Ankara’nın ilçesi Beypazarı, Ankara’nın 98 kilometre batısında yer alır. İstanbul’a 320 km uzaklıktadır. Bir Ankara – İstanbul yolculuğunda yolumuzu biraz uzatarak bu şirin ilçeye uğradık ve 2-3 saat gezdik, alışveriş yaptık ve yerel ve doğal yemekleri ile karnımızı doyurduk. Bilinen ilk adı “kaya doruğu ülkesi” anlamına gelen Lagania olan Beypazarı, konakları ile meşhur. İlk bakışta Safranbolu benzeri evler.


Beypazarı’nın kültürel mirasının en önemli öğelerinden biri ve en önemlisi Beypazarı evleri., Cumbalı veya Guşganalı olan iki ya da üç katlı ahşap yapılar. Bu evler zemin katları taş, üst katları ahşap iskelet içine ahşap veya kerpiç dolgu sistemi kullanılarak inşa edilmiş. Üstleri ise kiremit çatı ile örtülüdür. Evlerin tavan arasındaki bölümünün çatıdan yükselerek çıkmasına “Guşgona” deniyormuş.
Evlerin üst katlarında işlemeden (yarım) bırakılan bölüme “çantı” deniyor. Geleneğe göre Beypazarılılar; dünyada daha yapacak bir şeylerinin kaldığını vurgulamak için bu bölümü işlemeden bırakırlarmış. Restorasyon çalışmalarının başlaması ile evlerin bu kısımları da restore edilmiştir.
Kapı, Beypazarı evinde önemli bir öğe. Ailenin kültürel ve sosyal kimliğini belirler. Tokmaklar da aynı şekilde içeride yaşayanların sosyal durumunu, statüsünü simgeliyor. Tokmağın sesine göre gelen kişinin erkek, bayan olduğuna karar verilir, halkalar birbirine bağlanmışsa evde kimsenin olmadığı anlaşılırmış Osmanlı döneminden kalan 200 yıllık tarihe sahip olan 3500 civarındaki Beypazarı evleri 2000’li yılların başında başlatılan restorasyon hamlesiyle kent dokusu korunarak gelecek kuşaklara aktarılması sağlanmış.

Aracımızı uygun bir yere park ettikten sonra yukarıdan aşağıya doğru İlçenin ana caddesini ve ara sokaklarını tekerlekli sandalye ile rahat şekilde dolaştık.Sokaklar parke ama düzenli ve dolgulu olarak döşendiğinden fazla sorun yaşamadık.

Etrafta engelli tuvaleti görmedik. Kısa süreli bir gezi olduğundan dazla ihtiyaç duymadık. Yollardaki benzin istasyonlarında Opet’in başlattığı engelli tuvaleti uygulamasına yavaş yavaş diğer markalarında (bilmiyorum bir mecburiyet mi konuldu)katılmasıyla bu konu artık sorun olmaktan çıktı diyebiliriz.

Neyse biz gezimize devam edelim. Cadde boyunca yaptığımız gezide yöresel ürünlerden aldık.Yani şehrin ekonomisine katkıda bulunduk.

Genelde yöresel yemeklerin bulunduğu şirin bir lokantada yemeğimizi yedik.

Günübirlik gidilebilecek ve gezilebilecek bir yer.Vakit nedeniyle detaylı gezemedik ama ilçenin gezilebilecek başka yerleri varmış. Gidin ve vaktiniz yettiğince gezini alışveriş yapın.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*