Stat otoparkındaki engelli otopark korumasız olduğundan yer bulmak önemli sorun. Gerek park yeri sorunu ve gerekse içeri girişteki sorunlar  yetkili kurumlarla yazışmalar, görüşmeler ve Stat yetkilisi Tolga Yazıcı’nın gayretleri ile  ile giderilmiştir.

Girişte engelli ve refakatçisinden ücret alınmamaktadır. Düz girişle ulaşılan tekerlekli sandalyeliler için çizgilerle yer gösterilmiştir. Ancak ön sıradaki seyirciler ayağa kalktığından tek.sandalyeliler maçı izleyememekteydi. Bu konudaki girişimlerimden aşağıda da görüldüğü gibi olumlu bir sonuç alınmıştır.

Bu sonuç alınmasında Stat yetkilisi Tolga Yazıcı’nın rolü büyüktür. Keşke her yetkili bu şekilde davransa. 

 

Screen Shot 2014-08-31 at 20.45.49     Screen Shot 2014-08-31 at 20.46.03

 

 

Öncelikle bu olumsuz durumları 2011 yılında aşağıdaki yazı ile başbakanlığa ilettim

 “Halkla İlişkiler DAİRE BAŞKANLIĞI

06 Şubat 2011 Pazar 19:14

Sayın Yetkililer;

Ben tekerlekli sandalyede yaşayan bir engelli olarak İstanbul Olimpiyat stadında yaşadığım sıkıntıları size bildirmek için bu yazıyı yazıyorum. Bu yazının birer örneğini ulaşabildiğim her makama iletmek istiyorum.

Tüm mevzuatı, ayırımcılığı, hani şu son değişiklikle anayasamıza giren pozitif ayırımcılığı bir yana koyuyorum. Ben sadece çektiğim sıkıntıyı 21.yy Türkiyesinde bir maç izlemek için yaşadığım sıkıntıları yazmak istiyorum. Yani bir insan olarak yaşadıklarımı yazmak istiyorum.

Geçen Pazar Beşiktaş- İbb maçını izlemek istedim. Bunun için önce stadı aradım, özürlü otoparkı ve giriş işlerini öğrenmek istedim. Bizler önceden sormadan bir yere gidemeyeceğimizi çoktan öğrenmiş kişileriz. Telefona çıkan yetkili Özürlü araç otoparklarının olduğu, M kapısından da giriş yapabileceğiniz söyledi. Bende saf bir vatandaş olarak buna inanarak, oğlumu da alarak stadın yoluna düştük. O stada ilk defa  gidiyordum. Herkes gibi sıkıntılı bir yolculukla stada ulaştık. Resmen arabanın tepesine kadar çamura bulaşarak araçların park edildiği yere ulaştık. Park dolu , yetkili bulmak mümkün değil. Zor bela birisini bulduk o kimse “Özürlü parkı olmadığını bulabilirsem bir yere park etmemi söyledi. Yüzlerle araç zaten park etmiş bir damla yer yok. Neyse ki o şahıs bizi genel otoparka soktu, zira diğer araçları artık oraya almıyorlardı. Yarım saat dolaştık zor bela kenarda köşede uygun  olmasa da bir yer bulduk. Hava soğuk yağmurlu yerler balçık, ve park ettiğimiz yer stada  epey uzak. Madem geldik devam edelim dedik. Oğlum bin bir güçlükle yarım saate yakın uğraşla stadın yakınına getirdi. O da ne M kapısın bulduk ama ne mümkün kapıya yaklaşmak . Hiçbir önlem yok. İnsanların içine girsek canlı çıkarmayın bilmem. Ne polis ilgileniyor, ne staddaki görevliler. Zor bela uzun süre titreyerek bekledik bu arada maç başladı. Bu arada stadın etrafında özel bir otopark olmadığını anladım. Artık dönelim derken bir demir kapının önünde bulduk kendimizi, itiş kakış  içinde. Bu arada şunu belirteyim her kapıda özürlü girişi olsun diye kapılar yapılmış ama nedense hiçbir yetkilide oranın anahtarı yok Yalvar yakar  bekliyoruz. Açan yok. Dediğim gibi artık dönüşe geçiyoruz. Bir kapının önünde polisler içeri giriyor, hemen aralarına daldık ama o kapıdan sandalye girişi mümkün değil. Bu arada benim gibi çaresiz engelli insanlar görüyorum, bir o kapıya bir b kapıya koşan 0 derece soğukta.

Neyse bir polis yandaki payı açmasını söyledi de bir yetkili zorla kapıyı açtı da içeri girebildik. Tabı maçın ilk yarısı bitmek üzereydi. İçeride maç seyretmek ayrı  bir sorun sandalyelere ayıran yerler ver ama herkes ayakta ne mümkün stadı görmek. En köşeye seçtikte maçın geri kalanını izledik.

Sayın yetkililer ne hakkınız var bizlere bu çileleri çektirmeye, dünya standardında stat yapıyorsunuz. Ama ne özürlü otoparkı var ne özürlülerin girişine ayrılan bir kapı.burada yazarken bile çektiğim sıkıntıyı ve düştüğüm duru hatırladıkça içim eziliyor. ENGELLİ BİRİSİ OLDUĞUM İÇİN DEĞİL, BİR İNSAN OLARAK UTANIYORUM.

Levent Karagöz”

Bu yazı üzerine bir gün telefonum çaldı. Karşımda bu göreve yeni başlayan stat yetkilisi Tolga Yazıcı vardı. Konunun kendisine ulaştığını belirtip, öncelikle yaşadıklarım için üzüntülerini bildirip, bu sorunların giderilmesi konusunda neler yapılacağı hakkında karşılıklı fikir alışverişi yaptık. Kendisi tahsil hayatını yurt dışında geçirdiğini ve yurt dışında engellilere nasıl davranıldığını yakından gözlemlediğini belirterek bu durumdan üzüntü duyduğunu ve konu ile ilgili kısa zamanda çalışmalar yapacağını belirtmiştir. Tolga Yazıcı bu konuşmamızdan sonra dediği gibi hemen çalışmalar yapmış ve bu çalışmalarını (aşağıdaki resimler) stadın web sayfasına koyduğu Engelliler bölüm’ü ile duyurmuştu.

Düzenlemelerin yapılmasından bir süre sonra  2014 yılında telefonuma bir WhatsApp mesajı geldi. Mesaj aynen şöyleydi.“Levent bey Milliyet alın, spor yazari Yavuz Kocaömer’i okuyun bugün…. Sizlerin de ellerinize emeklerinize saglık….Tolga Yazıcı”

Bu mesajı aldıktan sonra Milliyet Gazetesindeki Yavuz Kocaömer’in yazını okudum. Yazı şöyleydi;

Engelsiz Atatürk Olimpiyat Stadı

Yavuz Kocaömer

19 Ekim Pazar 2014

2002 yılında hizmete açılan Atatürk Olimpiyat Stadı , zaman içinde önemli organizasyonlara (2005 Şampiyonlar Ligi Finali, 2009 U2 Konseri, EURO CUP 2008 Atletizm Yarışmaları) ve diğer resmi FIFA müsabakaları ile, izleyici ve seyirci sayısının artması ile, engelliler için yapılan düzenlemelerde de değişikliğe gitmesi gerektiği ortaya çıktı. Ve son 2 senede engelsiz geçişler ile ilgili düzenleme çalışmaları tamamlandı.

Bunun yanı sıra, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Müdürlüğü’nün de destek vermesi ile, otoparklarda 40 adet engelsiz  araç park yeri yapıldı. Ayrıca tüm stadyumlarda, elektronik bilet uygulamasına dönüş çalışmaları çerçevesinde, engelsiz elektronik okuyuculu giriş turnikeleri de tamamlandı ve hizmete açıldı.

Bunun yanı sıra, engelli seyircilerin rahatça izleyebilecekleri 400 kişilik bir engelsiz tribünü de hizmete sunuldu. Yetkililerden aldığımız bilgiye göre, ülkemizin Futbol Federasyonu’nun atadığı delegeler,  bu konuda gerekli hassasiyeti göstermiyorlar ve engelli izleyiciler ile ilgili tekbir soru bile sorulmuyor. Oysa bir UEFA delegesi stadyumu incelemeye geldiğinde, sahayı, soyunma odalarını bile sormadan engelli seyirci geçişlerini soruyor ve ayrıntılı bilgi istiyor.

Bu yalnız futbol ile ilgili değil. Ülkemizde yapılan tesislerin bir çoğunda engelli sporcu ve seyirciler maalesef düşünülmüyor. 1999 yılında ülkemizde ilk defa Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu Tesisleri’nde açılan, İstanbul Engelliler Spor Salonunu,  o zamanlar ziyarete gittiğimizde, engelli sporcuların soyunma odalarında mevcut 2‘şer tuvaletin her ikisinin de alaturka olduğunu görmüştük. Yani , o zamanlar  “hem biz engelli spor salonu açtık, hem de belden aşağı felçli olan, yürüyemeyen tekerlekli sandalyeli sporcularımızın ihtiyaçlarını nasıl gidereceklerini dahi düşünmedik.’’

Neyse, o seneler geride kaldı.  Bu arada, Atatürk Olimpiyat Stadı tesis yetkilisi Tolga Yazıcı’ ya da bu konudaki duyarlılığından ötürü teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

http://www.milliyet.com.tr/yavuz-kocaomer-engelsiz-ataturk-olimpiyat-stadi-1956778-skorer-yazar-yazisi/

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*
*