All Posts By

engelsizseyyah

Engelliler için İstanbul Akvaryum

By Engelli Seyyah’dan No Comments

İstanbul Akvaryum; Dünya denizlerinde yaşayan balık türlerinin içinde bulunduğu, kendi türündeki akvaryumlarla kıyaslandığında; gezi güzergahı, temalandırma, interaktiflik, yağmur ormanı ve yeni nesil teknolojisiyle dünyanın en yenisi olduğu söyleniyor. Şu an nufusu 17.000.
Coğrafi bir rotayı takip ederek Karadeniz’den Pasifik’e uzanan toplam 17 tema ve 1 adet yağmur ormanından oluşan güzergahta yolculuk yapıyorsunuz.Alanların temalandırılmasında o alanın kültürel, coğrafi, tarihsel ve mimari özellikleri, buna uygun dekoratif unsurlar, interaktif oyunlar, filmler ve alan hakkında detaylı bilgilerin verildiği görsel grafikler yer alıyor. Alanların, ses ve ışıklandırma sistemleri de bu temalandırmaya uygun olarak düzenlenmiş.

Otoparkta engelli araçlar için yer ayrılmışsa da tüm otoparklardaki sorun burada da bulunmakta yani otopark korunmadığından diğer araçların park etmesi sonucu yer bulmakta sorun yaşanmaktadır. Akvaryum gezi için tekerlekli sandalyeye uygundur. Rahatça gezebilirsiniz. Belli oranda (Yaklaşık % 40)indirim yapılmaktadır. Amazon ormanında gezebiliyorsunuz ama köpekbalıkları ile dalış yapabilirimsiniz bilmem. Ben denemedim. Ama engelli olarak belli bir eğitim ile dalış yapmanız mümkün. Zira sitesinde engel bir durum yok. Sadece 14 yaş ve sağlık raporu isteniyor. Deneyen olduysa veya olursa haber versin. 30 dakikalık dalış aktivitesi sonrası dalış yapanlara İstanbul Akvaryum dalış sertifikası da veriliyor.
Akvaryum içindeki mağazadan alışveriş yapabilirsiniz.

Engelliler için Porto

By Yurt Dışı Seyahatler No Comments


Portekiz’in güzel şehri Porto’dayız. İlk olarak şunu söyleyeyim. Burada yaşayan engellilere Allah kolaylık versin. Sahil şeritleri hariç şehirde düz yer yok gibi. Bizde bu nedenle epey zorlandık gezerken. Yanınızdaki refakatçinin güçlü olmasında yarar var. Bu nedenle şehri gezerken en üst noktasından başlayın ve aşağıya doğru inin. Dönüşü ise ulaşım araçları ile yapın.

Metronun belli durakları uygunmuş ama ben genellikle şehrin üst tarafında gezmeyi tercih ettiğimden hiç metro kullanmadım. Otobüslerinde bir kısmı engelliye uygun ve belli saatlerde rahatça binilebilir. Biz 3 kişi olduğumuzdan ve fiyatları da uygun olduğundan taksi kullanmayı tercih ettik. Taksi şoförlerinin önemli kısmı yaşlı insanlar. Asık suratlılar ama ters davranmıyorlar. Hiçbir taksiden olumsuz bir davranış görmedik. Bu arada burada engelliye uygun olan araçlarda var. Aslında bir taneymiş. Geç fark ettik ama otel çıkışında onu çağırdık. Normal taksi ücretinde ama iniş biniş daha rahat. Bu arada bir not sahibi olan insan “enişte” çıktı. İyi kötü konuşabildik. Kaldığınız zaman otelinize söyleyin bu aracı çağırsınlar. Telefonunu da alıp gerektikçe arayabilirsiniz. Taksi ücretleri uygun, ortalama 5-6 euro verdik.

image1
image5
image4
image3
image2

Bu arada geldiğimiz gün önemli bir sürprizle karşılaştık. Booking com’dan ayırttığımız apart bizi muhteşem bir merdiven ile karşıladı. Kalmamız imkansızdı. Booking com’u aradık ve yardım istedik. Serin bir havada, akşam saatlerinde, dilini bilmediğimiz yabancı bir şehirde(zaten yerli halk pek İngilizce bilmiyor)  endişe ile bekledik. Neyse booking.com yetkilisi saatler sonra biz yer buldu. Ama hem fark verdik hemde mecburen merkeze nispeten uzak bir yerde kaldık. Bu durum taksi paramız yansıdı. Siz siz olun sitedeki “engelliye uygun” ifadesi ile yetinmeyin. Mutlaka booking.com yetkilisini araya sokun. Ben rezervasyon sırasında “we have one disabled person with his wheelchair. İs your hotel suitable for it ? Espcially, no stairs and doors are wide enough for wheelchair.” Notunu yazdığım ve olumsuz yanıt almamanın rahatlığı ile temas kurmadım ama hata yaptım. Bu arada böle olumsuz bir durumda fiyat farkını karşılatırız diyen booking.com bu taahhütüne uymadı. Yani mutlaka bu konuda kesin emin olmadıkça yola çıkmayınız.

Bunun yanında gezi planlamaları yaparken istifade etmeyi düşündüğüm Hop on hop off otobüsünde de bir sürpriz yaşadım. İlk gün bindiğim otobüsün rampası yoktu. Halbuki tanıtımlarında tüm otobüslerin engelliye uygun olduğu yazıyordu. Bu nedenle turu bitirene kadar araçtan inmedik. Otobüs şoförleri beni gördüklerinde pek hoşnut olmuyorlardı. Bu nedenle huzurlu bir gezi olmadı. Çoğu durakta bu nedenle inmemeyi tercih ettik. Sonuçta işlerini yapıyorlar ama dediğim gibi memnuniyetsizlikleri gözlerinden okunuyordu. Bu otobüsleri daha evvel kullandığım Barselona da hiç böyle olumsuzluk yaşamadım. Ama gene de bunları tercih edin. Ben yaşadığım sıkıntıları aynen şirket yetkililerine bildirdim. Belki şoförlerine gerekli ikazları yaparlar.

image8
image7
image6

Bu arada hemen yazayım. Bu işi yapan birkaç firma var. Hatta bazılarının renkleri dahi ayni. Siz siz olun kırmızı otobüslerden üzerinde “Gray Line” yazanı kesinlikle tercih etmeyin. Adamlar engelli bölümüne katlanır 4 adet koltuk koymuşlar. Buraya normal yolcular haklı olarak oturduklarından, otobüs şoförü sizi araca almıyor. Söylendiğinizde ise “yetkililere şikayet edin” diyorlar. Bizim bilgisizliğimize geldi bilhassa Lisbon’da sıkıntı yaşadık. Sarı ve mavi renklilerde var ama onları incelemedim. Mutlaka engelli yerlerine bakmadan bilet almayın. Katlanır koltuk varsa o şirketten uzak durun. “engeiliyle uygun” denilen ve üzerinde engelli işareti bulunan otobüslerin bu uygulaması yanlış. Engelli insanları resmen kandırıyorlar. Bu konuda da şikayetimi bildirdim. Artık ne kadar değer veririler bilmiyorum.

Portekiz’in en güzel şehirlerinden bir olarak kabul edilen Porto’yu bahar aylarında gitmekte yarar var.Tabi bu benim gibi sıcağı sevmeyenler için geçerli. Yazın sıcaklık 40 derece oluyormuş. Yanınızdan şemsiyeyi eksik etmeyin. 12 bölgeden oluşan Porto’nun gezilecek yerleri 1.bölgede yer alıyor. Porto diğer şehirlere ve Lisbon’a göre ucuz bir şehir. Otel fiyatları da makul. Porto şehir merkezi 1996 yılından beri UNESCO Dünya Kültür mirası listesinde yer alıyor. Porto bir sahil şehri. Foz bölgesi Atlantik okyanusunu kıyısında yer alıyor. Bende ilk defa bir okyanusu burada gördüm.

image7
image9

Şimdi şehrin önemli yerlerini bir bir engelli gözü ile incelemeye başlayalım.

Aliados Meydanı

Yukarıdan aşağıya doğru bir eğime sahip olan Portonun en önemli meydanı. Yukarı bölümünde Meclis binası bulunmaktadır.Orta bölümü yayalara ayrılmış olan meydanın bu bölümünde sandalyeniz ile gezinebilir tarihi dokuyu ve atmosferi yaşayabilirsiniz. Porto gezintinizin başlangıç noktası olarak meclis binasının önünü seçerek yüksekten aşağıya doğru inmeye başlarsınız.

image14-3
image13-2
image12-2
image11-2
image10-2

Ribeira Bölgesi

Bu bölgeye ana yola (hop on hop off güzergâhından) en az meyilli yolundan ulaşmanız gerekmektedir. Zira inişler oldukça dik ve Sandalye için tehlikeli olabilir. Taksi ile gelirseniz aşağıya kadar indirmesini isteyiniz. İndikten sonra düz bir sokakta bir tarafta Douro nehri diğer tarafta rengârenk evleri seyrederek güzel bir gezinti yapabilirsiniz. Buradan ünlü demir köprüyü ve karşı sahilde bulunan Gaia’yı seyredin. Yol boyunca sıralanan kafelerin birinde mola verebilir, hediyelik eşya dükkanlarını gezebilirsiniz. Mutlaka gidilmesi gereken bir bölge. Buradaki lokantaların birinde Portekiz’in ünlü yiyecekleri olan Francesinha ve Bacalhau’nun tadına bakabilirsiniz. Bu bölgede uygun tuvalete rastlamadım, bilginiz olsun. Burası da UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alıyor.

image16
image15
image19
image18
image17

Balhao Market

Aliados meydanından Caterina caddesine gidilen güzergahta yer alan bu kapalı Pazar yerini rahatça gezebilirsiniz. Hediyelik eşyanızı alabilir, yerel lezzetlerden tadabilirsiniz. Burada engelli tuvaleti bulunmamaktadır. Genel tuvalete gitmek zorunda kalırsanız ağır bir kokuya katlanmanız gerekmektedir. Maalesef gerçek, zira temizlik yok denecek kadar az. Zaten Porto gezinizde tuvalet ihtiyaçlarınızı iyi belirlemeniz gerekiyor.

image20

Katedra (SE)

Kadetral’in içine girmek mümkün olmasa da önündeki terastan enfes Porto ve Gaia manzarası seyredebilirsiniz. Kadetral’in içini benim gibi eşimin çektiği video’dan seyredebilirsiniz. Teras bölgesi düz ve sandalyeye uygun. Burada gezinerek hem kadetrali, hem de manzarayı seyredebilirsiniz. Hop on Hop off güzergahında bulunmaktadır.

image25
image23
image24
image22
image21

Clerigos Kulesi

Hop on Hop off güzergahında yer alıyor. Normal yoldan gelirseniz dik bir yokuşu göze almanız gerekir. Bu nedenle gezi otobüsünün asık suratlı şoförüne katlanmak seçeneği daha akıl karı. Biz dik yokuşu göze aldık ve bayağı yorulduk.Buradan yokuş aşağıya inip Lello kitapçısına ulaşabilirsiniz. Bu kule 1763 yılında inşa edilmiş ve 76 metre yükseklikte. Merdivenle çıkıldığından sadece önünde resim çektirmekle yetindik. Eşim bile 240 basamağı göze alamadı.

image28
image27
image26

San Francisco Kilisesi ve Borsa Sarayı

Güzergaha olan uzaklığı ve uzaktan görünen haşmetli merdivenleri nedeniyle sadece uzaktan seyretmekle yetindik. Engelliye uygunluğu veya tuvalet konusunda bilgi edinemedim. Zaten sanırım sizde buraları gezmeyi zorunlu olarak düşünmezsiniz.

Sao Bento Tren İstasyonu

Mutlaka görülmesi gereken 10 yerden birisi.20.000 mavi çinili fayansla Portekiz tarihi anlatılıyor. Ana kapısı merdivenli ama yandan düz ayak girişi mevcut. Salonda düz ayak. Rahatça gezebilirsiniz. İlginç bir yer. Bol bol fotoğraf çekin.

image32
image31
image30
image29

Foz Bölgesi

Tur otobüsü ile ulaşabileceğiniz Atlantik okyanusu kıyısı. Şehrin düz bölgesi. İlk durakta inin Kıyı boyunca sandalye ile rahatça gezebilirsiniz. İsterseniz ana yoldan isterseniz okyanusa daha yakın olan kıyı boyunca yapılan beton yoldan gidebilirsiniz. Burada yer alan kafelerde mola verip dinlenebilirsiniz. 3 km.lik yol üzerinde şehir parkı, akvaryum, quijo kalesi, Sao Joao Baptista kalesi ve passeio Alegre parkını görebilir, gezebilirsiniz. Orada olduğumuz gün deniz bol dalgalıydı. Muhteşem bir görüntü vardı. Yol üzerinde paralı tuvalet kabini vardı.İçine girmedim. Mutlaka gezilmesi gereken bir bölge. Mutlaka gidin ve bir okyanus ile buluşun.

image37
image36
image35
image34
image33

Lello Kitapçısı

Clerigus kulesinden tatlı bir meyille aşağıya doğru ilerleyin. 1906 yılında yapılan nefis bir yapıt. Giriş ücretli. Engelli olarak bu parayı vermeye gerek yok. Dışarıdan gördüğünüz kadar yerde gezebilirsiniz. Ama bu bile kalabalıktan zor olabilir. Merdivenlerden çıkamayacağınız için dışarıdan seyredin ve fotoğraf çekin.

image41
image40
image39
image38

Gaia Bölgesi

Portoda bulunan Douro nehri şehri ortadan bölüyor gibi gelebilir. Ancak karşı kıyı artık Porto değil.Başka bir şehir adı Gaia. Tur otobüsü ile ulaşabilirsiniz.Burada da yol boyunca sandalye ile rahatça gezebilir, nehri, nehirdeki eski şarap teknelerini, Louis köprüsünü ve karşıda bulunan muhteşem manzarası ile Ribeira bölgesini ve tarihi evlerini seyredebilirsiniz.

image46
image45
image44
image43
image42

Burada bir çok şarap fabrikası ve şarap mahzenleri ve kafeler bulunmaktadır. Bunları birisine girdim. Girişte lift bulunmakta.Şöyle bir dolaşabilir, alış veriş yapabilirsiniz. Şarapları tatmak ücretli. Bu konuda fazla bilgim olmadığından tatma işlemi yapmadan, benim gibi önünde bulunan kafede oturup bir şişe şarap açtırabilirsiniz.

image48
image47

Yarım günü burada rahatça geçirebilirsiniz. Burada bulunan ve tekerlekli sandalyeye uygun önlemlerin alındığı teleferiğe binip biraz daha yukarıdan bu eşsiz manzaraları görme imkanınız olabilir.

image51
image50
image49

Seealves Museum ve Parkı

Tur otobüslerinin güzergâhında bulunan bu müze ve bahçesi tekerlekli sandalyeye uygun. Meraklı iseniz belli bir ücret karşılığında bu müzeyi ve bahçesini gezebilirsiniz.

Santa Caterina Caddesi

Şehrin trafiğe kapalı ve ünlü bir caddesi. Hafif bir meyil var ancak fazla yormuyor. Bu cadde üzerinde yukarıda bahsettiğim dünyaca ünlü Majestic kafe, mavi cinili Almas Şapelini, Carmo ve Carmelitas kiliselerini görebilirsiniz. Ayrıca cadde üzerinde popüler mağazalar bulunmaktadır.

image52

Fado

Portekize gelipte “fado” dinlemeden olmaz diyerek adını daha önceden not aldığımız Guarny adlı (1933 yılında kurulmuş)mekana gittik. Mekan düz ayak ve tekerlekli sandalyeye uygun. Hem yemek yedik hem de bir kadının söylediği şarkıları dinledik. Fiyatlar makul geldi.Adam başı 20 euro. Fado kelime anlamıyla tam olarak bilinmese de “kader””alınyazısı”olarak tercüme edilebilir. Denize açılan Portekizlileringeride bıraktıkları eş veya yakınlarının onları bekledikleri uzun zaman boyunca yaktıkları ağıt olarak anlatılıyor.Açı, hüzün, isyan ve özlem hepsinin bir karışımı. Şarkıları söyleyen “fadista” (fado söyleyen kişilere verilen ad buymuş) tamamı nerdeyse siyah elbiselerle sahneye çıkıyor ve her şarkıdan önce şarkının hikayesini anlatıyor. Gitmişken, fazla pahalı olmadığı da düşünülerek eksik kalmasın derim.

image55
image54
image53

Burada bulunan ünlü tramvaylar tekerlekli sandalye için uygun değil. Sadece önünüzden geçerken seyrediniz. İlginç bir rotası olduğu söylenen bu tramvaylara binememek şehrin tarihi dar sokaklarını görememek yönünden bir kayıp sayılabilir. Siz yakın bir kafede dinlenirken, refakatçinizin bu ünlü tramvaya binebilir. Her zaman belirttiğim gibi ben yazılarımda mekanlar için kısa bir bilgi vermekle yetinmekteyim. Zira asıl amacım mekanların tekerlekli sandalyeye uygunluğunu ortaya koymaktır. Bu mekanlar hakkında bilgiyi bir çok gezi sitelerinden çok daha detaylı olarak alabilirsiniz.Sonuç olarak Porto yukarıda bahsettiğim iniş çıkışları nedeniyle yaşaması zor ama, iyi bir güzergah planlaması ile tekerlekli sandalye gezilebilecek güzel bir şehir.

Santa Caterina Caddesi

Engelliler için Ağva

By Kısa Kısa İstanbul No Comments

Ağvaİstanbulun doğasıyla ünlü sahil kasabası. Göksu ve Yeşilçay derelerinin ortasında bulunan belde İstanbul’un Batı Karadeniz’e doğru uzanan kıyı şeridi üzerinde yer alıyor. İstanbul merkeze 97 km uzaklıktaki Ağva’ya, büyük bir bölümü otoban olan yoldan ulaşılabiliyor. Özel aracınızla gidecekseniz Ümraniye-Şile yolunu takip edin. Şile’den sonra, Ağva’ya giden sahil yolunu kullanarak, Kabakoz, İmrenli, Akçakese ve Kurfallı güzergahını izleyin. Toplam bir buçuk saatte Ağva’ya ulaşabilirsiniz.

Ağva kasabasını ve dere kenarlarını tekerlekli sandalye ile gezebilirsiniz. Aracınızı park edecek yeri hafta içinde bulabileceğinizi sanıyorum.Dere kenarındaki bir tesiste oturabilir, yemeğinizi yiyebilir veya kahvenizi içebilirsiniz. Etrafta engelliye uygun tuvalet göremedim. Bu nedenle gezinizi fazla uzun tutmayın. Engelliye uygun bir otel olduğunu da duymadım. Gecelemek niyeti ile gitmediğimden geniş araştırma yapmadım.Ama genel bilgim dahilinde butik otellerin tekerlekli sandalyeye uygun olmadıklarını tahmin ediyorum.Siz bulursanız haber verin de buraya ilave edelim.

Günü birlik gidin gezin görün. Beğenirseniz ve bu yolu bir daha göze alırsanız (ben alamayacağım) istediğiniz kadar da gidin.  Yol ormanların içinde güzel manzaralı ama dar ve bolca virajlı.

Engelliler için Truva Antik Harabeleri

By Yurt İçi Seyahatler No Comments

Önemli bir antik kent olan Truva antik kenti girişinde park sorunu yaşamadım. Giriş tekerlekli sandalyeli engellilere ve refakatçileri için ücretsiz. Antik kentin belli bir kısmını tekerlekli sandalye ile rahatça gezebilirsiniz.(Truva tahta atının bulunduğu bölgeyi) Ancak antik şehir harabelerini  tek başına gezmeniz tekerlekli sandalye için uygun değil. Kuvvetli bir refakatçiye ihtiyaç duyabilirsiniz. Ancak bu da belli yerlere ulaşmak için diğer yerlere ulaşmanız ise  mümkün değil. Zaten bu tip antik kalıntıların bulunduğu yerleri tam olarak gezmeniz genel olarak her yerde imkansız.

Tahta atı ile tanınan bu bölgeye ulaşım ve park sorunu yaşamadım. Giriş tek.sandalyeli ve refakatçisi için ücretsiz. İçeride önemli bir kısmının tek.sandalye ile rahatça gezebilirsiniz.

Engelliler için İstanbul Sapphire Terası

By Kısa Kısa İstanbul No Comments

Bina, günümüzde Türkiye’de yer alan en yüksek bina ünvanını taşımaktadır. Binanın yüksekliği tam olarak 236 metredir.İstanbul Sapphire binası Avrupa’da ki Shard Long Bridge adlı binadan sonra en yüksek 2. binadır. Binanın toplamda 10 katı zeminin altında yer almak üzere 66 kat mevcuttur. Binanın üst kısmında yer alan seyir terasından şehrin büyük çoğunluğunu görme imkanınız bulunmaktadır. İstanbul’u havadan izleme şansını yakalayabilirsiniz. Seyir terasının giriş ücretleri ise iki parça halindedir.

Seyir terasında yer alan gözlem aletlerinin farklı bir ücreti bulunmaktadır. Ücretler 15 TL ile 23 TL. arasında değişmektedir. Sadece İstanbul manzarası ile ilgilenen öğrenci, öğretmen ve 65 yaş üzeri bireyler 15 TL olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda öğrenci, öğretmen ve 65 yaş üstü bireyler 23 TL ödeyerek hem İstanbul manzarası hem de teras bölgesinde yer alan aletleri kullanma hakkına sahip olmaktadırlar.Diğer bireyler ise sadece İstanbul manzarası için 23 TL, hem aletler hem de manzara için ise 28 TL ödemelidirler. Engelliler için belli oranda indirim var. Gökdelende bulunan AVM de engelli tuvaleti bulunmaktadır

Seyir terası tek.sandalyeye uygun. İstanbul’u seyretmek için uygun bir yer. Asansörle rahatça seyir terasına ulaşabilirsiniz. 

Gökdelenden çektiğim resimlerin bazıları aşağıdadır.

Engelliler için Eskişehir

By Yurt İçi Seyahatler No Comments

Kısa bir süre kaldığım şehirde sizlere çok genel bilgiler verebilirim. Şehrin önemli  yerlerinin bulunduğu ve oldukça hareketli olan Porsuk nehri kenarında park yeri bulmak zordu. Bu nedenle uygun ama resmi bir binanın önünde  park etmek zorunda kaldık.Ancak çevredeki resmi görevliler engelli olduğumu görünce anlayışlı davrandılar. Nehir kenarında  tekerlekli sandalye ile rahatça gezebilirsiniz. Bu bölgede alt yapı genellikle uygundu. Şehre belediyecilik anlayışı ile damgasını vuran ayni zamanda üniversitede hocam olan Sayın Prof.Dr.Y.Büyükerşen sanırım bu konuda da hassasiyet göstermiş. Ancak nedense bunun daha ileri derecede olacağını düşündüğümden az biraz hayal kırıklığı yaşadığımı söylemeliyim.Nehirde tur atan Esbot’lar gördüğüm kadarı ile engelliler için uygun değildi .Ayrıca şehir içi ulaşımında belediye bir adet engelliye uygun otobüsle hizmet verdiğini belediyenin web sayfasından öğrendim. Bunun dışında engelli ulaşımına dönük faaliyet bulamadım. Şehrin önemli turizm bölgesi olan Odun pazarı semtinde uygun bir alt yapı olmadığından arabadan bile inemedim. Bu nedenle bu bölge hakkında fazla bilgi sahibi olamadım. Kısa bir süre kaldım ama daha uzun bir süre kalmamı gerektirecek engelliye uygun yerler bulabileceğim mekanların varlığı konusunda tereddütlerim oldu. Sizde ayıracağınız bir günde şehrin gezilmeye uygun yerlerini görebilirsiniz.

Engelliler için Bozcaada

By Yurt İçi Seyahatler No Comments

Özel aracınızla veya aracınızı Geyikliye park edip tekerlekli sandalye ile feribot’a binip adaya ulaşabilirsiniz. Ancak aracınızla gitmeseniz adadaki geziniz ilçe merkezi ile sınırlı kalabilir. Zira İlçenin dışında olan plajlara ulaşmak için bir araca binmek gereklidir. Dolmuş minibüslere binmek her yerde olduğu gibi burada da  mümkün değil. Taksi ile gitmek mümkün ama bunun yerine iskeleye kadar geldiğiniz aracınızı feribot’la geçirmek daha hesaplı olur. Plajlara ulaştıktan sonra plajın uzunluğu ve kumsalın genişliği nedeniyle denize girmek çok zor. Plajlarda tekerlekli sandalye için hiçbir alt yapı yok.Kalmak için Uygun tesiste bulmak çok zor ve pahalı olabilir. Gece kalmak niyeti ile gitmediğimden uygun tesis konusunda tam bir bilgi sahibi olamadım. Ama gördüğüm kadarı ile oteller butik tarzında olduğundan tekerlekli sandalyeye uygun olmadıkları dışarıdan belli oluyor. Birkaç tesiste aldığım yanıtlar beni yanıltmadı.Genede yanlış bir bilgi vermemek uğruna Booking.com sitesinden “engelli konuklara uygun” filitresi ile arama yaptım. Sadece 3 tesiste engelli konuklar için olanaklar (!) ifadesi bulabildim. Bunlarında resimlerinden edindiğim kanaat olanakların biraz zorlama ile sağlanacağı yönünde oldu. En iyisi günü birlik gidin, adayı aracınızla dolaşın,  yemek yiyin, denizi seyredin. İlçe içinde, çarşısında tekerlekli sandalye ile gezebilir, alışveriş yapabilirsiniz. Sokaklarda gezinmek parke taşları nedeniyle biraz zor olabilir.

Aracınızla rahatça adaya ulaşabilirsiniz. Ama denize girmek çok zor. Uygun tesiste bulmak zor. En iyisi günü birlik gidin, adayı aracınızla dolaşın,  yemek yiyin. Çarşısında tek.sandalye ile gezebilirsiniz.

Engelliler için Asos

By Yurt İçi Seyahatler No Comments

Araç parkının nerdeyse imkansız olduğu Assos’a  dik yokuştan araçla inebilirsiniz ama engelli plakalıda olsa aracınızı park edemezsiniz.Zira yer bulamasınız.Assos’un içinde zaten kısa olan sahil şeridini tekerlekli sandalye ile rahatça gezebilirsiniz. 

Behramkale’de ise aracınızı şansınız varsa park edebilirsiniz kahvesinde oturup çay içebilirsiniz. Harabeleri gezmek mümkün değil..En tepedeki bulunan Athena Tapınağı kalıntılarının bulunduğu müzeyi  gezmek mümkün değil.Uzun bir tatil yapamayacağınız bu bölgeyi görmek için günübirlik bir gezinti yeterli olabilir. Denize girmek mümkün değil.

Sokak ağızı – Kadırga koyu

Bölgede bulunan Sokak ağzı yerleşiminde park yeri bulabilir ve kumsalı dar olan sahilinde denize girebilirsiniz.  Bazı tesislerde şartları tam olmasa da kalabilirsiniz.

Kadırga Koyu

Kadırga koyuda bölgenin güzel yerlerinden. Burada bölge düz olduğundan kalabilecek tesis bulmanız mümkün.Tam olarak ihtiyaç karşılamasa da bazı tesislerde geceleyebilirsiniz. Bu bölgedeki gezinizde gecelemek planınız varsa burayı tercih edebilirsiniz. Kumsalı geniş olduğundan ve tekerlekli sandalye için herhangi bir yardımcı araç bulunmadığından kuvvetli bir refakatçi ile denize ulaşabilirsiniz.Adatepe ve Yeşilyurt köylerinide arabanızdan inmeden gezebilirsiniz. Manzara çok güzel. Buralardaki oteller yerleşim yerinin özelliği nedeniyle  kalmanız için uygun değiller.

Engelliler için Olimpiyat Stadı – Teşekkürler Tolga Yazıcı

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Stat otoparkındaki engelli otopark korumasız olduğundan yer bulmak önemli sorun. Gerek park yeri sorunu ve gerekse içeri girişteki sorunlar  yetkili kurumlarla yazışmalar, görüşmeler ve Stad yetkilisi Tolga Yazıcı’nın gayretleri ile  ile giderilmiştir.Girişte engelli ve refakatçisinden ücret alınmamaktadır. Düz girişle ulaşılan tekerlekli sandalyeliler için çizgilerle yer gösterilmiştir. Ancak ön sıradaki seyirciler ayağa kalktığından tek.sandalyeliler maçı izleyememekteydi. Bu konudaki girişimlerimden aşağıda da görüldüğü gibi olumlu bir sonuç alınmıştır.Bu sonuç alınmasında Stat yetkilisi Tolga Yazıcı’nın rolü büyüktür. Keşke her yetkili bu şekilde davransa. Öncelikle bu olumsuz durumları 2011 yılında aşağıdaki yazı ile başbakanlığa ilettim

“Halkla İlişkiler DAİRE BAŞKANLIĞI06 Şubat 2011 Pazar 19:14Sayın Yetkililer;Ben tekerlekli sandalyede yaşayan bir engelli olarak İstanbul Olimpiyat stadında yaşadığım sıkıntıları size bildirmek için bu yazıyı yazıyorum. Bu yazının birer örneğini ulaşabildiğim her makama iletmek istiyorum.Tüm mevzuatı, ayırımcılığı, hani şu son değişiklikle anayasamıza giren pozitif ayırımcılığı bir yana koyuyorum. Ben sadece çektiğim sıkıntıyı 21.yy Türkiyesinde bir maç izlemek için yaşadığım sıkıntıları yazmak istiyorum. Yani bir insan olarak yaşadıklarımı yazmak istiyorum.Geçen Pazar Beşiktaş- İbb maçını izlemek istedim. Bunun için önce stadı aradım, özürlü otoparkı ve giriş işlerini öğrenmek istedim. Bizler önceden sormadan bir yere gidemeyeceğimizi çoktan öğrenmiş kişileriz. Telefona çıkan yetkili Özürlü araç otoparklarının olduğu, M kapısından da giriş yapabileceğiniz söyledi. Bende saf bir vatandaş olarak buna inanarak, oğlumu da alarak stadın yoluna düştük. O stada ilk defa  gidiyordum. Herkes gibi sıkıntılı bir yolculukla stada ulaştık. Resmen arabanın tepesine kadar çamura bulaşarak araçların park edildiği yere ulaştık. Park dolu , yetkili bulmak mümkün değil. Zor bela birisini bulduk o kimse “Özürlü parkı olmadığını bulabilirsem bir yere park etmemi söyledi. Yüzlerle araç zaten park etmiş bir damla yer yok. Neyse ki o şahıs bizi genel otoparka soktu, zira diğer araçları artık oraya almıyorlardı. Yarım saat dolaştık zor bela kenarda köşede uygun  olmasa da bir yer bulduk. Hava soğuk yağmurlu yerler balçık, ve park ettiğimiz yer stada  epey uzak. Madem geldik devam edelim dedik. Oğlum bin bir güçlükle yarım saate yakın uğraşla stadın yakınına getirdi. O da ne M kapısın bulduk ama ne mümkün kapıya yaklaşmak . Hiçbir önlem yok. İnsanların içine girsek canlı çıkarmayın bilmem. Ne polis ilgileniyor, ne staddaki görevliler. Zor bela uzun süre titreyerek bekledik bu arada maç başladı. Bu arada stadın etrafında özel bir otopark olmadığını anladım. Artık dönelim derken bir demir kapının önünde bulduk kendimizi, itiş kakış  içinde. Bu arada şunu belirteyim her kapıda özürlü girişi olsun diye kapılar yapılmış ama nedense hiçbir yetkilide oranın anahtarı yok Yalvar yakar  bekliyoruz. Açan yok. Dediğim gibi artık dönüşe geçiyoruz. Bir kapının önünde polisler içeri giriyor, hemen aralarına daldık ama o kapıdan sandalye girişi mümkün değil. Bu arada benim gibi çaresiz engelli insanlar görüyorum, bir o kapıya bir b kapıya koşan 0 derece soğukta.Neyse bir polis yandaki payı açmasını söyledi de bir yetkili zorla kapıyı açtı da içeri girebildik. Tabı maçın ilk yarısı bitmek üzereydi. İçeride maç seyretmek ayrı  bir sorun sandalyelere ayıran yerler ver ama herkes ayakta ne mümkün stadı görmek. En köşeye seçtikte maçın geri kalanını izledik.Sayın yetkililer ne hakkınız var bizlere bu çileleri çektirmeye, dünya standardında stat yapıyorsunuz. Ama ne özürlü otoparkı var ne özürlülerin girişine ayrılan bir kapı.burada yazarken bile çektiğim sıkıntıyı ve düştüğüm duru hatırladıkça içim eziliyor. ENGELLİ BİRİSİ OLDUĞUM İÇİN DEĞİL, BİR İNSAN OLARAK UTANIYORUM.
Levent Karagöz”
Bu yazı üzerine bir gün telefonum çaldı. Karşımda bu göreve yeni başlayan stat yetkilisi Tolga Yazıcı vardı. Konunun kendisine ulaştığını belirtip, öncelikle yaşadıklarım için üzüntülerini bildirip, bu sorunların giderilmesi konusunda neler yapılacağı hakkında karşılıklı fikir alışverişi yaptık. Kendisi tahsil hayatını yurt dışında geçirdiğini ve yurt dışında engellilere nasıl davranıldığını yakından gözlemlediğini belirterek bu durumdan üzüntü duyduğunu ve konu ile ilgili kısa zamanda çalışmalar yapacağını belirtmiştir. Tolga Yazıcı bu konuşmamızdan sonra dediği gibi hemen çalışmalar yapmış ve bu çalışmalarını (Aşağıdaki resimler) stadın web sayfasına koyduğu Engelliler bölüm’ü ile duyurmuştu.

Düzenlemelerin yapılmasından bir süre sonra  2014 yılında telefonuma bir WhatsApp mesajı geldi. Mesaj aynen şöyleydi.“Levent bey Milliyet alın, spor yazari Yavuz Kocaömer’i okuyun bugün…. Sizlerin de ellerinize emeklerinize saglik….Tolga Yazıcı”Bu mesajı aldıktan sonra Milliyet Gazetesindeki Yavuz Kocaömer’in yazını okudum. Yazı şöyleydi;

Engelsiz Atatürk Olimpiyat Stadı

Yavuz Kocaömer19 Ekim Pazar 20142002 yılında hizmete açılan Atatürk Olimpiyat Stadı , zaman içinde önemli organizasyonlara (2005 Şampiyonlar Ligi Finali, 2009 U2 Konseri, EURO CUP 2008 Atletizm Yarışmaları) ve diğer resmi FIFA müsabakaları ile, izleyici ve seyirci sayısının artması ile, engelliler için yapılan düzenlemelerde de değişikliğe gitmesi gerektiği ortaya çıktı. Ve son 2 senede engelsiz geçişler ile ilgili düzenleme çalışmaları tamamlandı.Bunun yanı sıra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Müdürlüğü’nün de destek vermesi ile, otoparklarda 40 adet engelsiz  araç park yeri yapıldı. Ayrıca tüm stadyumlarda, elektronik bilet uygulamasına dönüş çalışmaları çerçevesinde, engelsiz elektronik okuyuculu giriş turnikeleri de tamamlandı ve hizmete açıldı.Bunun yanı sıra, engelli seyircilerin rahatça izleyebilecekleri 400 kişilik bir engelsiz tribünü de hizmete sunuldu. Yetkililerden aldığımız bilgiye göre, ülkemizin Futbol Federasyonu’nun atadığı delegeler,  bu konuda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar ve engelli izleyiciler ile ilgili tekbir soru bile sorulmuyor. Oysa bir UEFA delegesi stadyumu incelemeye geldiğinde, sahayı, soyunma odalarını bile sormadan engelli seyirci geçişlerini soruyor ve ayrıntılı bilgi istiyor.Bu yalnız futbol ile ilgili değil. Ülkemizde yapılan tesislerin bir çoğunda engelli sporcu ve seyirciler maalesef düşünülmüyor. 1999 yılında ülkemizde ilk defa Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu Tesisleri’nde açılan, İstanbul Engelliler Spor Salonunu,  o zamanlar ziyarete gittiğimizde, engelli sporcuların soyunma odalarında mevcut 2‘şer tuvaletin her ikisinin de alaturka olduğunu görmüştük. Yani , o zamanlar  “hem biz engelli spor salonu açtık, hem de belden aşağı felçli olan, yürüyemeyen tekerlekli sandalyeli sporcularımızın ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerini dahi düşünmedik.’’
Neyse, o seneler geride kaldı.  Bu arada, Atatürk Olimpiyat Stadı tesis yetkilisi Tolga Yazıcı’ ya da bu konudaki duyarlılığından ötürü teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

http://www.milliyet.com.tr/yavuz-kocaomer-engelsiz-ataturk-olimpiyat-stadi-1956778-skorer-yazar-yazisi/

Engelliler için Rahmi Koç Müzesi

By Kısa Kısa İstanbul No Comments

İstanbul’daki  gezimizde bu yazımızdaki mekanımız Rahmi Koç Müzesi. KOÇ holding sayfasında Müze  kısaca şöyle tanıtıyor.Eski İstanbul’un merkezinde ve Haliç Kıyısı’nda, yaklaşık 27.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulan Rahmi M. Koç Müzesi, ülkemizin ilk ve tek sanayi müzesi olmasının yanı sıra, hem eğlendirici hem de eğitici özellikleriyle yaşayan bir sosyal mekan niteliği taşımaktadır.

Rahmi M. Koç Müzesi, iki farklı bölümden oluşmaktadır: Lengerhane Binası ve Hasköy Tersanesi. III. Ahmet Dönemi’nde tersane tesisleri için kurulan Lengerhane Binası, 1991 yılında Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı tarafından satın alınarak, 1994 senesinde ziyarete açılmıştır. 1996 yılında da Hasköy Tersanesi Vakıf tarafından satın alınmış, aslına uygun bir şekilde yenilenerek 2001 senesinde müzeye dahil edilmiştir. 

Rahmi M. Koç Müzesi, sanayi, iletişim ve ulaşım tarihindeki gelişmeleri yansıtan ilk büyük kuruluştur. Ziyaretçileri adeta bir zaman yolculuğuna çıkaran müze, karayolu ulaşımı, raylı ulaşım, havacılık, denizcilik, makineler, iletişim, bilimsel aletler, model ve oyuncak, yaşayan geçmiş ve eğitim bölümlerinden oluşmaktadır. 

Bu tanıtımı okuduktan sonra gezmeye başlayalım. Ancak yukarıdaki tanıtımda belirtilen etkinliklere bazılarına tekerlekli sandalye ile katılmak mümkün değil.  Mesela denizaltını gezemiyoruz. Gene nostaljik tren turu da mümkün değil.Tekne ile Özel Haliç gezintileri de zor.

Neyse biz gezebildiklerimize yönelelim. Öncelikle müze tekerlekli sandalyeli ve refakatçisi için ücretsiz.  Rahatça müzeye girip nerdeyse her yerine ulaşabiliniyor.

İçinde engelli tuvaletleri  mevcut olup, rampalar ve asansörlerle her yere ulaşılması sağlanmış. Bunu yurt dışındaki bir çok müzelerde göremezsiniz. Bu nedenle teşekkürler Koç grubuna.

Bu nedenle uzun uzun yazılacak bir durum yok. Rahatça ve mutlaka gidin ve gönlünüzce dolaşın. İsterseniz içerisinde bulunan kafelerde kahvenizi yudumlayın,ya da müze sahası içinde yer alan ve güzel bir Haliç manzarasına sahip restoran da  karnınızı doyurun.

2009 yılında Rahmi M. Koç Müzesi’ne gelişinden itibaren müze vapur olarak ziyarete açılan Fenerbahçe Vapuruna ulaşmak enazından altkatında gezmek ve  nostaljik kafesinde  keyifli anlar yaşatmanız mümkün.

Müzede ilgimizi çeken bir  bölümde tekerlekli sandalyelerin bulunduğu bölüm. Tekerlekli sandalyenin ilk örneklerini burada görmek mümkün.

Bu arada iyi bir Beşiktaş’lı olan Rahmi Koç’un müzesinin bir köşesini siyah Beyazlı renkler doldurmakta.