Monthly Archives

Eylül 2018

Engelliler için Gestaş Feribotunda Seyahat

By Engelli Seyyah’dan No Comments

Size 09.08.2018 tarihinde Gestaş şirketine ait Gökçeada – Kaba tepe feribotunda yaşadığım olayları daha doğrusu yaşadığım eziyetleri anlatmak istiyorum.Seyahatim öncesinde feribotun durumu hakkında bilhassa engelli yolcular için ne gibi tedbirler alındığını öğrenmek amacı ile şirketi telefon ile aradım. Durumumu anlattım. Ancak engelli araçlar için hiçbir ayrıcalık tanımadıklarını öğrendim. Bunun üzerine bir mail göndererek niye ayrıcalık tanımadıklarını sorarak, seyahat gününü ve saatini de yazarak gereken kolaylığı göstermelerini beklediğimi belirttim. (Hemen belirteyim ki hiçbir kolaylık görmedim.)Sorun yukarıda belirttiğim gibi 09.08.2018 tarihinde saat 13.00 seferini yapan Gelibolu adlı feribot seferinde yaşadım. Önce ilk girişte araçların sırata girmelerini sağlayan görevliye durumumu belirterek(tekerlekli sandalyede yaşayan ve kalp hastası olduğumu) aracımın önceden alana sokulmasını ve gemide uygun bir yere park etmemin sağlanmasını talep ettim. Uygunluktaki kastim, engelli asansörüne yakın ve aracın dışına çıkmama olanak sağlayacak bir park yerine park etmemin sağlanmasıdır ki bunların yapılmasında hiçbir engel bulunmamaktadır. Ancak oradaki görevli “herhangi bir ayrıcalık yapamayacağını sıraya girmem gerektiğini” kaba bir şekilde beyan etti. Bende mecburen sıraya girdim. Oradan hemen şirketin müşteri hizmetlerini aradım.(Saat 12,20) . Onur isimli yetkiliye durumu ve yaşadıklarımı anlatarak yardımcı olmalarını istedim. Görevli hatta kalmamı söyleyerek bir takım görüşmeler yaptı. Sonra aracımın plakasını ve kimlik bilgilerimi alarak tekrar bekletmeye aldı. Tekrar döndüğünde ise “buradan yardımcı olamayacağını, durumu gemiye ilettiklerini orada yardımcı olacakların” söyledi Bana pek inandırıcı gelmediğini, bu sıra dahilinde girersem kimsenin yardımcı olmayacağını, engelli asansörünün yanına park etme şansım kalmayacağını, bu nedenle şimdiden önlem almaları gerektiğini söylediysem de pek aldırış etmedi.

Gemi girişinde ise isminin Musa olduğunu söyleyen Görevliye durumumu anlattığımda “engelli aracı olduğunu gördüm” dedikten sonra bana bir park yeri gösterdi. Tam devasa bir kamyonun arkasında ama kapı tarafım açılmaya müsait olduğundan itiraz etmedim. Ancak biraz sonra oraya da bir araç koyarak  benim dışarıya çıkmamı engelledi. “Kapı payı bırakmasını,bu şekilde araçtan hiçbir şekilde inemeyeceğimi, acil bir durumda buradan çıkamayacağımı “ defalarca belirtmeme karşın, gayet ilgisiz ve kaba şekilde davranarak “korkma bir şey olmaz, olacak olsa biz biner miyiz” şeklinde yanıt vererek yanımızdan ayrıldı. Böylece 40 dereceye yaklaşan bir sıcaklıkta, engelli ve kalp hastası birisini aracında tutsak halde kalmasına göz yumdu. Herhangi bir acil durumda aracımdan çıkmam mümkün olamayacaktı. Zaten bizde tedbirler bir kaza olup, birkaç kişi öldükten sonra alınır.(x) Bu durumu da hatırlatmama rağmen oralı olmayan ters ve ukala davranan bu şahsın her şeyden önce insanlığından şüphe duyulması gerekir. Bir buçuk saat süren yolculuk sırasında aracında kalan tek insan bendim. Halbuki biraz anlayışlı olsa aracımı asansörün yanına park ettirir(bu mümkündü), benimde diğer yolcular gibi güverteye çıkma şansım olurdu. Kanımca engelli bir insana bu şekilde davranan bu kişinin derhal tedaviye alınması gerekir. Günümüzde hala bu tip davranışta bulunuluyor olması öncelikle şirketin utanması gereken bir durumdur. Bırakın bir insanı bir hayvanı bile bu şartlarda bırakılmaması gerektiği düşüncesindeyim.

Bu durumu iletmek için seyahat başlarken tekrar şirketi aradım. Durumumu ve yaşadıklarımı anlattım. Telefondaki bayan yetkili “gemiye müdahale edemeyeceğini” söyleyerek sadece şikayet kaydımı almakla yetindi. Yani çözüm için hiçbir şey yapmadı. Gemiye ulaşmasını, durumu bir gemi yetkilisine bildirmesini istediysem de kendisinin bunu yapamayacağını belirtti. Bende o zaman,” bir olumsuzluk olabileceğini bu nedenle acil olarak durumu üstlerine bildirmesini” istedim. Bununda mümkün olmadığını söyledi. Acil bir durumda aracımda hapis kaldığım bir yana her an bir kalp krizi geçirmemde (sinirli ve gergin olmam nedeni ile) olmayacak bir durum değildi.

Yaşadığım bu olumsuzlukların temelinde inisiyatif kullanmayan çalışan görevlilerin rolü mutlaka önemlidir.Ancak şirketinde bu konularda önlem almadığı, çalışanlarını eğitmediği, onlara bu durumda nasıl davranmaları konusuna talimat ve bilgi  vermedikleri anlaşılmaktadır. Bu nedenle çalışanlar kadar belki de daha fazla bu olumsuzlukların yaşanmasından şirket birinci derecede sorumludur.Geminizde engelli asansörü var, ancak engelli kişinin oraya ulaşması mümkün değil. O zaman  asansör niye var. Bırakın asansöre ulaşmayı araçtan çıkmanız bile mümkün değil.

Bu durumun yasalarda karşılığı olması lazım ve biliyoruz ki en öncelikle Anayasamızda “engellilere pozitif ayırımcılık yapılması konusunda açık bir hüküm bulunmaktadır. Bırakın pozitifliği aksine negatif bir uygulama ile karşı karşıya kalınmıştır.Bu nedenle başta söz konusu şirket olmak üzere bu olayda rol alan tüm görevlilerden şikayetçi olduğumu gerek firmaya ve gerekse ilgili Bakanlıklara bildirdim.Bu konuda gerekenlerin yapılarak sorumlulara gereken idari yaptırımın uygulanmasını ve sonuçtan tarafıma bilgi verilmesini beklemekteyim. Olayı belgeleyen konuşmalar şirket kayıtlarından kontrol edilebilir.

Ülkemizde engelli bir insana hala bu şekilde davranılması devletimizin sorumlu olması gereken bir durumdur. Konu her düzeyde yetkili kurumlara iletilmiş olup, neticesi ile birlikte gerek engelli sitelerinde ve gerekse sosyal medyada paylaşılacaktır.Konu kısa olarak Cimer’e de bildirilmiş olup,şu yanıt alınmıştır.( Sayın LEVENT KARAGÖZ,
T.C. Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER)’ ne 12.08.2018 tarihinde yapmış olduğunuz 1801458069 sayılı başvurunuz 29.08.2018 tarihinde İSTANBUL VALİLİĞİ tarafından cevaplanmıştır:Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezine yapılmış olan başvurunuz incelenmiştir.Özel şirketlerin özel hukuk hükümlerine tabi olması nedeniyle talebinizle ilgili herhangi bir işlem yapılamamıştır. Konu hakkında ilgili kuruluşa müracaat etmeniz gerekmektedir.Bilgilerinizi rica ederiz.) Yanıtın yorumunu sizlere bırakıyorum.(x) Rastlantıya bakın ki, bu olaydan kısa bir süre sonra yaşanan bir kazayı sizlerle paylaşmak istedim. Bu aracın içinde bizde olabilirdik.

Engelliler için Moskova

By Yurt Dışı Seyahatler No Comments

Engelliler için Moskova genel olarak zor bir şehir. Bu masalımsı şehri, bilhassa Kızıl Meydanı görmek tüm zorluklara değer diyorsanız lafım olmaz. Gerçekten kırmızı tuğlaları, rengarenk kubbeleri muhteşem kuleleri ile her mevsim insanlarla dolan masal ortamı bir meydan. Gençliğimizde ismini bol bol duyduğumuz bir dönemin, bir görüşün başkenti olan şehir. Belli başlı şehirleri gezdiyseniz ve  içinizde Moskova düşü varsa zorluklarına karşın mutlaka gidin derim.


Bence 3 günlük gezi yeterli. Tabi fazla detaya dalmayı düşünmüyorsanız. Öncelikle otel tercihiniz bilhassa kızıl meydana yakın olsun. Zira burası hem şehrin merkezi ve hem de Kızıl Meydan her saatte sizlere değişik yüzünü gösteren bir mekan. Yakın olmakta fayda var.

Neresi zor derseniz (tabi tekerlekli sandalyeli engelliler yönünden)öncelikle şehrin ulaşım yükünü taşıyan metroya ulaşmanız mümkün değil. Son yıllarda yapılan ancak merkeze uzak duraklar hariç önemli hiçbir durağı engelliye uygun değil. Gezilmesi görülmesi önerilen hiçbir metro durağına ulaşmanız ya mümkün değil ya da çok çok zor. Bu nedenle gezim boyunca hiç metroya binemedim ve görmeyi çok arzuladığım metro duraklarını göremedim. Bu nedenle de görmeyi arzuladığım bazı yerlere gitme şansım olmadı.

Bunun yanında geniş ve bol trafikli caddelerden karşıya geçmek başka bir sorun. Gerçekten önemli bir sorun. Yolun karşısında görmeniz gereken bir yer var ama karşıya geçmeniz (2-3 kişi yardımcı olmadan) mümkün değil. Moskova’da karşıdan karşıya geçme sorunu bilhassa önemli caddelerde alt geçitlerle sağlanıyor. Yani yayaya geçme şansı tanıyan trafik ışıkları yok. Mutlaka alt geçitten geçmeniz gerekiyor. Güzel bir düşünce ama engelliler için ayni görüşte olmak mümkün değil. Zira alt geçitlerde asansör, lift gibi bir çözüm düşünülmemiş. Bir çözüm düşünülmüş tabi ama ne derecede yararlı oluyor derseniz, yukarıda belirttiğim gibi 2-3 babayiğit bulmanız halinde sonuç alabilirsiniz. Evet, resimlerde görüldüğü gibi rampalar yapılmış ama bunları tek başınız kullanmanız, hatta bir yardımcı ile kullanmanız mümkün değil. Denemek isterseniz resmen hayati tehlike ile karşı karşıya kalırsınız. Böyle bir şehirde böyle bir çözüm düşünülmesi gerçekten bir rezalet. Hangi akıl düşünmüş bilemiyorum. Yani karşıdan karşıya bu yoldan geçmeniz mümkün değil.

Biz nasıl geçtik derseniz açıklayayım. Bir defasında iki adet Beyaz Rusyalı gencin gönüllü yardımı ile geçtik. Hem inmede hem de çıkmada büyük gayret sarf ettiler. Bununla da kalmadılar bizim gibi şehrin yabancısı olmalarına rağmen bizi gitmeyi planladığımız Kurtarıcı İsa Kadetraline kadar götürdüler. Yani yaklaşık 45 dakikalarını bana ayırdılar. İyi insan olmak için başka hiç bir niteliğe gerek yok. İyi insan her yerde, her kimlikte her dinde her ırkta olabilir. Kesinlikle bu konuda ön yargılı olmayın. Onlarla çektirdiğim hatıra resmini burada paylaşmak isterim. Bir defasında trafik polisleri yolu kestiler. Bir iki defada kelle koltukta  ama siz denemeyin.

Başka bir zorlukta  gezilmesi gereken yerler genellikle parke döşeli. Bu tekerlekli sandalye için pek konforlu olmuyor. Mesela kızıl meydanın zemini parke döşeli.

Bu giriş kısmında son değinmek istediğim konu ise, 9 Mayıs’ta Moskova da olmamaya çalışın. Yani gezi planınızı bu tarihe göre ayarlayın. Tabi bunun gibi başka tören tarihleri var mı mutlaka araştırın. Benim hiç aklıma gelmemişti şimdiye kadar. Ama bundan sonra gideceğim yerlerin bayram vb. gibi tarihlerine mutlaka bakacağım. Sizde bakın. Bu nedenle 3 gün için planladığımız gezinin nerdeyse iki günü kızıl meydana yaklaştırılmadık. Kurtuluş günü törenleri için meydana giren tüm yollar iş makineleri ile kamyonlar ile kapatılmış. Yaya yollarında da Polis noktaları kurulmuş, hiç kimseyi geçirmiyorlar. Sanırım Putin törenlere katılacak diye tüm bu önlemler. Bize pek yabancı gelmedi ama bu kadarının böyle turistik mekanda olacağını hiç aklımıza gelmezdi. Sırf bu nedenle otobüslerde çalışmadığından planladığımız bazı yerlere gidemedik. Zira yaptığımız gezi planı ilk günden geçerliliğini kaybetti. En üzücüsü ise Kremlin sarayını gezemedik. Bu beni çok üzdü. Önlemlerin kaldırıldığı bizimde son günümüz olan Perşembe günü de kremlin ziyaret kapalıydı. Aklınızda olsun Perşembeleri Kremlin kapalı.

Genel olarak gerekli yerlerde insanlar bilhassa gençler İngilizceden anlıyorlar. İletişim sorunu yaşanmıyor. Tabi çat pat İngilizce bilmeniz şartıyla. Bu durum her yer için geçerli.Şehirde Tuvalet konusunda zorlandığımı belirtmek isterim. Belli yerlerde seyyar tuvaletler bulunmakla (onlarda sanırım törenler nedeniyle konulmuş) beraber engelliye uygun olanı sadece bir yerde rastladım. Pek çekici gelmediğini söylemeliyim. Kafelerde de engelliye uygun bir tuvalet bulunmuyor. Zaten bu yerlerdeki tuvaletlerin önünde epey bir sıra oluyor. Birisine gireyim dedim. İçeride 2 kapı daha vardı ve tekerlekli sandalye ile girmek mümkün değildi. Bir sürü insanın içinde yaşadığım sıkıntıyı anlatmam mümkün değil. Yetkililerine karşı iyi hisler taşımadığım kesindi. Tuvalet saatlerini iyi ayarlamanızda ve dediğim gibi otelinizin merkezi yerde olmasına dikkat edin. Sırf tuvalet için otele gitme zorunluluğu yaşadım. Dikkatli olun.ULAŞIMMetro konusunu yukarıda anlattım. Yani Metroyu aklınızdan çıkartın. Otobüsler ise tekerlekli sandalyeye uygun. Gideceğiniz yerlerin hatlarını ve duraklarını bilirseniz sorun yok. Tabi trafik nedeni ile ulaşım biraz zaman alıyor ama avantajı şehri daha yakından görebiliyorsunuz. Şoförleri yardımcı oluyorlar. Yani görmemezlikten gelme durumu yok. Hatlar konusunda otelinizden yardım almanızda fayda var. Malum kril alfabesi anlamak mümkün değil. Hiçbir yerde İngilizce yazı yok.Otelini merkezde olursa önemli yerlere yürüyerek (yani sandalyenizle) ulaşabilirsiniz. Uzak yerlerde tercihiniz otobüs olmak zorunda. Gezinizde Hop on hop off’u tercih edebilirsiniz. Tercih etme Sebebini o bölümde açıklayacağım.Şimdi gelin şehri gezmeye başlayalım. Önce tabi olarak Kızıl meydan.



KIZIL MEYDAN

Önemli olayların merkezi, ulusal veya dini bayramların kutlandığı, büyük askeri geçitlere sahne olmuş bu meydanın adı “Krasni” kelimesinden geliyor ve Slav dilinde güzel anlamına gelmekte. Gerçekten de “güzel” bir meydan. Daha sonra Kızıl Meydan diye anılmaya başlanmış. Kızıl meydana diriliş kapısından giriliyor. Devlet Tarihi Müzesinin hemen yanında.

Bu kapının girişinde küçük bir şapel var:  Iberian Chapel. Önünde de altın sarısı dekoratif şekillerin olduğu ve insanların şans getirdiğine inanarak üzerinde durup dilek dileyerek para fırlattığı “Sıfır Kilometre“yi temsil eden bronz plaka, yani Moskova merkezden herhangi bir yerin uzaklığı ölçüleceği zaman baz alınan “sıfır noktası”…

Diriliş Kapısından girer girmez solunuzda da Kazan Katedrali var. Bir Rus Ortodoks kilisesi bu. 1936 yılında Joseph Stalin Kızıl Meydandaki kiliselerin kaldırılması emrini verince tahrip edilmiş olan orijinal katedralin tekrar aslına sadık kalınarak yapılmış hali bu…Meydanda biraz ilerlediğimizde Moskova Devlet Tarih Müzesi arkamızda kalıyor


Kesinlikle bir gününüzü burada geçireceksiniz. Belki de bir günde yetmeyebilir. Biz yasaklar nedeniyle buraya ilk gelişimiz gece saatlerinde oldu. İki gündür bekleyen kalabalık ile 9 Mayıs akşamı girdik meydana. Kesinlikle gece daha güzel görünüyor meydan. Mutlaka ve mutlaka gece de gelin buraya. Muhteşem bir ışıklandırma var. Şimdiye kadar törenlerden çektiğimiz sıkıntıyı anlattım. Şimdi ise bu durumun 5 dakika bile sürse tek güzel yanına değinmek istiyorum. Saat 10’a doğru meydana bakan bir yamacın insanlarla dolduğunu fark ettik.”Bu insanlar nereye bakıyor” durumu oldu. Sonrada meydanda da insanların toplandığını görünce bir şeyler olacağını anladık ve bizde beklemeye başladık. Meydanda bulunan saat kulesinin 10 da çalmaya başlamasıyla insanlarda sesler yükselmeye başladı. Onunla beraber muhteşem bir havai fişek gösterisi başladı. Beş dakika sürdü ama gerçekten masalımsı meydan da başka bir masalımsı bir görüntüsü yaşadık. Buna değer derseniz 9 Mayısa gidin Moskova’ya.


Kızıl meydandaki muhteşem binalara gelince, Devlet Tarihi müzesi, Saint Vasili Kadetrali, Kremlin sarayını muhteşem kuleleri ve GUM alış veriş merkezi ve irili ufaklı diğer anıtsal eserler.


Öncelikle törenler nedeniyle kurulan seyirci türbinleri altında kaldığından Lenin mozolesini görme imkanımızın olmadığını belirtmek isterim. Duyduğuma göre Lenin’in Mozole’sini ziyaret etmek hiç de kolay değilmiş. Kremlin’e Kutafya Kulesinin oradan girdiğinizde çantanızı ve fotoğraf makinenizi emanete bırakılıyormuş, çünkü içeride fotoğraf çekmek yasakmış. İçeride birkaç dakikadan fazla kalınmadığını, sürekli giren ve çıkanların hareket halinde olmasını isteniyormuş. Son olarak Komünist Devrimin liderini ziyaret etmek isteseniz pazartesi, cuma ve tatiller hariç diğer günler 10.00-13.00 arası ziyarete açık olduğu bilgisini de vermek isterim.


AZİS BASİL KADETRALİ


St. Basil’s Cathedral, Aslında belki Kremlin Moskova’nın simgesi ama bu katedral sanki daha çok simgeliyor gibi Moskova’yı, daha bir özdeşleşmiş Rusya ve Moskova algısıyla sanki…1555 – 1561 yılları arasında Rus Devleti’nin Kazan ve Astrahan hanlıklarına karşı kazandığı zaferleri kutlamak için Korkunç İvan tarafından yaptırılmış bu şeker gibi rengarenk katedralin değişik şekilde tasarlanmış olan sekiz kubbesi, sekiz ayrı zaferi simgelemekteymiş. Katedralin kubbelerinin her biri ayrı renkte, farklı boylarda ama hepsi de yuvarlak sarmal şeklinde tasarlanmış. En yüksek olan kubbe ise altın yaldızla kaplı. 

Bu güzel katedralin başına gelmedik kalmamış. 1737’de çıkan yangında zarar görmüş, Napolyon St. Basil Katedrali’ni o kadar beğenmiş ki, savaş sonrası onu yerinden alıp, Paris’e götürmek istemiş ama bunu yapamayınca tahrip etmek istemiş. En son 20. yüzyılda Bolşeviklerin saldırısına uğramış.  En son olarak, Stalin’in adamları Kızıl Meydan’ı açıp ferahlatmak amacıyla katedrali ortadan kaldırmayı bile teklif etmiş. Yani neredeyse şimdi Moskova’nın simgesi olan bu rengarenk katedral, Stalin ona kıysaymış tarihin tozlu sayfaları arasına gidecekmiş.


Yıllarca resimlerini gördüğümüz bu eşsiz yapıyı gece ışıklandırması ile görmek büyük bir olaydı benim için. İçine girebilmek ise haliyle bir gün sonra mümkün oldu. Zaten sadece giriş katına ulaşılabiliniyor. Belki her tarafına ulaşamadığımdan ama içi dışı kadar ilgimi çekmedi. Girişteki basamağı aşmanın yanında odaların girişlerindeki yüksek basamaklar nedeniyle odalara dışarıdan bakmakla yetinmek zorundasınız. Bilhassa akülü kullanıyorsanız işiniz çok daha zor.  Üst kata çıkmak mümkün değil. Fazla üzülmeyin pekte bir şey yokmuş üst katta.(Teselli gibi oldu J) Ama şu bir gerçek ki binanın dışı içinden çok daha güzel.


Kadetral o kadar etkileyici ki, efsaneye göre, korkunç İvan, kadetral bittiğinde estetiğine hayran kalmış ve mimarının gözlerini kör etmiş.(Boşuna korkunç İvan denmemiş)


Kış aylarında 11:00 ‒ 17:00, yazın ise 10:00 ‒ 19:00 arası ziyarete açık. Giriş sadece engelli için ücretsiz. Bilet fiyatı 250 Ruble. Gene de buraya kadar gelmişken girin bir bakın derim.

DEVLET TARİHİ MÜZESİ


Moskova Devlet Tarih Müzesinin içi de dışı kadar etkileyici. Çeşitli dönemleri konu alan kısımlar, dönemlerine uygun bir şekilde dekore edilmiş. Paleolitik dönemlerden bugüne, Çarlık Dönemi Rusya’sından tutun da Sovyet Dönemi Rusya’sına kadar pek çok eseri barındıran bu müze tarihi gözlerinizin önüne seriyor. Resimlerden kostümlere, taçlardan maskelere kadar sergilenen objelerin sayısı milyonlara ulaşıyor.

Binada ayrıca bir de restoran var. Salı hariç diğer günler 11:00-19:00 arası açık.Moskova da gezdiğim tek müze burası. Zira yaşanan (yukarıda belirttiğim) sorunlar daha fazla yerleri gezmemizi zorlaştırdı. Kızıl meydanın girişinde yer alan bu müze tekerlekli sandalyeye uygun. Giriş yan kapıdan ve hediyelik eşyaların satıldığı yerin hemen yanında. Kızıl meydana giriş yaptığınızda ilk karşınıza çıkan bina burası.


İçinde asansör bulunmakta ve katlara ulaşmak mümkün. Meraklıysanız uzun bir zaman geçirebilirsiniz burada. Yalnız engelli tuvaleti yok sanırım zira ben bulamadım. En son yetkili “outside” dediğini anladım ve aramaktan vaz geçtim. Mutlaka gezin. İlginç bölümleri ile dikkat çeken bir müze.


GUM ALIŞ VERİŞ MERKEZİ


GUM ismi Glavnyi Universalnyi Magazin’in kısaltması, yani “Main Universal Store” demekmiş. 1893 yılında yapılan Neo-Rus tarzda inşa edilmiş, taş, cam ve çelik konstrüksiyon karışımı nefis bir bina.Burası dehşet bir yer. Çok şık, çok lüks, çok görkemli… GUM Rusların ilk alışveriş binasıymış. Sovyetler döneminde kapanmış ve bir süre depo olarak kullanılmış.


Bu arada alışveriş merkezi deyip geçmemek lazım, kendisi de başlı başına bir mimari güzellik.Gum tekerlekli sandalye kullanıcıları için tam olarak erişilebilir asansörler/asansörler ve rampalara sahip. Tekerlekli sandalye’ye uygun tuvalet mevcut.


ARKHANGELSKY SARAYI VE BAHÇESİ


Arkhangelsky Sarayı ve Bahçesi, yalnızca 18 ve 19’ncu yüzyıla ait yapıları ile değil, görkemli bahçesi ile de ziyaretçileri büyüleyen bir adres. 18’nci yüzyılda düzenlenen ve bu dönemlere ait klasik heykelleriyle süslenen saray bahçesinin en etkileyici yapısı ise 1667’de yapılan Baş melek Mikail Kilisesi. Alexander Bahçeleri, 1823 yılında açılan, Kremlin’in Batı duvarı bir buçuk kilometre boyunca uzanmakta. Park üç ayrı bahçeden oluşmaktadır. Parkın Üst Bahçesi, meçhul asker anıtı bulunmaktadır. İkinci Dünya Savaşı sırasında ölen bir askerin mezarına ev sahipliği yapmaktadır. Mezarda sönmeyen bir ateş bulunmakta. 


Alexander Bahçeleri bakımlı ve tertemiz. Park boyunca yollarında zorlanmadan tekerlekli sandalye ile erişilebilir. Parkta ayrıca Kremlin’in iç erişimi için bilet standı ve tekerlekli sandalye ile erişilebilir bir tuvalet bulunuyor.. Park yıl boyunca açıktır. 

KREMLİN


Görmeyi çok arzuladığımız ama göremediğimiz Kremlin. Kızıl meydanın hemen yanındaki ihtişamlı bina. İhtişamını Rusça değil, mimari bir dille anlatıyor. Mekan mekan gezme planları yaptığım ama ulaşabildiğimiz tek gün de kapalı olan bu nedenle uzaktan seyredebildiğimiz kalenin yanındayız


Kremlin Sarayı, Ortaçağ Rus mimarisi ve Bizans mimarisinin izlerini taşıyan dış cephesi ile daha sarayın içerisine girmeden ziyaretçileri büyüleyen bir yapı. Devrimden önce Rus çarlarının ikametgâhı olan Kremlin Sarayı, altın varaklı sütunları, duvar işlemeleri, gösterişli dekorasyonu ile 20 kuleli devasa bir kale.İçine giremediğim için tekerlekli sandalye ile erişimi konusunda bilgiler veremiyorum. Ama sizler için yaptığım araştırmaları kısaca anlatayım. Tekerlekli sandalye ile belli bir girişi bulunmakta. İçerisinde bulunan binaların çoğunda rampalar bulunmamakta, sadece bazı mekanlara ulaşılabiliniyormuş.Kremlin’in içindeki Cephaneliğin erişilebilir olduğunu öğrendim. Kremlin alanına giriş ve katedraller için 500 RUB ödemek gerekiyor. İçerisinde bulunan bazı binalara giriş için ayrıca ödeme yapmanız gerekiyormuş. Engelliler için bir indirim bulunmadığını duydum. Kendim girmediğimden kesin bir bilgi vermek istemiyorum.   Bilet Alexander bahçelerinde bilet gişesinde satın alınabilir, Tekerlekli sandalye kullanıcıları giriş yolunun parke taşları ile döşeli olduğunu bilmelidir. Zor bir yolculuk olduğu bilgisine ulaştım Ama imkansız değilmiş. Bir daha gidersem ilk gideceğim mekan burası olacak. Gerçekten burayı görememekten dolayı gezimin eksik kaldığı düşüncesindeyim.Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’nın Konağı Kremlin’de olduğu için Kremlin’in her yerini gezilemiyormuş ve içeride sıkı güvenlik önlemleri varmış. Kremlin içindeki binalar pek çok kez restore edilmiş ve kırmızı tuğlalardan oluşan kule ve duvarları XV. yüzyılda yapılmış.Kremlin perşembe günleri kapalı – aklınızda olsun…

BOLŞOV TİYATROSU – DEVRİM MEYDANI – MANEJMEYDANI – CAM KUBBELER


Bolşoy Tiyatrosu, Milano’daki La Skala ve Paris’teki Grand Opera gibi, dünyanın en ünlü tiyatrolarından biri. Rus Neo-Klasik mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan tiyatronun dış cephesi, düğün pastası şeklinde, pembe-beyaz renkli tasarlanmış. Yurt dışı turneleri, daima kapalı gişe oynayan Bolşoy Tiyatrosu, tarih boyunca en ünlü opera ve bale eserlerinin dünya prömiyerlerine sahne oldu. Bolşoy kelime olarak “büyük” anlamına geldiği için buraya “Büyük Tiyatro” da denilebilir.

Bizim Bolşoy Tiyatro gezimiz çevresinde dolanıp, bu güzel binayı seyretmek ve bol bol fotoğraf çekmekle sınırlı kaldı. Buraya daha fazla zaman ayırmayı düşünürseniz yola çıkmadan çok önce bilet almanız gerekiyor. Zira ayni gün bilet bulmak imkansızmış. Bu nedenle deneme bile yapmadık.


Yaptığım araştırmalarda tiyatronun engelliye uygun düzenlemelerin bulunduğunu öğrendim. Bir daha gidersem burada bir gösteri izlemeyi düşünebilirim. Zira içini görmek bile buna değer. Size önerim gitmeden önce sitesine girip bir bilet alın. Bu arada Bolşoy’da bale veya opera seyretmenin epey pahalı olduğunu söylemeliyim.


Binanın ön tarafındaki alan çok güzel.  Kızıl meydana yürüyüş mesafesinde. Etrafta tuvalet falan görmedim. Her zaman belirttiğim gibi tuvalet zamanınızı iyi ayarlayın, Moskova’da bu konuda sıkıntı çekebilirsiniz.Tiyatro binasının hemen karşısında yer alan Devrim Meydanı, 1917 Ekim devrimi sırasında, korkunç sokak dövüşlerine sahne olmuş bir meydan. Çarpışmada hayatını kaybedenler meydanın üzerinde yer alan metro istasyonundaki platformu süsleyen, muhteşem bronz heykellerle hatırlanıyor.Manej Meydanı ve Cam Kubbeler


Manej, (Manege/Manezhnaya) zaman zaman etkinliklerin düzenlendiği, birçok turistik yerin de yakınında bulunan bir meydan. Zamanında çarlık askerlerin at eğitimi aldığı meydanda, toplanıp şarkı söyleyen gençlere rastladığınız gibi ışık şovlara da denk gelebilirsiniz. Meydanda birbirinden güzel süs havuzları bulunuyor. Meydanda bulunan yer altı çarşısının cam kubbeleri ise meydana ayrı bir güzellik katıyor. Her yönü ile tekerlekli sandalye’ye uygun
ESKİ ABRAT SOKAĞI


Arabca anlamıyla “kenar semt” ancak şimdi şehrin kalbi. Rusya’nın entelektüel yapısına görebiliyorsunuz. Bir ressam çıkıyor karşıma, birkaç adım sonra karikatürüsler ve ardından sokak şarkıcıları. Tolstoy’un savaş ve barışında bahsettiği cadde. Puşkin’in sevgilisi ile yürüdüğü sokaklar. Sokağı tekerlekli sandalye ile boydan boya rahatça gezebilirsiniz. Göz önünde tuvalet göremedim.

KURTARICI İSA KADETRALİ

Moskova Nehrinin kuzey yanında yer alan katedral, 1931 yılında Stalin tarafından tamamen yıkıldıktan sonra, 2000’li yılların başında aslına uygun olarak tekrar inşa edilip ziyaretçilere açılmış. Dünyanın en uzun Ortodoks Hıristiyan kilisesi olma özelliği taşıyan Cathedral of Christ the Saviour (Kurtarıcı İsa Katedrali), tamamen bakırdan üretilen 3 kubbeli yapısı ve geleneksel Rus mimari hatlarıyla şehrin siluetini zenginleştiriyor.,

Kızıl meydandan yürüyerek gidilebilir ama Hop on Hop out turu dahilinde ulaşabilirsiniz.  Girişinde tekerlekli sandalye için asansör bulunmakta. Görülmesi gereken bir kadetral.

NOVODEVİCİ MEZARLIĞI- KADETRALİ

Buraya gitmemizin en önemli nedeni Nazım Hikmet’in mezarının burada bulunması. Biraz aradık ama mezarın resmi aklımızda olduğundan kolayca bulabildik. Tüm mezarlığı gezemedik ama gördüğüm kadarı ile üstünde bol çiçek olan mezarların başında geliyor.  Sanırım Türk ziyaretçiler bu dünyaca ünlü şairi ziyaret etmeden Moskova’dan ayrılmıyorlar.

Novodevici kadetralini maalesef tadilat nedeniyle gezemedik. Etrafında ve bahçelerinde gezinmekle yetindik.Zaman zaman böyle şansızlıklar denk gelebiliyor. Tadilat projesindeki resimle yetindik.


TVERSKAYA CADDESİ VE YELİSEV YİYECEK PAZARI


Gorki caddesi, şimdiki adı ile Trevskaya caddesi. Dünyanın en ünlü caddeleri arasında gösterilen Tverskaya, St. Petersburg’a kadar uzanan bir rotanın başlangıç noktası olma özelliği taşıyor. 1930’lu yıllarda büyük ölçekli olarak yeniden yapılandırılan caddede yüzlerce mağaza ve çok sayıda eğlence merkezi yer alıyor. Ünlü kişileri onurlandırmak için yeniden adlandırılan sokaklarda, müze haline getirilmiş evlerle karşılaşmak da mümkün oluyorBurası ayni zamanda Tolstoy’un Anne Karenina romanında bahsettiği cadde. Burada aynı zamanda, devrim öncesinden bu yana, orijinal haliyle korunan Yelisev Yiyecek Pazarı da yer alıyor.Tekerlekli sandalye ile gezilebilir, ancak yukarıdan aşağıya gitmeyi tercih edin derim. Uygun bir tuvalete rastlamadım.

HOP ON HOP OFF


Moskova’da Hop on hop off gezmek için iyi bir seçenek. Otobüsler engelliye uygun ve iniş çıkış rahat.En güzel yönü ise hem engelliden hem de refakatçisinden ücret almıyorlar. Yani bedava. Yanlız dikkat edin bedava uygulaması sadece hafta içi günleri için geçerli. Moskova gezisi için iyi bir seçenek, mutlaka bu turu yapın. Önemli yerleri izleme şansına sahip olursunuz. Otobüsün içinden çektiğim fotoğrafları sizlerle paylaşmak isterim.

Evet kısa Moskova gezimizden aklımızda kalanlar bunlar. Bir daha gidermiyim evet ama görmediğim yerler için ve bilhassa kremlin için. (Ama tabi vize kalkarsa) Yoksa bir görümlük şehir. Tekerlekli sandalye için  de kolay değil.