Monthly Archives

Şubat 2016

Engelliler için Kariye Kilisesi / Müzesi

By Kısa Kısa İstanbul No Comments

Sitemizin takipçileri buraya yaptığımız 2016 yılında ilk gezi notlarımızı bileceklerdir. O Tarihte tadilatta olan ana mekanı görememiştik.Bu yıl  (2019) ikinci defa yaptığımız gezide ise ana mekan tadilatı bitirilmiş ve halka açılmış,bu defa da daha önce gezdiğimiz mekanlar tadilata alınmıştı.

Bu nedenle gezi notları  iki gezi birleştirilerek tekrar düzenlenerek sizlere sunulmaktadır. Bizans dini resim sanatında mozaik ve fresko süsleme teknikleri oldukça yaygın olarak kullanılmıştır. Kariye’de de her iki süsleme tekniğini bir arada görebilmekteyiz. Dış narteks esas olarak İsa’nın yaşamını, mucizelerini, iç narteks ise Meryem’in yaşamını anlatan, mozaik sanatının şaheserlerinden sayılabilecek, birbirlerini takip eden muhteşem sahnelerle bezenmiştir.  Parekklesion bölümünde ise, eski Ahit’ten alınmış dini hikayeler ile mahşer günü, diriliş, son yargı gibi sahneler, fresko olarak işlenmiştir.

Kilisenin camiye dönüştürülmesinden sonra, bütün yazılar, Hıristiyanlık sembolleri, bütün freskolar, mozaik süslemeler, ince bir boya ve kireç badanası yapılarak tahrip edilmeden örtülmüş, bu sayede hasar görmeden günümüze kadar ulaşabilmiştir.

Ayasofya’dan sonra İstanbul’da bulunan en önemli kilisesi olan eser duvarlarında bulunan eserler nedeniyle önem arz etmektedir.

Kariye eski Yunanca kent dışı (kırsal alan) anlamındaki Khora sözcüğünün Türkçeleşmesidir.

Kariye’deki mozaik ve freskler Bizans resim sanatının son dönemine (XIV. y.y.) ait en güzel örneklerdir. Bu mozaik ve fresklerdeki derinlik figürlerin hareket ve plastik değerlerinin verilişi, figürlerdeki uzamalar bu dönemin üslubudur.

Kariye, 1453 yılında İstanbul’un fethinden sonra Kilise olarak kullanılmış, 1511 Vezir Hadım Ali Paşa tarafından camiye çevrilmiştir.1945 yılında müzeye dönüştürülmüş, 1948–1958 yıllarında Amerikan Bizans Enstitüsü’nün yaptığı mozaik ve freskoların üzeri açılarak ortaya çıkarılmıştır.

Bu kısa tarihçenin ardından gezi notlarımıza bakalım. Kilisenin bulunduğu yere aracınızla giderseniz en uygun park yeri Kariye otelinin bulunduğu sokaktır. Diğer girişilerdeki yokuşlar bizleri yorabilir. Kiliseyi ararken doğal olarak resmini gördüğümüz binayı ararsanız bulmanız güçleşir. Zira tadilat nedenliyle üstü tamamen kapatılan binayı tüm heybetiyle görmeniz şu an için (4-5 yıl daha) mümkün değil.

Aracınızdan inip düz bir yolla rahatça kiliseye ulaşabilirsiniz . Giriş siz ve refakatçiniz için ücretsiz. 

Tadilat kısım kısım yapıldığından gittiğiniz zaman her tarafını görme şansınız olmayabilir.Yukarıda da belirttiğim gibi ben üç yıl ara ile gittiğimden ben her tarafını görme şansına sahip oldum.Sanırım birkaç yıl içinde tüm tadilat bitmiş olur. Ama her hali ile görülmesi gereken bir yapı.

.

Binanın içini gezmekte rahat. Her alan düz. Tekerlekli Sandalye ile rahatça gezilebilir.Yukarıda bahsedilen mozaik, mermer ve fresko eserleri hayranlıkla görebilirsiniz.

Kariye müzesinde yer alan eşsiz freskolardan; apiste görülen ve çok az hasarla günümüze ulaşan  Diriliş (Anastasis) sahnesi görülmeye değer.

Etrafta tuvalet göremedim. Ayrıca binanın önünde bulunan kafe ve alış veriş yerlerine ulaşmak için birkaç basamağı göze almalısınız. Nedense buralara meyil yapmak kıllara gelmemiş.

Bu tarihi eseri görmenizi öneririm.