildik. Tabı maçın ilk yarısı bitmek üzereydi. İçeride maç seyretmek ayrı  bir sorun sandalyelere ayıran yerler ver ama herkes ayakta ne mümkün stadı görmek. En köşeye seçtikte maçın geri kalanını izledik.Sayın yetkililer ne hakkınız var bizlere bu çileleri çektirmeye, dünya standardında stat yapıyorsunuz. Ama ne özürlü otoparkı var ne özürlülerin girişine ayrılan bir kapı.burada yazarken bile çektiğim sıkıntıyı ve düştüğüm duru hatırladıkça içim eziliyor. ENGELLİ BİRİSİ OLDUĞUM İÇİN DEĞİL, BİR İNSAN OLARAK UTANIYORUM.
Levent Karagöz”
Bu yazı üzerine bir gün telefonum çaldı. Karşımda bu göreve yeni başlayan stat yetkilisi Tolga Yazıcı vardı. Konunun kendisine ulaştığını belirtip, öncelikle yaşadıklarım için üzüntülerini bildirip, bu sorunların giderilmesi konusunda neler yapılacağı hakkında karşılıklı fikir alışverişi yaptık. Kendisi tahsil hayatını yurt dışında geçirdiğini ve yurt dışında engellilere nasıl davranıldığını yakından gözlemlediğini belirterek bu durumdan üzüntü duyduğunu ve konu ile ilgili kısa zamanda çalışmalar yapacağını belirtmiştir. Tolga Yazıcı bu konuşmamızdan sonra dediği gibi hemen çalışmalar yapmış ve bu çalışmalarını (Aşağıdaki resimler) stadın web sayfasına koyduğu Engelliler bölüm’ü ile duyurmuştu.

Düzenlemelerin yapılmasından bir süre sonra  2014 yılında telefonuma bir WhatsApp mesajı geldi. Mesaj aynen şöyleydi.“Levent bey Milliyet alın, spor yazari Yavuz Kocaömer’i okuyun bugün…. Sizlerin de ellerinize emeklerinize saglik….Tolga Yazıcı”Bu mesajı aldıktan sonra Milliyet Gazetesindeki Yavuz Kocaömer’in yazını okudum. Yazı şöyleydi;

Engelsiz Atatürk Olimpiyat Stadı

Yavuz Kocaömer19 Ekim Pazar 20142002 yılında hizmete açılan Atatürk Olimpiyat Stadı , zaman içinde önemli organizasyonlara (2005 Şampiyonlar Ligi Finali, 2009 U2 Konseri, EURO CUP 2008 Atletizm Yarışmaları) ve diğer resmi FIFA müsabakaları ile, izleyici ve seyirci sayısının artması ile, engelliler için yapılan düzenlemelerde de değişikliğe gitmesi gerektiği ortaya çıktı. Ve son 2 senede engelsiz geçişler ile ilgili düzenleme çalışmaları tamamlandı.Bunun yanı sıra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Müdürlüğü’nün de destek vermesi ile, otoparklarda 40 adet engelsiz  araç park yeri yapıldı. Ayrıca tüm stadyumlarda, elektronik bilet uygulamasına dönüş çalışmaları çerçevesinde, engelsiz elektronik okuyuculu giriş turnikeleri de tamamlandı ve hizmete açıldı.Bunun yanı sıra, engelli seyircilerin rahatça izleyebilecekleri 400 kişilik bir engelsiz tribünü de hizmete sunuldu. Yetkililerden aldığımız bilgiye göre, ülkemizin Futbol Federasyonu’nun atadığı delegeler,  bu konuda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar ve engelli izleyiciler ile ilgili tekbir soru bile sorulmuyor. Oysa bir UEFA delegesi stadyumu incelemeye geldiğinde, sahayı, soyunma odalarını bile sormadan engelli seyirci geçişlerini soruyor ve ayrıntılı bilgi istiyor.Bu yalnız futbol ile ilgili değil. Ülkemizde yapılan tesislerin bir çoğunda engelli sporcu ve seyirciler maalesef düşünülmüyor. 1999 yılında ülkemizde ilk defa Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu Tesisleri’nde açılan, İstanbul Engelliler Spor Salonunu,  o zamanlar ziyarete gittiğimizde, engelli sporcuların soyunma odalarında mevcut 2‘şer tuvaletin her ikisinin de alaturka olduğunu görmüştük. Yani , o zamanlar  “hem biz engelli spor salonu açtık, hem de belden aşağı felçli olan, yürüyemeyen tekerlekli sandalyeli sporcularımızın ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerini dahi düşünmedik.’’
Neyse, o seneler geride kaldı.  Bu arada, Atatürk Olimpiyat Stadı tesis yetkilisi Tolga Yazıcı’ ya da bu konudaki duyarlılığından ötürü teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

http://www.milliyet.com.tr/yavuz-kocaomer-engelsiz-ataturk-olimpiyat-stadi-1956778-skorer-yazar-yazisi/

Engelliler için Gestaş Feribotunda Seyahat

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Size 09.08.2018 tarihinde Gestaş şirketine ait Gökçeada – Kaba tepe feribotunda yaşadığım olayları daha doğrusu yaşadığım eziyetleri anlatmak istiyorum.Seyahatim öncesinde feribotun durumu hakkında bilhassa engelli yolcular için ne gibi tedbirler alındığını öğrenmek amacı ile şirketi telefon ile aradım. Durumumu anlattım. Ancak engelli araçlar için hiçbir ayrıcalık tanımadıklarını öğrendim. Bunun üzerine bir mail göndererek niye ayrıcalık tanımadıklarını sorarak, seyahat gününü ve saatini de yazarak gereken kolaylığı göstermelerini beklediğimi belirttim. (Hemen belirteyim ki hiçbir kolaylık görmedim.)Sorun yukarıda belirttiğim gibi 09.08.2018 tarihinde saat 13.00 seferini yapan Gelibolu adlı feribot seferinde yaşadım. Önce ilk girişte araçların sırata girmelerini sağlayan görevliye durumumu belirterek(tekerlekli sandalyede yaşayan ve kalp hastası olduğumu) aracımın önceden alana sokulmasını ve gemide uygun bir yere park etmemin sağlanmasını talep ettim. Uygunluktaki kastim, engelli asansörüne yakın ve aracın dışına çıkmama olanak sağlayacak bir park yerine park etmemin sağlanmasıdır ki bunların yapılmasında hiçbir engel bulunmamaktadır. Ancak oradaki görevli “herhangi bir ayrıcalık yapamayacağını sıraya girmem gerektiğini” kaba bir şekilde beyan etti. Bende mecburen sıraya girdim. Oradan hemen şirketin müşteri hizmetlerini aradım.(Saat 12,20) . Onur isimli yetkiliye durumu ve yaşadıklarımı anlatarak yardımcı olmalarını istedim. Görevli hatta kalmamı söyleyerek bir takım görüşmeler yaptı. Sonra aracımın plakasını ve kimlik bilgilerimi alarak tekrar bekletmeye aldı. Tekrar döndüğünde ise “buradan yardımcı olamayacağını, durumu gemiye ilettiklerini orada yardımcı olacakların” söyledi Bana pek inandırıcı gelmediğini, bu sıra dahilinde girersem kimsenin yardımcı olmayacağını, engelli asansörünün yanına park etme şansım kalmayacağını, bu nedenle şimdiden önlem almaları gerektiğini söylediysem de pek aldırış etmedi.

Gemi girişinde ise isminin Musa olduğunu söyleyen Görevliye durumumu anlattığımda “engelli aracı olduğunu gördüm” dedikten sonra bana bir park yeri gösterdi. Tam devasa bir kamyonun arkasında ama kapı tarafım açılmaya müsait olduğundan itiraz etmedim. Ancak biraz sonra oraya da bir araç koyarak  benim dışarıya çıkmamı engelledi. “Kapı payı bırakmasını,bu şekilde araçtan hiçbir şekilde inemeyeceğimi, acil bir durumda buradan çıkamayacağımı “ defalarca belirtmeme karşın, gayet ilgisiz ve kaba şekilde davranarak “korkma bir şey olmaz, olacak olsa biz biner miyiz” şeklinde yanıt vererek yanımızdan ayrıldı. Böylece 40 dereceye yaklaşan bir sıcaklıkta, engelli ve kalp hastası birisini aracında tutsak halde kalmasına göz yumdu. Herhangi bir acil durumda aracımdan çıkmam mümkün olamayacaktı. Zaten bizde tedbirler bir kaza olup, birkaç kişi öldükten sonra alınır.(x) Bu durumu da hatırlatmama rağmen oralı olmayan ters ve ukala davranan bu şahsın her şeyden önce insanlığından şüphe duyulması gerekir. Bir buçuk saat süren yolculuk sırasında aracında kalan tek insan bendim. Halbuki biraz anlayışlı olsa aracımı asansörün yanına park ettirir(bu mümkündü), benimde diğer yolcular gibi güverteye çıkma şansım olurdu. Kanımca engelli bir insana bu şekilde davranan bu kişinin derhal tedaviye alınması gerekir. Günümüzde hala bu tip davranışta bulunuluyor olması öncelikle şirketin utanması gereken bir durumdur. Bırakın bir insanı bir hayvanı bile bu şartlarda bırakılmaması gerektiği düşüncesindeyim.

Bu durumu iletmek için seyahat başlarken tekrar şirketi aradım. Durumumu ve yaşadıklarımı anlattım. Telefondaki bayan yetkili “gemiye müdahale edemeyeceğini” söyleyerek sadece şikayet kaydımı almakla yetindi. Yani çözüm için hiçbir şey yapmadı. Gemiye ulaşmasını, durumu bir gemi yetkilisine bildirmesini istediysem de kendisinin bunu yapamayacağını belirtti. Bende o zaman,” bir olumsuzluk olabileceğini bu nedenle acil olarak durumu üstlerine bildirmesini” istedim. Bununda mümkün olmadığını söyledi. Acil bir durumda aracımda hapis kaldığım bir yana her an bir kalp krizi geçirmemde (sinirli ve gergin olmam nedeni ile) olmayacak bir durum değildi.

Yaşadığım bu olumsuzlukların temelinde inisiyatif kullanmayan çalışan görevlilerin rolü mutlaka önemlidir.Ancak şirketinde bu konularda önlem almadığı, çalışanlarını eğitmediği, onlara bu durumda nasıl davranmaları konusuna talimat ve bilgi  vermedikleri anlaşılmaktadır. Bu nedenle çalışanlar kadar belki de daha fazla bu olumsuzlukların yaşanmasından şirket birinci derecede sorumludur.Geminizde engelli asansörü var, ancak engelli kişinin oraya ulaşması mümkün değil. O zaman  asansör niye var. Bırakın asansöre ulaşmayı araçtan çıkmanız bile mümkün değil.

Bu durumun yasalarda karşılığı olması lazım ve biliyoruz ki en öncelikle Anayasamızda “engellilere pozitif ayırımcılık yapılması konusunda açık bir hüküm bulunmaktadır. Bırakın pozitifliği aksine negatif bir uygulama ile karşı karşıya kalınmıştır.Bu nedenle başta söz konusu şirket olmak üzere bu olayda rol alan tüm görevlilerden şikayetçi olduğumu gerek firmaya ve gerekse ilgili Bakanlıklara bildirdim.Bu konuda gerekenlerin yapılarak sorumlulara gereken idari yaptırımın uygulanmasını ve sonuçtan tarafıma bilgi verilmesini beklemekteyim. Olayı belgeleyen konuşmalar şirket kayıtlarından kontrol edilebilir.

Ülkemizde engelli bir insana hala bu şekilde davranılması devletimizin sorumlu olması gereken bir durumdur. Konu her düzeyde yetkili kurumlara iletilmiş olup, neticesi ile birlikte gerek engelli sitelerinde ve gerekse sosyal medyada paylaşılacaktır.Konu kısa olarak Cimer’e de bildirilmiş olup,şu yanıt alınmıştır.( Sayın LEVENT KARAGÖZ,
T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)’ ne 12.08.2018 tarihinde yapmış olduğunuz 1801458069 sayılı başvurunuz 29.08.2018 tarihinde İSTANBUL VALİLİĞİ tarafından cevaplanmıştır:Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine yapılmış olan başvurunuz incelenmiştir.Özel şirketlerin özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle talebinizle ilgili herhangi bir işlem yapılamamıştır. Konu hakkında ilgili kuruluşa müracaat etmeniz gerekmektedir.Bilgilerinizi rica ederiz.) Yanıtın yorumunu sizlere bırakıyorum.(x) Rastlantıya bakın ki, bu olaydan kısa bir süre sonra yaşanan bir kazayı sizlerle paylaşmak istedim. Bu aracın içinde bizde olabilirdik.

Engelliler için Kapadokya

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Daha önceki yıllarda gittiğim ve engelliye pek uygun olmadığını bildiğim bölgeye gitmeden önce, tekerli sandalyeli ziyaretçiler konusunda bilgi almak için Turizm Müdürlüğünün Ürgüp bürosunu aradım. Konu hakkında bilgi almak istediğimi söylediğimde telefondaki yetkili “yetkili eleman olmadığını, bu konuda bilgi almak için Nevşehir’de Turizm Müdürlüğünü aramam” gerektiğini söylendi. Orayı aradığımda ise, telefona çıkan yetkili de konu hakkında bilgisinin bulunmadığını” söyleyerek benim Nevşehir Müze’sini aramamı söyledi. Ben müze için gelmediğimi söylediysem de sonuç değişmedi. Sonuçta bu konuda bir çalışma olmadığını anladım. Aşağıda notlardan da görüleceği üzere haksız düşünmediğim ortaya çıktı. Hatta Göreme’deki turizm bürosuna şöyle bir uğrayayım dedim, içeride hiçbir görevli bulamadım. Günahlarını almayayım beklide kısa bir süre kapatmışlardır, zira uzun süre kapısında bekleyemedim.

Şimdi Kapadokya’nın önemli noktalarını gezmeye başlayalım.

Haritada da görüldüğü gibi bölgede belli başlı 6 gezi noktası (Ürgüp, Ortahisar, Uçhisar, Göreme, Çavuşin ve Avanos) bulunmaktadır. Bunlardan iki günlük gezime sığdırabildiğim yerlerde aldığım notlar aşağıdadır.
ÜRGÜP
Kaldığım otel burada olduğundan ilk gezi noktam burası oldu. Akşamları hareketli olan çarşısını, araç park yeri bulamadığımız için detaylı gezme imkanımız olmadı. Zaten fazlada bir ilgimizi çekmedi.  Meraklıysanız ve araç park yeri bulursanız ve kalabalıkta hareket etme şansınız varsa gezmeniz mümkün.
Burada görülmesi gereken yerler içinde yer alan tanınmış bir dizinin çekildiği Asmalı konak binası müze olarak gezilebiliniyormuş. Tekerlekli sandalye ile gezilmesi mümkün değil, önünden geçerken binaya baktık. İsterseniz önünde inip hatıra fotoğrafı çekebilirsiniz.

Gene uğranılması gereken yerlerden Turasan Şarap Fabrikasının satış mağazasını gezebilir ve alış veriş yapabilirsiniz. Mekan olarak uygun, meraklıysanız şarapların tadına da bakabilirsiniz.

Buradan çıkıp Kapadokya’nın simgelerinden birisi olan 3 güzellere gidiyoruz. Her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ziyaret ettiği bu peri bacaları, aslında sahip olduğu efsane ile meşhurmuş.

UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alan bölge, peri bacalarının efsaneleri ile daha da ilginç hale geliyor. Efsaneye göre; Kapadokya’da bir Kral ve Kraliçe yaşarmış.Kralın kızı, bir gün bir çobana aşık olmuş ve evlenmeye karar vermişler. Tabi her zaman olduğu gibi kara vicdanlı Kralın bu evliliğe onayı yokmuş. Sonra, bu aşıkların bir de çocukları olmuş. Belki Kral yumuşar diye çocuğu Krala göstermek üzere yola düşmüşler. Fakat acımazsız Kral, hem aşıkların hem de çocuklarının öldürülmesini emretmiş. Bunu duyan aşıklar, Allah’a çıkış kapısı göstermesi için yalvarmışlar. Efsaneye göre Allah, bu 3 kişiyi de gördüğünüz peri bacasına çevirmiş.

Giriş ücretsiz. Zaten girilecek bir yer yok. Tepeden fotoğraf çekmekten başka bir özelliği yok. Ama buraya bir rampa bile yapmayı akıl edemeyenler yüzünden bizim bu şansımızda yok. Gittiğimiz tarihe pek kalabalık olmadığından aracımızla yaklaşıp uzaktan bu üç güzelleri izlemekle  yetindik. Kalabalık bir güne denk gelirseniz, burayı ancak geçerken gördüğünüzle kalırsınız.Benim şansıma araç park yeri vardı ama inip görme şansım yoktu.

UÇHİSAR


Kapadokya’yı şöyle bir tepeden görelim diyenlerin ilk tercihi olan Uçhisar kalesi, bölgenin tam tepesinde bulunuyor. Ayaklarınızın altında Kapadokya coğrafyası ve karşınızda Erciyes dağı sizi karşılıyor. Tabi bu ifade kaleye çıkabilenler için. Tekerlekli sandalye ile çıkmak mümkün değil. Benim gibi yakınına kadar gidip fotoğraf çektirebilirsiniz. Gene park sorunu yaşayabilirsiniz. Zaten önerin sezon ortasında gitmeyin, sakin bir zamanda gidin.

Ben kaleye çıkamasamda, kaleye çıkan eşimin kalenin tepesinden çektiği fotoğrafları sizlerle paylaşabilirim.

ÇAVUŞİNKapadokya’da, peribacalarının en yoğun olduğu bölge Göreme ile Çavuşin arasında bulunuyor. O yüzden, Kapadokya bölgesinin en güzel bölgelerinden birisi de Çavuşin. Bu arada, bu saydığım bölgelerin hepsi zaten yan yana. Araca atlayıp 5 dakika ilerledikten sonra, hemen yeni bir bölgeye ulaşabiliyorsunuz. Burada ilgimizi çeken iki yer oldu, Paşa bağı ve Zelve.
Paşabağı




İnce uzun peri bacalarının tepelerine küçücük şapkaların konmuş mantar gibi hallerinin en güzelleri Paşa bağında bulunuyor. Burada gezi yerlerinin bir bölümünü, güçlü bir refakatçiniz yardımı ile gezebilirsiniz. Belki de bölgedeki geziye uygun tek yer burada. Bazı yerlere ise dik yokuşlar nedeniyle girmek imkansız. Yani düzenleme yapılması çok zor. Araç park yerinden bile bu güzelliklerin önemli bölümünü görebiliyorsunuz. 

Gezi yolunda ise göreceklerinizin yerler aşağıdadır. 

Zelve



Zelve ise, olağanüstü kiliselere ev sahipliği yapan ve kayalardaki oymaları ile tanınıyor. Burayı gezmek için para ödeyerek içeriye giriliyor. Kapıdaki yetkililer “tekerli sandalye için uygun değil” dedikleri için içeriye girmedik. İçersindeki manzaranın güzelliğini maalesef göremedik. Düzenleme yapmaya uygun mu bilemiyorum. Keşke yapılabilseydi diyerek oradan ayrılıyoruz.
GÖREME



Göreme, Kapadokya’da gezilecek yerler açısından tam bir kasaba tadında ve bolca seçenek sunan bir yer. Kapadokya bölgesinin tam kalbi sayılabilir. Özellikle daracık sokakları ve mistik havası ile ilgi çekiyor.Tabi tekerlekli sandalye ile ve kalabalık bir saatte bunun mümkün olamayacağını söylememe gerek yok sanırım.

Kaldırımlar dar ve satıcıların işgali altında. Gündüz sıcak altında belki gezebilirsiniz ama geçe yani en hareketli zamanda bu mümkün görülmüyor. Park yeri burada da sorun. Engelli otolar için bir park yerine rastlamadım. Zaten olsa da boş kalması mümkün olamaz. Engelliye uygun tuvalet göremedim. İlginç restoranlara ulaşmak mümkün değil. Zira yüksek kesimlerde ve dar ve zor sokakları tırmanmanız gerek. Birde içlerinde merdivenler bulunmakta. Biz maalesef bu nedenle manzaraya hakim bir yerde yemek yeme şansını bulamadık. 

Burada yapılan at sırtında gezi yapmamız mümkün değil ama uygun tasarımlı ATV de olmadığından bunlardan da istifade edemedik. Hiç olmasa bir kaçı bu yönde dizayn edilse bizde bunlardan istifade edebilirdik. İnşallah bu yönde yani engelliye uygun gezi araçları tasarlanır.  Böylece engellilerde Aşıklar tepesinden manzara seyredebilirler.

Göreme’de dolaştıktan sonra, araba ile yola devam ediyoruz. Hemen yanı başındaki Göreme açık hava müzesi bir sonraki durağımız oluyor. Göreme Açık Hava Müzesi, bölgede bulunan 360’dan fazla kilisenin en yoğun olduğu, hatta en iyi korunmuş kiliselerin bulunduğu bir bölge. Burası, açık hava müzesi. Yani özel korunmuş bir bölge. Açık alan. 6 tane de kilise var. Ayrıca 2 tane manastır bulunuyor. Burası neden mi önemli ?

Çünkü dönemin yalnızca din adamlarının eğitildiği ve yaşamlarını ikame ettirdikleri bir yer. Kiliseler, şapeller ve hayatlarını devam ettirmeleri için ihtiyaçları olan her şeyi kurdukları yerleşim alanı.
Ama özellikle dini değerler açısında çok kıymetli. Açık hava müzesinde bulunan 6 kilise ise : Yılanlı kilise, Azize Barbara Kilisesi, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise. Ancak burada da gezi arzumuz hemen kapısında sonlanıyor. Görevliler buranın da engellilere uygun olmadığını söylüyor. Zaten durum çıplak gözle de görülebiliyor. Kapadokya’nın mutlaka görülmesi gerektiği söylenen uzaktan görebildiğimizle yetiniyoruz.

AVANOS


Avanos, çömlekçileri ile nam salmış bir yer. Hititler zamanından gelen bu gelenek, halan günümüzde de sürdürülüyor. Aynı zamanda Kızılırmak’ın da hemen Avanos’un kalbinden geçip geçmekte.Bu nehir sayesinde killi topraktan faydalanmak adına, yüz yıllardır süregelen çömlek kültürünü hala devam ettiren bir çok sanatçı bölgede efsane eserler üretiyor.

Dünyanın en enteresan 10 müzesinden birisi seçilmiş olan saç müzesini görmek istiyoruz. Ama göremiyoruz. Zira uygun değil. İçeride çömlek yapımını izleniyormuş,  Bu arada buraya saç müzesi denmesinin nedeni yine biraz eskilere dayanıyor. Ama öyle çok uzak değil.Çömlek ustası, zamanında Fransız bayan arkadaşının ne yazık ki ülkesine dönmeye karar vermesi ile, bir tutam saçını rica edip, onu duvarına asmış. Daha sonra ise atölyeye gelen kadın ziyaretçilerin de saçlarından bir tutam bırakıp, altına saçlarının hikayelerini yazmaları ile birlikte, saç müzesi ortaya çıkmış. Yani anı olarak bırakılan saçlar, bir süre sonra müze olmuş. Yılda 2 kez bu saçlardan (Haziran ve Aralık aylarında) çekiliş düzenliyormuş.Çekiliş günü kapıdan giren ilk kişi, rastgele 10 saç seçiyormuş ve o 10 kişi aranıp, Kapadokya’ya davet edilip, tüm masrafları karşılanıyormuş
Saç müzesinden çıktıktan sonra,  yolumuzu Kızılırmak’a çeviriyoruz. Burada insanların karşı tarafa geçmesi için yapılan asma köprü bulunmakta. Her asma köprü gibi (belki biraz fazla) sallandığından bölge insanları köprüye sallanan köprü adını takmışlar. Buraya gelenlerde bu köprüye mutlaka gidiyorlarmış. Hatta Paris’in bir köprüsünde olduğu gibi asma kilit takanlara da rastlanıyor. Tekerlekli sandalye ile bu sallanan köprüden geçmeyi pek sağlıklı bulmadığımızdan seyretmekle yetiniyoruz

Güray Müzesi


Bir sonraki durağımız ise, benim çok ama çok beğendiğim, takdir ettiğim ve hayran kaldığım Güray Müze oluyor. Hitit kavminden süre gelen çömlek sanatının en önemli adresi olan Güray Müze’sinin önündeki meyli görünce biraz tereddüt ediyoruz. Bu halimizi izleyen bir yetkili yanımıza gelip bizi müzeye davet etti, “mutlaka görmelisiniz” dedi. Bende engelli olduğumu bu nedenle çekindiğimi söyledim. Bunun sorun olmadığını söyledi. Bizde bunun üzerine gezmeye karar verdik. İyiki de bu kararı almışız. Gerçekten hayran kalınacak bir yer yaratılmış yerin altında. Müzeyi tanıtmayı  kendi broşüründen yapalım.

Müze her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun tasarlanmış. (diğer müzelere örnek olsun, istenirse her şey mümkün) Girişteki rampalarda görevliler yardımcı oluyor. Ücreti 7 tl.olup, refakatçiden ücret almıyorlar. İçeride tekerlekli sandalyelerde bulunmakta. Engelliye uygun tuvaleti de mevcut. Bu konudaki hassasiyetleri için müze kurucularına teşekkürü burada da tekrarlamak istiyorum. Mutlaka ve mutlaka gidin ve ilginç müzeyi ziyaret edin ve çıkarken satış mağazasından mutlaka bir şeyler alın. Buraya katkınız olsun. O kadar değişik ve güzel ürünler var ki zaten almadan çıkmanız mümkün değil.

Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki Kapadokya bölgesi hali hazırda engelli turizmine uygun değil.  Ben gezim boyunca maalesef çok yeri göremediğimi düşünüyorum. Türkiye’nin bu en önemli turizm bölgesinde bu konuda yeterli düzeyde alt yapı çalışması olmaması üzücü. Otellerin bazılarında istenen düzeyde olmasa da düzenlemeler bulunmaktadır. İşletmelerde ise gerekli düzenlemeler bulunmamaktadır. Gezi yerlerinde ve gezi araçlarında bu konuda gerekli düzenlemeler yapılmamış durumda. Gezi yerlerinde tuvalet bulunmamaktadır. Anlaşılan buradaki yerel yönetimler yetkilerini kullanmamakta, gerekli düzenlemeler konusunda işletmeleri zorlamamaktadırlar. Genel tuvaletlerde engelliler için özel yerler yapılmamıştır. İlgili devlet kurumları da bu konularda maalesef yeterli denetimleri yapmadıkları gözlenmektedir. Bu nedenle bölgeye giderseniz, benim gibi sadece araç içinde gördüklerinizle yetinmek durumunda kalacaksınız. Bu yeterli değil ama gene de gidilip görülmeye değer bir bölge. Gidelim ve yetkilileri bu konuda önlem almaları yönünde zorlayalım. Belki bu sayede bir şeyler yaparlar diye düşünüyorum.Efes gezi notlarında da belirttiğim gibi gerek Efes ve gerekse Kapadokya bölgesinin bir an önce engelli turizmine açılması, bu yöndeki çalışmalara bir an önce başlanılmasını hem tüm engelliler adına ve hem de ülke turizmi adına sayın devlet büyüklerimizden acilen talep ediyorum.

Engelliler için Meryem Ana Kilisesi

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Efes gezimizden sonra yakınlarda yer alan Meryem Ana kilisesine gidiyoruz. Girişte araçların park ettiği yerden kiliseye oldukça dik bir yokuşla iniliyor. Ancak aracımız engelli plakalı olduğundan bizim araç ile aşağıya inmemize izin verildi. Aksi halde bilhassa dönüş çok zor olacaktı.

İzmir’in Selçuk ilçesine 9 kilometre mesafede olan Meryem Ana Kilisesi, Bülbül Dağı üzerinde yer alıyor. Efes Antik Kenti‘nin üst kapısından çıktığınızda, virajlı bir yoldan ulaşabileceğiniz bir noktada. Yol üzerinde, kiliseye 6 kilometre kaldığını belirten bir tabelanın yanında, gayet etkileyici olan Meryem Ana’nın bir heykelini görmeniz mümkün. Kuşadası’na mesafesi 25km’dir Giriş ücretli ancak engelli ve refakatçisi için ücret alınmıyor.Meryem Ana Evi giriş ücreti ve ziyaret saatleri nelerdir?Giriş ücreti olarak ödenen bedelin, Selçuk Belediyesi’ne gittiği, Meryem Ana Kilisesi’nin yapılan bağışlar ve girişte alınan hediyelik eşyalar ile ayakta kaldığı, girdikten sonra karşınıza çıkan bir tabelada özellikle belirtiliyor. Diğer ziyaretçiler için Meryem Ana Evi’ne giriş ücreti 10TL’dir. Meryem Ana Evi, Kasım – Şubat ayları arasında 08:00 – 17:00, diğer aylar 08:00 – 18:00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

Meryem Ana Evi, turistlerin özellikle hacı olmak için uğradıkları, dünyadaki birkaç önemli noktadan biri. Maneviyatı yüksek olan bir yerdir burası.Giriş Kiliseye doğru yol alırken, hediyelik eşya satan dükkanları geçtikten sonra, geniş bir bahçenin ortasında, anahtar şeklinde bir vaftiz havuzu bulunur. Dünyaya günahkâr olarak gelen Hristiyanlar, bebek yaşlarında anahtar şeklindeki havuzda vaftiz edilirler ve cennetin kapılarını aralarlar.

Vaftiz havuzunun hemen yanında ise bir heykel bulunuyor. Lazarist rahipler tarafından dikilen zeytin ağaçları eşliğinde görebileceğiniz bronzdan yapma küçük Meryem heykelini, 1867 yılında İzmirli dini bir cemaat hediye etmiş.


Kilise ve çevresi tekerlekli sandalye için uygun. Gereken yerlere rampalar yapılmış. Yani sorunsuz olarak gezebilirsiniz. Kiliseye de girmek için iki basamak bulunuyor.

Birazda tarihi konusunda bilgiler verelim. Gittiğinizde aklınızda bulunsun.Meryem Ana Efes’e nasıl gelmiş?İsa, 33 yaşında çarmıha gerilmeden önce, annesini, arkadaşı ve aynı zamanda havarisi olan St. Jean‘a (Yuhanna) emanet etmiştir. St. Jean, Hz. Meryem’in Roma zulmü sebebiyle Kudüs’te kalmasını sakıncalı bulmuş, Meryem ile birlikte çağın en büyük ve barışçıl kenti Efes’e gelmiştir. Hıristiyanlık dinini yaymak gibi kutsal bir görevi olan St. jean, Meryem’i halktan saklayarak Bülbül Dağı’nda sık ağaçlarla kaplı gizli bir kulübeye gizlemiştir. Hz. Meryem’in son günlerini, Hıristiyanlık dininin yönetim merkezi olan Vatikan tarafından kutsal ilân edilen Meryem Ana Evi‘nde geçirdiği düşünülür. Hıristiyan tarihçiler, Meryem’in 101 yaşına kadar Bülbül Dağı’ndaki yerde yaşadığını ve mezarının yine Bülbül Dağı’nda kimsenin bilmediği bir yerde olduğunu belirtirler.

Engelliler için uygun bir bütçe ile seyahat ipuçları

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Çoğumuz seyahat etmeyi seviyoruz. Seyahat konfor, zevk, bilinmeyen yerler ve genellikle sadece yeni bir deneyim  sunan bir eğlence şeklidir. Tatil pahalı ve birçok kişi iyi bir tatil için aylar hatta yıllar boyu tasarruf etmek zorunda kalıyor. Benim gibi engelli insanlar için, seyahat maliyeti özel ulaşım, erişilebilir konaklama, hareketlilik ekipman ve kişisel bakım görevlileri  nedeniyle çok daha pahalı oluyor..
Bu arada seyahat firmaları avantajlı turlar düzenlemektedirler . Ancak maalesef bu turların hiç biri engellilere (bilhassa fiziksel engellilere) hitap etmemektedir. Bunu bir not olarak belirtmek istedim.Bu yazımda seyahatin  bütçe kısmına değinmek istiyorum. Birçok insan seyahat etmeyi son derece pahalı bir girişim olduğunu  düşünüyor. Seyahat esnasında Para harcama genellikle kaçınılmaz olduğu söylemi doğru olmakla birlikte,iyi bir planlama ile uygun bir bütçe ile seyahat edebilirsiniz. Aşağıda gezi planlaması yaparken size yardımcı olacak bazı  ipuçları vermek istiyorum.

Önceden Plan yapınız

Eğer çok önceden Seyahatinizi planlarsanız,uçak Bileti, demir yolu bileti ve otel konaklama gibi Seyahat giderleri için  en iyi şartları yakalamak için fırsatımız olacaktır. Bu nedenle seyahat planlamanızı mümkün olduğu kadar erken yapın, karlı çıkarsınız.

Zamanlamanızı iyi yapın

Seyahatinizin maliyeti – Uçak Bileti, otel ve diğer faaliyetlerin maliyeti – gidiş tarihine göre hatta varış saatine bağlı olarak değişebilir. Bir şehir veya ülkeye  tatil mevsimi sırasında seyahatten kaçının. Talebin zirve olduğu aylarda her şey daha pahalı olacaktır.Örneğin Avrupa’da bir yere gitmeyi planlıyorsanız yaz aylarını tercih etmeyin. Bahar aylarını tercih edin.Düşük sezonda gecelik 100 $mal olan bir otel odasına sezon ortasında  bir gece için 300 dolar ödeyebilirsiniz.Bunun yanında gideceğin yerin. yerel etkinlikler takvimini mutlaka incele. Bu dönemlerde Seyahat maliyeti yüksek talep nedeniyle oldukça yükseliyor. Ayrıca yaşanan kalabalık nedeniyle de gereksiz zaman kayıpları yaşamanızda olasıdır. Mesela Boston Maratonu sırasında Boston, Ağustos ayında Paris, (Fransa Turu son aşamasında) gibi.Seyahatiniz için yanlış bir zaman seçerseniz, şişirilmiş uçak bileti ve otel fiyatları ile karşılaşmanız kaçınılmazdır. Bu gibi hataları önlemek için ve az para harcamak için biraz araştırma yapmanız gerekecektir.Bu araştırma için  Google en iyi başvuru kaynağın olacaktır.

Döviz Alım Satım

Gideceğiniz ülkede kullanılan para biriminin kurunu  seyahate çıkmadan birkaç ay önceden takibe almanızda yarar vardır. Kurdaki Olumlu bir değişim için bazen beklemekte yarar olacaktır. Bu size düşündüğünüzden çok daha döviz alma imkanı sağlar. Daha da uygunu yurt dışında kullanılan para birimlerini sürekli izlemektir. Kurlardaki değişimler  bilhassa ülkemizde belli zamanlarda aşırı oranlarda olmaktadır. Bu gibi önemli düşmelerde bu paralardan alıp bankanızda ki döviz hesaplarında tutmak iyi bir yoldur. Aksi halde son tarihte aldığınız döviz kuru o yılın en yüksek kuru olabilir ve genelliklede böyle olur.

İndirimli biletler

Müzeleri gezmeyi seven biriyseniz  seyahatinizi önceden planlayın, avantaj müzeler ve diğer turistik yer ücretlerinde  çeşitli yararlı fırsatlar olabilir.  Örneğin düşük bir fiyata 1 günde birden fazla turistik yerleri görme fırsatları olabiliyor. Bunları mutlaka araştırın. Bazı müzeler haftanın bazı günlerinde ücretsiz olabiliyor. Geziniz içinde o müzeyi ücretsiz günde ziyaret ederek önemli bir tasarruf sağlarsınız. Bunun yanında pass kartlar alarak 5 müze ve turistik yeri 3 yer fiyatına gezebilirsiniz. Engellilere indirim yapan veya hiç ücret almayan yerler olduğunu da aklınızdan çıkarmayın. Bunun için gezeceğiniz mekanın web sayfasını mutlaka ziyaret edin.

Engelli  indirim avantajları.

Engelliler İçin indirimler Amerika Birleşik Devletlerinde nadir olsa da, pek çok yabancı ülkede böyle değildir. Tatile çıktığınızda, müze ziyaretleri ve aktiviteler maliyetinizi arttırır.Bu nedenle engelli indirimleri imdadınıza yetişecektir. Mesela Paris gezimde şehrin en popüler turistik yerlerinde ya indirim aldım ya da hiçbir ücret ödemedim. Ne kadar derseniz aşağıdaki listeye bakınız. (parantez içinde normal yetişkin fiyatları)

  • Eyfel Kulesi – 4 €(€11)
  • (15€) Louvre Müzesi – ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • (€9)Jardin des 1 – ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • 11 (€) yakınında d’Orsay – ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • (11€) Opera – ÜCRETSİZ +1 Misafir
  • 15 Versailles Sarayı – ÜCRETSİZ+1 Misafir (€)

Görüldüğü gibi toplam 4 euro harcayarak altı farklı yeri hem de eşimle beraber gezme şansımız oldu. Aksi halde bu  görülecek 6 yeri eşimle beraber normal tarife ile gezseydik  129 €veya yaklaşık 145 dolar, ödememiz gerekecekti. Önemli bir tasarrufSeyahat planlıyorsanız, engelliler için bir indirim olan yerleri etkinlikleriniz ilave edin. Bunun yanında ABD gezinizde müze gezmelerini Washington şehrinde yapın. Zira burada önemli müzeler herkese ücretsiz. .

Konaklama

Oteller veya diğer benzeri yerler de seyahatlerde önemli bir masraf kalemidir. Bu ülkelere göre değişim göstermekle beraber bu konuda da seçenekleri iyi değerlendirmekte yarar vardır. Böylece her zaman fiyat/kalite değerlendirme açısından en iyileri arasında olan bir yer bulunabilir. Bu konuda daha kolay seçim  yapmak için birçok seçenek vardır.Bazı siteler  konaklama ve uçuşlar mükemmel fırsatlar sunabiliyor.Bu siteler çoğu zaman, size daha fazla para kazanmak için bir paket oluşturabiliyor.. Bunun yanında, aynı zamanda daha fazla indirim almak için kupon veya promosyon kodları kullanabilirsiniz. Gerçekten bu sitelere göz atmanızı öneriyorum.Engelli olarak maalesef seçeneklerimiz daha azdır. Zira dünyanın bazı yerlerinde engellilere uygun otellerin yıldızı fazla olduğundan buna bağlı olarak ücretleri de yüksek oluyor. Ayrıca engelliye uygun diye ayırttığın otelde sizi haşmetli bir merdiven karşılayabilir. Mutlaka önceden otel ile temas kurun.Bu konuda iyi İngilizce bilen bir yakınınızdan yardım isteyin.Oteller genellikle belli sürelerde indirimli fiyatlar sunmaktadır.. Böylece bir hafta ücretine 10 gün kalma şansınız olabilir. Bunun yanında muhtemel iptallerde kaybınız olmuyor.Bu nedenle rezervasyonlarınızı yaparken bunlara dikkat ediniz. Bu konuda booking.com sitesi en tanınmışı. Bunun yanında eğer Seyahat tarihleri değiştirmek zorunda kalmazsınız yani iptal etme tercihini kullanmasanız önemli bir tutar tasarruf edersiniz. Bunun için iyi bir planlama gerekecektir.Ayrıca Seyahat öncesinde mecburi olmasa da, sağlık sigortası yaptırmanızı şiddetle tavsiye ederim. Belki ek maliyet gibi gelecek ama yurt dışında sağlık giderlerinin oldukça yüksek olduğunu da unutmayın..

Ulaşım

Bu konuda önemli bir masraf kalemidir. Bilhassa uçak biletleri cep yakan bir masraf öğesidir. Bu nedenle Uçak firmalarının indirim yaptığı kampanyaları takip edin. Ummadığınız bir indirim ile karşılaşmanız mümkün. Yani önce uçak biletinizi halledip,sonradan gezi planınızı yapmanız size önemli bir bütçe avantajı sağlar.Seyahatinize az bir zaman kala bilet alırsanız iyi bir ödeme ile karşı karşıya kalmanız kaçınılmazdır.Bunun yanında bilet fiyatları ile ilgili genel yaklaşımlardan da bahsedeyim.Hafta ortası yerine hafta sonları uçarsanız daha pahalıya bilet alırsınız.En düşük ücretler öncelikle Salı, Çarşamba ve perşembe günleri yakalanabilir.Bilhassa  Cumartesi günü bilet fiyatlarının en yüksek olduğu zamandır.. Uçak Bileti fiyatları piyasasında dalgalanmalar olmakla birlikte , genellikle hafta ortası seyahat etmek ve biletleri seyahatten önceki bir tarihte almak genel olarak tavsiye edilen hususlardır.Araç kiralamayı düşünürseniz  Rent a Car gibi şirketleri tercih etmenizde yarar var. Uzun mesafe ya da kısa vadeli amaçlar için, Araç Kiralama hizmetleri  uygun çözüm olabilir. Ancak belli bir şehri geziyorsanız toplu taşıma araçlarını tercih etmenizde yarar vardır. Hem daha ucuza gelir, trafikle boğuşmaya hem de park yeri aramanız gerek kalmaz. Hatta bunları örneğin haftalık biletleri daha da uygun olur. Bu konuda da gerek duyulursa profesyonel Seyahat şirketleri uzman tavsiyesine  başvurabilir..

Para birimi olarak puan ve mil kullanmak

Hava yolu ya da bir otele bir kredi kartı için kaydolur sanız , uçuş veya otel odasında kaldığınızda  puan ve mil kazanmış olursunuz.. Ayrıca zaten yaptığınız gıda, yakıt, giyim, cep telefonu faturası, vb harcamalarınız  için puan veya mil kazanırsınız.Seyahatiniz de fazla masraf yapmamak için yapabileceğiniz birçok şey daha var. Bunun için Yola çıkmadan önce araştırma yapmak en önemli yoldur.Yola çıkmadan önce “engelsizseyyah” gibi sitelerdeki gezi notlarını da okumanızda yarar var. Tecrübe her zaman size yardımcı olacaktır. İyi yolculuklar!

Engelliler için Chicago

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Şikago, Orta Batı Amerika’da Michigan Gölü kenarında kurulmuş, Illinois eyaletine bağlı bir kent. İllinois eyaletinin en büyük şehri ve Amerika’nın en büyük 3. şehri olan Şikago; gökdelenleriyle, filmleri ve müzikalleriyle özdeşleşmiş , gerçek caz ve blues müziklerinin doğduğu yerdir. Şehirleşmenin çok ileri olmasına karşın, yeşil alanlar azımsanmayacak kadar çoktur. Binalar ve doğa ahenk içinde. Sanat ve bilim müzeleri, kilometrelerce uzanan kum plajları, devasa doğa parkları ve modern mimarisiyle Şikago; kesinlikle görülmeye değer, çok yönlü bir şehirdir

Şikago yemek yemeyi sevenlerin cenneti,  fast food kültürünün kalbidir.(Bu yüzdende şehrin yarısı obez) İlk McDonalds şubesi burada açılmış. Kentte yerel ve uluslararası mutfaktan her bütçeye uygun, kaliteli ve lezzetli yemeklerin sunulduğu çok sayıda restoran yer alıyor Kentteki dünya mutfağı, sayısız restoranın sunmuş olduğu kaliteli ve nefis lezzetlerden tatma imkanı sunmakta.

Şehrin Kuşbakışı görünümü New York kadar etkileyici değil.  Bu nedenle tekne turları daha etkileyici bir alternatif olabilir. Şehirde bir çok mimari tekne turları yapıldığını ve bunlardan birisinin tekerleki sandalyeye tam uygun olduğunu öğrendim. Şirket adı Wendella. Wendella teknelerinde teknenin üstüne asansör ile erişilebiliniyormuş. Trump Kulesi dibinde erişilebilir bilet standı ve iskelesi bulunmaktadır.Ben vakit bulamadığımdan bu geziyi yapamadım. Siz giderseniz mutlaka bu geziyi yapın. Kısmet olur bir daha gidersem kesinlikle bu tura katılmayı düşünüyorum. Kısmet.

Chicago’da tekerlekli sandalye ile erişilebilecek bir çok yer bulunmakta. Bunlara müzeler, gezi alanları, spor etkinlikleri, kamu parkları, eğlence ve tiyatro gösterileri ve tabii ki özel pizzaları dahildir!. Chicago müzelerinin ve sanat galerilerinin çoğuna ilgi çekici yerler var. Ancak daha önce belirttiğim gibi burada da herhangidir engelli indirimi ve önceliği bulunmamaktadır. Ancak Chicago CityPASS ile giriş ücretinden% 50 veya daha fazla tasarruf sağlayacağından, bir çok yeri gezmeyi planlıyorsanız bu karttan satın almayı düşünmeni kesinlikle önerebilirim.Chcago  buraya özel  tarzlı pizzası ile ünlüdür. Bu Chicago’da yaratılan ve hâlâ hizmet verilen , Pizza Hut’ta veya Little Caesar’da bulacağınız özel  pizza değil. Gerçek Chicago derin çanak pizza aslında “derin” veya kalın ve topsings ile dolu.Chicago kaldırımlarının çoğunluğu, pürüzsüz. Ancak sert kışlardan dolayı bazı kaldırımlarda çatlaklar olabiliyor. Bazı kavşaklar yüksek olabiliyor. Tekerlekli sandalye kullananların, yükseltilmiş sokağa erişebilmek için bir ila iki blok daha yol alması gerekebiliyor ancak hemen belirteyim ki  bu kavşakların az bir kısmını oluşturmakta ve kentin genel erişilebilirliğini etkilememektedir. Tekerlekli sandalye kullanıcıları, özellikle Michigan Gölü kıyısına giden / oradan gelen bazı bölgelerde engebeli veya dik bölgelerle karşılaşacaklardır. Şehrin şehir merkezindeki alanlar büyük ölçüde düz ve gezinmesi kolay.Kaldırımlar ve sokaklar kar yağması durumunda (ki buranın kışının ne denli yaman olduğunu burada master yapan oğlumdan duymuştum)düzenli olarak temizlenmekte ve buzlar parçalanmaktaymış Ancak kış hava koşullarında, tekerlekli sandalye kullananlar kar yağışının biriktiği alanlarda gezinmekte zorluk çekebilirler. Bu nedenle bence buraya kış aylarında gelmeyin derim.Biz burada genellikle Yaya gezdik. Yorulduğumuz zaman kısa molalar verdik. Sadece otelden  merkeze gelmek için otele yakın olan otobüsü kullandık. Zaten gittiğimiz yerlerde otel merkezden uzaksa yakınlık durumun göre ya otobüsü ya da metroyu kullanıyoruz. New York’ta metro yakında onu kullandık burada da otobüs yakındı onu kullandık. Gezeceğimiz noktaya yakın durakta inerek ya yayan olarak yada bir diğer otobüse (veya metroya) binerek hedefimize ulaştık. Genelde gezimizi yayan yaptığımızı söyleyebilirim. Zira birçok gezi alanı birbirine çok yakın. İnip binmeye değmiyor.

Tüm mekan kapılarında özel butonlar bulunmaktadır. Buraya basarak otomatik açılan kapıdan kimsenin yardımı olmadan içeri girebiliyorsunuz. Ama çoğu zaman bunu kullanmanıza gerek almıyor. Sizden önce giren varsa ve sizi fark ederse mutlaka ama mutlaka siz girene kadar kapıyı tutuyor.UlaşımDiğer ABD şehirlerinde olduğu gibi Chicago’da da tekerlekli sandalye kullanıcıları için erişilebilir iyi bir toplu taşıma sistemi var. Bu hem otobüs hem de tren hizmeti içermekte. Alınan biletlerle her ikisinden de istifade edilebiliyorsunuz.Tekerlekli sandalye kullanıcıları, toplu taşıma seçeneklerinden birini veya daha fazlasını kullanarak şehrin her yerine erişebilir. Trenlere istasyon platformlarından kolayca erişilebilir ve hem akülü hem de manuel tekerlekli sandalye kullananlar trenleri rahatça kullanabilir. Ancak maalesef bazı  istasyonda asansör bulunmamakta.

Otobüsler, engelliler ve tekerlekli sandalye kullananlar için tamamen erişilebilir olmasını sağlayan çok sayıda erişilebilirlik özelliği ile donatılmış. Tüm otobüsler açılabilir veya alçaltılmış zemin rampaları veya asansörler ile donatılmış. Her otobüsün üzerinde iki tekerlekli sandalye sabitleme alanı bulunuyor. Her durakta ses ve kavşak duyuruları yapılmakta.

Durakta sizi fark eden sürücü hemen gerekli şekilde kaldırıma yaklaşmakta ve ön kapıda bulunan rampayı otomatik olarak açmaktadır. Tekerlekli sandalye için ayrılan yerlerde portatif olarak açılıp kapanan ve 4-5 kişinin oturduğu koltuklar bulunmaktadır. Burada oturan varsa hemen kalkmakta ve koltukları katlayarak size yer açmaktadırlar. Eğer onlar fark etmesse diğer yolcular hemen ikaz ediyorlar, onlarda fark etmesse sürücü gerekli ikazı yapıyor. Sandalyenizi otomatik olarak sabitleyen mekanizmaya kolaylıkla kitleniyorsunuz.  İnerken de özel bir düğmeye basarak sandalyeyi bu kilit mekanizmasından kolaylıkla kurtarıyorsunuz. Yani tekerlekli sandalyeli bir engelli tek başına hiçbir sorun yaşamadan yolculuk yapabiliyor. En ufak sorunda insanlar yardımcı oluyor. Sürücü sizden tamam işaretini almadan kesinlikle hareket etmiyor. Medeniyet ve engelliye saygı bu olsa gerek.

Ücretler her yöne 2,25 dolardır ama yeniden yüklenebilir Ventra kartı ile ödeme yaparsanız, yolculuk başına 2, 00 dolar ödeniyor. Biz 3 günlük kart alarak bu süre boyunca bunu rahatlıkla kullandık.Tekerlekli sandalyeye uyumlu taksi araçları Şikago  içinde mevcut ve normal bir taksi ile aynı metre oranlarında ücret almakta. Bu taksilerde yan veya arka girişlerde tekerlekli sandalye rampaları mevcut. Tekerlekli sandalye taksileri, şehir genelinde ve her iki havaalanı havaalanında da talep üzerine, ortalama 15 dakikadan daha kısa bekleme süreleri ile çağrıla biliniyor. Sürücüler  tekerlekli sandalye kullananlara bu özel taksi içinde ve dışında yardımcı oluyorlar. Kredi kartı ile ödeme yapmak mümkün.Şimdi gezmeye başlayalım. Gezi sırasıyla yazmaya gayret edeceğim. İlk önce otobüsle ulaştığımız Adler planetaryumundayız.
Adler Planetaryumu


Öncelikle mekânın etrafını gezmeye başlıyoruz. Yemyeşil alan. Çimenlerde dinlenen insanlar, gölde yüzen güneşlenen insanlar ve park yerinde klasik sarı renkli onlarca okul otobüsleri bizi karşılıyor. Hafif meyilli mekanlarda gezerek binaya yaklaşıyoruz.

Hayırsever Max Adler tarafından 1930 yılında kurulmuş astronomi müzesidir. Batı Yarımkürede ilk inşa edilen planetaryumdur ve bu alandan multimedya gökyüzü gösterileri sunulmakta. Astronomiye ve astrofizik araştırmalara adanmış bir kamu müzesi olma özelliği taşıyor. Chicago gezilecek yerler listenizde bulundurmak isteyeceğiniz Adler Planetaryumunda  1971 tarihinde aydan getirilen ufak kaya parçası gibi ilginizi cezbedebilecek materyaller de bulunuyor.

Tekerlekli sandalyeliler sadece Güney Girişinden girebiliyorlar. Burada bulunan her bölüme ve her gösteri yerine rahatlıkla girmeniz mümkün. Tekerlekli sandalyeler için iki açık alanlar var ve bunlar mekanın en iyi kısımda bulunmaktadır. Tekerlekli sandalye kullanan ziyaretçiler  asansörde onlara yardımcı olan (Adler mavi ceket çalışanlar), Görev Uzmanlarından  sorarak istedikleri yere rahatlıkla erişebilir. Bir kafe ile birlikte tuvaletler orta kısımda bulunmaktadır.

Tüm dış gezilerimde gözlemlendiğim ve bir Türk vatandaşı olarak üzüntü duyduğum konuyu burada da belirtmek isterim. Burada yüzlerce çocuk bilimle iç içe yaşıyor. Tüm bilgisayarlar onların hizmetinde. Her şeyi yaşayarak görerek öğreniyorlar. Bizim çocuklarla bu çocukların ayni imkanlarda eğitim gördüğünü söylememiz mümkün değil. Bu nedenle bu ülkelerle farkı kapatmak bir yana her gün daha gerilerde kalacağımız bilmek hiçte sır değil. Maalesef.

Mekanın terasında muhteşem Şikago manzarası bulunmakta. Burada bol bol resim çektirdik.

Bundan sonra hedefimiz buraya yakın olan akvaryum.
Shedd Akvaryumu


Chicago gezilecek yerler açısından ziyaretçilerine farklı seçenekler sunuyor. Shedd Akvaryumu da bu alternatifler arasında dikkat çekmeyi başarıyor. Dünyanın en büyük kapalı tuzlu su akvaryumları içinde bulunan Shedd Akvaryumu, 32.000 üzerinde canlıya ev sahipliği yapıyor. Balina, köpek balığı, yunus ve pinhana gibi çeşitli balıkları görebileceğiniz akvaryum içinde hediyelik eşya alabileceğiniz oldukça büyük bir mağaza da bulunuyor. Burası 1930 tarihinde açılmış. Şehrin tanınmış işadamı John Graves Shedd: akvaryum kurulması için 1924 yılında: 2 milyon dolar para bağışlamıştır. Tuvaleti mevcut.

Akvaryumun tekerlekli sandalye girişi güneybatı tarafında. Müze kampüsündeki işaretler sizi o girişe yönlendiriyor. İçinde engelli tuvaleti bulunmakta. Her bilet, akvaryum tiyatrosunda gösterilen 4 boyutlu filmlerden birini izlemek için bir geçiş içeriyor. Kesinlikle tavsiye ederim! Tekerlekli sandalyeler tiyatronun arka kısmında yer alıyor.

Burada görülmesi gereken yerlerin başında yer alan bu akvaryum her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun. İçinde birçok engelli tuvaleti var. Ayrıca gene her yerde olduğu gibi burada da bol bol  yeme içme yerleri bulunmakta. İlginç deniz canlılarını görmek için 3-4 saatinizi buraya ayırın.

Field Doğal Tarih Müzesi


Akvaryum çıkışı hedefimiz hemen yakında bulunan Grand park. Ama yol üzerinde bulunan bu müze binasını atlamak olmaz Naturel History Field Müzesi olarak isimlendirilir. Müzede 21 milyon yıl öncesine ait örnekler bulunmakta. Bunlar arasında özellikle geniş bir koleksiyon oluşturan “dinazor” iskeletleri görülmeye değermiş. Müzede, ayrıca: dünyanın dört bir yanından gelen elmas ve değerli taşlara ait geniş bir koleksiyon görülür.Müzenin diğer ilginç bölümü: Mısır uygarlığına ait 23 insan ve birçok hayvan mumyasının bulunmasıdır.Bu bilgileri size iletiyorum ama maalesef vakit darlığı (zira paramıza göre pek ucuz olmayan giriş ücretini ödemişken buraya uzun zaman ayrılması gerekir. Yoksa yarım saatlik bir gezi için bu parayı ödemek doğrusu gereksiz geliyor) nedeniyle içeri giremiyor, binanın resmini çekmekle yetiniyoruz.  İnşallah bir dahaki sefere.

Hedef hemen karşıdaki Grant park.
Grant Park



319 dönümlük park alanıdır. 1847 yılında yapımı tamamlanmıştır.1871 büyük yangınından sonra, şehrin bütün enkazı buraya gömülür. 1911 sonrası inşaat yapılmasına izin verilmeden kamuya açık hale getirilmiştir.

Maggie Daley, Millennium Parkı, Art Institute of Chicago, Buckingham Çeşmesi, botanik bahçesi ve Hutchinson Field gibi mekanları da içerisine alan Grant Park, yüksek binalarla çevrili şehre doğal bir enerji katıyor. Adı gibi gerçekten büyük bir alanı kapsıyor.

Dünyanın en büyük çeşmelerinden biri olan Buckingham Çeşmesi, parkın merkezinde yer alıyor. Fıskiyelerin yarattığı su gösterilerini ilgi ile izliyoruz Burada en çok vaktimizi. Bu ilginç havuzda geçiriyoruz ve bol bol resim çekiyoruz.

Parkın yolakları tekerlekli sandalye kullananlar tarafından tamamen erişilebilir durumdadır ve rampalar her merdivenin yakınında bulunmaktadır. Grant Park ayrıca Millennium Park alt parkına ev sahipliği yapmaktadır.

Bu arada müze tarafından girişte bulunan kulübede mola verip değişik ve güzel bir tadı olan hot doğ yemeği sizde ihmal etmeyin. Pişman olmasınız.

Millennium Park
Batısında Michigan Bulvarı, doğusunda Columbus Yolu, kuzeyinde Randolph Caddesi ve güneyinde Monroe Caddesi ile çevrelenen Millennium Park, şehrin sembolik buluşma noktaları arasında yer alıyor.  Michigan gölü kıyı şeridine yakın alanda kurulu yaklaşık 100.000 m2 alana sahip ünlü bir park. Üzeri parlak metaller ile çevrili olan Jay Pritzker Pavilion, fütüristik yapısıyla ziyaretçilerini büyülemeyi başarıyor. Aynı zamanda açık konser alanı olarak kullanılan Millennium Park avlusunda çeşitli etkinlikler de düzenleniyor.

Millennium Park, sezona bağlı olarak çeşitli sanat teçhizatlarının yanı sıra buz pateni ve patinaj pisti sunmaktadır. Park, her merdivene yakın rampa ve iyi korunmuş yürüyüş yollarıyla tamamen erişilebilir durumda olup rahatça gezilebilir.
The Crown Fountain : Parkın hemen girişinde meydanda 15 m. yüksekliğindeki duvarları, LED ekrandan yapılmış cam blok yapılı anıttır ; İspanyol Jaume Plensa tarafından tasarlanmıştır. Cam blokların yüzeyinde 1000 başarılı Şikago’lunun portreleri video olarak görüntülenmektedir. Zaman dilimleriyle bu portrelerin ağızlarından fıskiye ile su akar. Özellikle bu anı çocuklar kaçırmaz ve su altında eğlenirler. Su, akan hayatı sembolize ediyormuş..

Jay Pritzker Pavilion : Frank Gehry tarafından tasarlanan ve paslanmaz çelikten oluşan, park içinde bulunan bir konser alanıdır.4000′ i koltuk, 7000 kişide çimende oturarak büyük bir konsere ev sahipliği yapabilir. Ses akustiği gayet iyidir. Yerden yaklaşık 35 m. yükseklikteki çelik boru – kafes şeritler, konser alanının açıkta kalan (çim) kısmına arena havasını katar. Burası Grant Park Music Festival‘i ve Gospel Fest gibi ilk bahar ve sonbahar festivallerinde ücretsiz konserlere ev sahipliği yapar. Bizde gezimiz sırasında festivale denk geldik ve bu alanda konser izledik.

Cloud Gate (Bean)

Cloud Gate : İngiliz sanatçı Anish  Kapoor tasarımlı yapı, 110 ton ağırlıkta ve 60 x 30 m. boyutlarında. Sıvı cıva damlası görünümlü dev metal nesne, pürüzsüz yüzeyiyle ayna gibi gökyüzünü ve bulutları yansıtmakta. Bu alanda kendinizi de bulut ve gökdelen sulieti eşliğinde ölümsüzleştirebilirsiniz. Bu sanat eseri; ters duran bir fasulye tanesini andırıyor ve altından geçmek mümkün.

Millennium Park’ta bulunan bu devasa çelik fasulye (Bean) heykeli, hiç tartışmasız şehrin en dikkat çeken eserlerinin başında geliyor. Çevredeki gökdelenlerin siluetini yansıtan harika heykel, sıra dışı dizaynıyla göz dolduruyor. Chicago’yu ziyarete gelen hemen hemen herkes, Cloud Gate önünde fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmiyor. Tabi bizde eksik kalmadık ve bol bol resim çektik. Çok ilginç bir obje.

Navy Pier

Burası Şikago gezimiz boyunca en fazla uğradığımız yer. Akşam yemeklerini burada bulunan restoranlarda yemeği tercih ettik. Bilhassa akşamları cıvıl cıvıl bir yer.

Navy Pear: Michigan gölü kıyısında, yaklaşık 1 km. uzunluk , 90 m. genişlikte sahil şeridine ( iskele ) sahip dinlenme eğlence ve park alanı. İskele ilk olarak: 1916 yılında yapılmış. İskele, zamanında dünyanın en büyük iskelesiymiş. Dünya Savaşı gazilerinin onuruna “Navy Pier” olarak isimlendirilmiş.

1992 yılında başlayan yenileme çalışmaları, 1994 yılında tamamlanmış. Sonuçta, Chicago şehir alanında, çok başarılı bir eğlence merkezi ortaya çıkmış. Bölgeye: fast food büfeleri, dükkanlar, bir balo salonu, bir konser sahnesi ve kongre-sergi salonu dahil edilmiştir. Ayrıca: bir dönme dolap, bir IMAX sinema salonu, Shakespeare oyunları sergilenen bir tiyatro, Funhouse (çeşitli aynalardan oluşan) bir Chicago çocuk müzesi, Vitray Windows Smith Müzesi eklenmiş.

Chicago gezilecek yerler listenizde mutlaka bulundurmak isteyeceğiniz Navy Piyer’de, Cruise gemileri ile çeşitli gezilere katılabilir veya lunaparkta gönlünüzce eğlenebilirsiniz.Buraya mutlaka geçede gelmelisiniz. Renk cümbüşü, insan kalabalıklığı ve ışıl ışıl Şikago manzarası  ile ilginizi mutlaka çekecektir.

Polks Bros Park’ta bulunan çeşmeler yaz aylarında sıcaklardan bunalan çocukların serinleme yeridir. Eğer siz de sıcaklardan bunalırsanız çocuklar gibi bu çeşmelerin altında serinleyebilirsiniz. Bizde burada suların altında güzel zamanlar geçirdik.

Akşamüstü burada yapacağınız bir yürüyüş, güzel bir restoranda göl manzarası ve gün batımı eşliğinde yiyeceğiniz bir yemek ve sonrasında katılacağınız güzel bir etkinlik size güzel bir tecrübe yaşatacaktır.

Burası aynı zamanda liman olduğu için, bölgede tekneler aracılığıyla güzel bir nehir turuna çıkabilirsiniz. Bazı teknelerde romantik akşam yemeği yemek de mümkündür.

Tekne turu ücretleri:  Yetişkinler: 26 Dolar / 12 yaş altı çocuklar: 7 Dolar / 12 – 17 yaş arası çocuklar: 14 Dolar
Lincoln Park


Bu günkü gezimizin başlangıç noktası burası. Otelimizden sonra iki otobüs yolculuğu ile buraya ulaştık.

Lincoln Park Zoo – hayvanat bahçesi (ücretsiz), Lincoln Park konservatuarını, Theatre on the Lake – göl tiyatrosunu, Chicago History Museum, the Peggy Notebaert Nature Museum, North Avenue Beach ve Oak Street Beach plaj alanlarını, Lincoln park kültür merkezini, Alfred Caldwell Lily Havuzunu, Abraham Lincoln ve diğer heykelleri de içine alan çok geniş bir sahada yer almaktadır. İyi bir dinlenme alanı olduğu kadar, restoran, bar ve hayvanat bahçesi ile eğlence mekan.

Şehrin stresini atabilmek için de farklı alternatifler sunuluyor. Bisiklet parkurları, yürüyüş yolları, oyun ve dinlenme alanları sayesinde günün yorgunluğunu atmanız kolaylaşıyor. Her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun.  Daha doğal olan bu parkta gezinmekte rahat ve dinlendirici. Mutlaka gidin.
Lincoln Park Zoo



Zoo Park : The Association of Zoos and Aquariums (AZA) ” hayvanlar ve akvaryumlar birliği ” ne ait 35 dönümlük parktır. Kuruluşu 1868 lere uzanır. İçinde 200 tür ve 1000’in üstünde hayvana ev sahipliği yapar Lincoln Park içindeki tarihi hayvanat bahçesi, Chicago gezilecek yerler planınıza dahil etmek isteyeceğiniz lokasyonlar arasında bulunuyor. Haftanın her günü 10:00-17:00 saatleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebilen Lincoln Park Zoo’da goril, zürafa, zebra, aslan, maymun ve gergedan gibi farklı hayvan türlerini görebilmek mümkün oluyor.

Michigan Avenue-Magnificent Mile


Amerika’nın en göz alıcı bulvarlarından biri olan Michigan Avenue, John Hancock Center, Wrigley Binası ve Tribune Kulesi gibi yapılara da ev sahipliği yapıyor.

Madison Caddesini kuzey ve güney olarak bölen Michigan Meydanı’nın kuzey bölümünde bulunan ünlü Magnificent Mile üzerinde, gezebileceğiniz ya da alışveriş yapabileceğiniz çok sayıda galeri, butik ve lüks mağaza yer alıyor. Düz bir cadde olan caddeyi çeşitli zamanlarda bol bol gezdik.

Art Institute of Chicago


Müze; Grant Park içinde, S Michigan Avenue ve Adams Center bölgesinde yer alır.Müzenin girişinde: ziyaretçileri iki büyük aslan karşılıyor.

Dünya standartlarındaki müzelerden biri olan The Art Institute of Chicago‘da (Şikago Sanat Enstitüsü), geçmişi asırlara dayanan resim, heykel, dekoratif işleme, dokuma ve mimari çizim gibi sayısız eser yer alıyor. Şehrin en ünlü bu müzesinde, dünyanın dört bir yanından gelen sanat eserlerinin bulunduğu geniş bir koleksiyon sergilenmekte. Burada gezdiğimiz tek müze burası oldu. Mutlaka 2-3 saatinizi buraya ayırın derim. Giriş ücretli.

Tekerlekli sandalyeye uygun ve engelli tuvaletleri mevcut. Aslında Amerika için bunları belirtmemiz gereksiz ama alışkanlık işte.

John Hancock Merkezi & 360 Chicago



Fazlur Khan tarafından tasarlanan John Hancock Merkezi, 457 metre yüksekliği ile şehrin en çok ilgi çeken gökdelenleri arasında yer alıyor. İçerisinde dükkan, ofis, lokanta ve daire gibi sosyal alanlar bulunan binanın koyu renk çapraz çelik görünümlü tasarımı göz dolduruyor. Ziyaretçiler için hazırlanan 94. kattaki gözlemevi (360 Chicago), Chicago manzarasını 360 dereceyle izleyebilmenize de olanak tanıyor

 360 CHICAGO’nun manzaraları, binanın büyük göle daha yakın olması nedeniyle Willis Kulesi’nden daha etkileyici olduğu söylense de biz tercihimiz Willis’ten yana kullandığımızdan buraya çıkmadık.360 CHICAGO tekerlekli sandalyeye erişilebilir. CityPASS olmadan giriş ücreti yetişkinler için 20 $ ‘dır.Buraya çıkmadık ama hemen yakınında bulunan The Cheesecake  factory’de nefis bir c cheesecake  yemeden geçemedik. 250 çeşit menü içinde yaklaşık 50 çeşit cheesecake ve tatlı çeşidi bulunmakta. Menüdeki kalorilerine fazla takılmayın, bir daha nerde yiyeceksiniz. Hem bol bol dolaşıyorsunuz bu kalörileri rahatça yakarsınız. Tavsiye ederim.

Willis Kulesi & Skydeck Chicago


Şikagoda görmeyi önceden planladığımız bina burası. Şehirdeki görülmesi gereken yerlerin en üst sırasında bulunan Willis Kulesi, eski adıyla Sears Tower dünyanın en yüksek gökdelenlerinden biridir. 440 metre yüksekliğindeki 110 katlı bu gökdelen içerisinde çeşitli ofisler yer almakta, fakat turizm açısından önemli kısmı olan Sky Deck katı gökdelenin yani gökdelenin teras bölümü 360 derecelik Şikago manzarasına sahiptir.

Şikago’yu ayaklarınızın altında hissetmek ve bulutsuz günlerde çevredeki dört eyaleti de görmek mümkünmüş. Bu terasta kuş bakışı seyir keyfi yaşamak istiyorsanız biletinizi önceden ayırmalısınız. Aksi takdirde sırayı görüp vazgeçebilirsiniz. Özellikle yaz aylarında hafta sonları öğle saatlerinde çok uzun bir kuyruk oluşmaktaymış. Biz Haziran ayı başında oradaydık. Gene de kuyruk vardı. Herhangi bir öncelik olmadan sıraya girdik.  70 saniyede zeminden Skydeck’e çıkan asansör ile tepeye çıktık.   

Yukarıdaki seyir katının her bir yönünden şehri rahatça izledik. Bol bol resim çektik.

103.kat ve 412 yükseklikteki  Skydeck, camlı gözlem alanından, kentin batıda kalan kısmını yarım daire alanı olarak ayaklarınız altında izleyebiliyorsunuz. Sizi gökyüzü ile buluşturan ve tamamı dayanıklı camlardan imal edilen Skydeck gözlem bölümü, şehri kelimenin tam anlamıyla ayaklarınızın altına seriyor. Skydeck tekerlekli sandalyeye açıktır. 2009’da eklenen “The Ledge”, Skydeck’in en çok konuşulan özelliği. Binanın yanından dört metre uzanan üç cam kutu, ziyaretçilere Wacker Drive üzerinden camın üzerinde dururken (veya otururken) inanılmaz fotoğraflar çekmenize izin veriyor. Aşağıdaki caddenin 1,353 fit yüksekliğinde cam bir kutuya ağır bir tekerlekli sandalye götürmek konusunda endişe ediyorsanız, güvende! Cam zemin yaklaşık 5 ton ağırlığa sahip olabilir ve kimse henüz düşmemiş. Tabi bu kadar meşhur olunca buraya girmek ve resim çektirmek için epey bir zaman beklemeniz gerekiyor. Ama beklemeye değer bir yer. Zaten sadece resim çektirebiliyorsunuz. Fazla etrafa bakma zamanınız yok.

Cam kabin içerisinde kuş bakışı şehri izleyebileceğiniz bu gökdelen içerisinde aynı zamanda bir kafeterya ve hediyelik eşya dükkanı var.  Biz gene de belirtelim. Burada da engelli tuvaleti bulunmaktadır.

2009 yılında Londra merkezli sigorta şirketi “Willis Group Holdings” binanın bir kısmını kiralamış ve binanın adlandırma hakkını elde etmiştir. Önceleri “Sears Tower” olarak bilinen bina , 16 Temmuz 2009 tarihinde, resmen “Willis Tower” adını almıştır .Bu gün için ABD nin en yüksek 2.binasıdır..Uzun süre (1998′ e kadar) dünyanın en yüksek binası olma rekoruna da sahip olmuştur. Lüks ofisleri ve daireleri ile şehrin prestij merkezleri arasında gösteriliyor

Kulenin tepesinde uçakların binayı fark edebilmeleri için iki tane büyük anten yapılmıştır. Bu antenler özel günlere göre kırmızı veya yeşil renkte yanmaktadır. Sevgililer Günü, Bağımsızlık Günü, Kansere Karşı Koy gibi gün ve etkinliklerde kırmızı renkte, Dünya Günü, St. Patrick’s Günü gibi günlerde de yeşil renkte yanmaktaymış.

Yazları ; saat 09.00-22.00 , sonbahar & kış ; 10.00-20.00 arası ziyarete açık. Giriş 19 dolar.
Şikago belirttiğim gibi mutlaka görülmesi, yaşanması gereken bir şehir. Her yönü ile tekerlekli sandalyeye uygun. ABD seyahati planlıyorsanız mutlaka bu şehri gezi planınıza koyun. Fırsatım olursa tekrar girmeyi isterim.