Monthly Archives

Mayıs 2016

Engelliler için Sultanahmet Camii

By Kısa Kısa İstanbul No Comments

Tarihi yarımadadaki gezimizin şimdiki durağı Sultanahmet Camii.Sultanahmet Camii Mavi Cami olarakta bilinir. İstanbul’da bugünkü Sultanahmet semtinde Sultan Birinci Ahmet tarafından yaptırılan cami; medrese, darülkurra, sübyan mektebi, türbe, arasta, dükkânlar, hamam, darüşşifa, imaret ve üç sebilden oluşmaktadır. 1609-1620 yılları arasında (Mimar Sinan’ın eseri olarak genelde bilinenin aksine ) Mimar Sedefkâr Mehmet Ağa tarafından yapılmıştır.

 Binanın dış girişinde bulunan rampa yardımı ile camii avlusuna ulaşmak mümkün. Düz olan avludan Cami’ye kolayca ulaşabiliyor.

Cami girişinde camiye ait tekerlekli sandalyeye transfer yapılıyor. Kullanışlı, yeni, bakımlı (Selimiye camiinin aksine)  ve refakatçinin kullandığı bu sandalye ile caminin içine giriyorsunuz.

Muhteşem bir yapı olan camiyi hayranlıkla izleyebilirsiniz. Mutlaka görülmesi gereken bir yapı. Sultanahmet gezinizde (Topkapı Sarayı, Ayasofya, Yerebatan Sarnıcı ve çevredeki müzeleri) burayı da ziyaret ediniz.

Engelliler için Yerebatan Sarnıcı

By Kısa Kısa İstanbul No Comments

Tekerlekli sandalye ile yaptığımız İstanbul gezilerinin bu günkü durağı Yerebatan Sarnıcı.(Bazilika Sarnıcı) Eskiden konumunu bildiğimden yer altındaki bu mekana tekerlekli sandalye ile gidebileceğimi hiç düşünmemiştim. Ancak İBB.nin broşürlerinden buranın tekerlekli sandalye ye uygun hale geldiğini görünce hemen gezi planına dahil ettim.(Siz gene de kötü bir sürprizle karşılaşmamak için,gitmeden önce asansörün çalıştığını teyit ettirin.)
Sultanahmet meydanına çok yakın olan mekanın giriş kapısındaki görevliler bize daha aşağı kısımda yer alan çıkış kapısına yönlendirdiler. Benden ve eşimden (refakatçi olarak) ücret alınmadı. Çıkış kapısındaki uzun merdivenlere yapılan merdiven asansöründen aşağıdaki sarnıca ulaştım.

Bizans imparatoru I. Justinianus (527-565) tarafından yaptırılan bu büyük yeraltı sarnıcı, suyun içinden yükselen ve sayısız gibi görülen mermer sütunlar sebebiyle halk arasında “Yerebatan Sarayı” olarak isimlendirilmiştir. Sarnıcın bulunduğu yerde daha önce bir Bazilika bulunduğundan, Bazilika Sarnıcı olarak da anılır. Sarnıç, uzunluğu 140 metre, genişliği 70 metre olan dikdörtgen biçiminde bir alanı kaplayan, dev bir yapıdır. 52 basamaklı taş bir merdivenle inilen bu sarnıcın içerisinde her biri 9 metre yüksekliğinde 336 sütun bulunmaktadır. Toplam 9.800 m2 alanı kaplayan bu sarnıç, yaklaşık 100.000 ton su depolama kapasitesine sahiptir.

Mekan geniş gezinti yolları ile tekerlekli sandalyeye uygun olup rahatça gezilebilmektedir.

Ancak maalesef Mekanda tek ulaşılamayan yer Yerebatan sarnıcının beklide en ilgi çeken bölümü olan Meduza heykellerinin bulunduğu bölüm. Merdiven ile inilen bu bölüme ulaşmamız mümkün değil. Heykellerin yönü itibariyle uzaktan da olsa bunları görmeniz mümkün değil.

  Ancak eşimin çektiği fotoğraflarla   göremediğimiz bu önemli sütün başlarını sizlerle paylaşmak istedim.

Gezintimiz sonunda gene ayni merdiven asansörü ile çıkıp mekandaki gezimizi sonlandırdık.

İstanbul’un önemli eserlerinin bulunduğu Sultanahmet geziniz dahilinde gene ayni bölgede bulunan Yerebatan sarnıcını mutlaka görmenizi öneririm.