Engelliler için Topkapı Sarayı ve Ayasofya

By 12 Haziran 2015Genel, İstanbul'dan

ayasofya

Üç günlük bir Paris turunda gitmediğimiz ne müze kalır ne de kilise. Oysa elimizin altında diye şehrimizdeki Topkapı Saray’ına,  Ayasofya’ya gitmeyiz. Bu düşünce ile engelli olarak gitmediğim  dünya çapında tanınan bu iki eseri ziyaret etme kararı verdim.

Önce iki eserin sitelerini incelemeye başladım. Pazartesi günü birisi, Salı günü diğerinin kapalı olduğunu öğrenince diğer hafta içi bir günde ziyaret etmeyi planladım. Sizinde bilginiz olsun, gittiğiniz zaman ikisini de ziyaret etme şansınız olsun. Bir gününüzü ayırın ve erkenden Sultanahmet meydanında olun. Araçınız varsa hemen yakında bulunan İspark’a park edebilirsiniz. Biraz meydandaki havuzun yanında durun ve etrafı ve bolca bulunan yerli yabancı insanları izleyin. Doya doya Sultanahmet camiini seyredin. Büyük usta Mimar Sinan’ı yad edin. Ayasofya’nın karşısına kondurduğu o muhteşem esere hayran kalacaksınız. Dolaşırken parke taşlarından oluşan yollarında biraz zorlanmanız mümkün. Ama bu ortamda bulunmak için bu sıkıntıya değer.

image1     image2

TOPKAPI SARAYI

Ziyaret Saatleri: Kış Sezonu:  26 Ekim – 15  Nisan arası(Müze, Harem ve Aya İrini saat 09:00 – 16:45 arası ziyaret edilebilir) Bilet gişeleri 16:00 da kapanmaktadır.

Yaz Sezonu: 15  Nisan – 26 Ekim arası(Müze, Harem ve Aya İrini saat 09:00 – 18:45 arası ziyaret edilebilir) Bilet gişeleri 18:00 de kapanmaktadır.

Fatih Sultan Mehmed’in 1453 yılında İstanbul’u fethetmesinden sonra 1460 yıllarında yapımına başlanan ve 1478 yılında tamamlanan Saray; Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve Haliç arasındaki tarihi İstanbul yarımadasının ucundaki Sarayburnu’nda bulunan Doğu Roma akropolü üzerindeki 700.000 metrekarelik bir alan üzerine kurulmuş. Fatih Sultan Mehmed’den itibaren otuzbirinci padişah Sultan Abdülmecid’e kadar yaklaşık dört yüz yıl süreyle imparatorluğun idare, eğitim ve sanat merkezi olarak kullanılmış. 19.yüzyılın ortalarında hanedanın Dolmabahçe Sarayı’na taşınması ile terkedilmiş olmasına rağmen önemini her zaman korumuştur.

Meydandan biraz uzunca ve azda olsa meyilli bir yoldan Saraya doğru gidiyoruz. (Dönüş daha rahat olacak) Orada bulunan bilet satış kuyruklarının uzunluklarını (hafta arası olmasına karşın) seyrederek siz önünde kuyruk olmayan ve Tur Operatörlerine ayrılan gişeye yönelin. Buradan gerek refakatçinize ve size ücretsiz bilet alacaksınız. Engelli ziyaretçilerin Müzeye, (Sultanahmet) Ayasofya Müzesi tarafından gelmeleri tavsiye edilmekte, Müze içerisinde 2. Avluda girişte sağ köşede engelli kullanımına uygun tuvalet bulunmakta. Ondan sonra Sarayın kapısına yönelip size ait kapıdan kolayca içeri girebileceksiniz.

image5     image4

image3

Ayasofya tarafındaki saltanat kapısından girilen ve birbirinden geçilen dört avlu çevresindeki mimari yapılardan oluşan Saray’ın etrafı bahçeler ve meydanlarla çevrili. Sarayın ilk avlusu olan ve halkın başvuru için girebildiği birinci avluda (Alay Meydanı) Cebehane olarak kullanılan Aya İrini Kilisesi, Darphane, Fırın, Hastane gibi sarayın dış hizmet yapıları bulunurdu. Sarayın içinde edineceğiniz bir harita ile rahatça gezebilirsiniz. Her bölümün önündeki kuyruklara girmeden doğruca kapıya yönelin. Oradaki yetkililer sizi içeri alacaklardır. Bazı bölümlerde olan basamakları aşmak için diğer insanlardan yardım isteyebilirsiniz. Daha ufak eşiklere meyil koyulduğundan sandalye ile rahatça gezebilirsiniz.

Bu arada ziyaretimizde tanıştığımız bir Avustralyalı turist bana ülkesininin maskotlarından olan Kuala maskotunu hediye etti.

image6

Sarayın denize bakan bölümlerinden İstanbulu ve boğazı doya doya seyretmelisiniz.

image8     image7

Sarayın ikinci avlusu, devlet yönetiminin gerçekleştiği mekanların yer aldığı Divan Meydanı (Adalet Meydanı)’dır. Tarih boyunca pek çok törene sahne olan bu avluda divan toplantılarının yapıldığı Divan-ı Hümayun (Kubbealtı) binası ve yanında Divan-ı Hümayun Hazinesi yer alıyor. Divan yapısının arkasında ise Sultanın adaletini temsil eden Adalet Kulesi var. Kubbealtı’nın yanında Harem Dairesi girişi ile Zülüflü Baltacılar Koğuşu bulunuyor. Üçüncü Avlu, Enderun (iç saray) padişaha ait mekanların yanında, Sultan II. Murad döneminde kurulan Saray Okuluna ait koğuş ve yapıları da barındırıyor. Padişahın devlet adamlarını ve yabancı elçileri kabul ettiği Arz Odası, Fatih Köşkü / Enderun Hazinesi ve Has Oda padişaha ait mekanlar olarak önce çıkarken, Küçük Oda, Büyük Oda, Seferli, Kilerli, Hazineli, Has Oda isimleriyle anılan Enderun Saray okuluna ait koğuşlar, Babüssaade girişinden itibaren avlunun etrafına sıralanmış.

Sarayın içinde bulunan Harem bölümüne ayrıca bilet alınarak giriliyor. Gene refakatçiniz ile birlikte ücretsiz olarak girebilirsiniz. Burada sandalye ile rahatça gezebilirsiniz. Mutlaka gezilmesi gereken bir bölüm. Gerek burada ve gerekse diğer bölümlerde tüm görevliler yardımcı oluyorlar.

image11     image10

image9

Müze gezi güzergâhı içerisinde Saray’ın tarihi yapılarından kaynaklı olarak engelli ziyaretçilerin tekerlekli sandalye ile girmesi ve geçmesi mümkün olmayan bazı bölüm ve salonlar var.

Bu bölümler aşağıdaki gibidir.

Kubbealtı veya Divan-ı Hümayun: Bu bölüm 2.avluda yer alıyor ve basamaklar nedeniyle giriş yapmak mümkün değil. Dışarıdan görmek mümkün.


Padişah Portreleri Sergi Salonu: Bu bölüme basamaklar nedeni ile tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkün değil.


Sünnet Odası, Koca Mustafa Paşa, Revan ve Bağdat Köşkü: Saray’ın 4. Avlusu’nda yer alan bu bölümlere tekerlekli sandalye ile ulaşmak mümkün değil
.


Müze İçerisinde Tekerlekli Sandalye İle Gezilebilen Bölümler: Silahlar Bölümü, Saatler Bölümü, Saray Avluları, Padişah Elbiseleri, Hazine Odaları, Kutsal Emanetler, Harem

AYASOFYA

Topkapı sarayını gezdikten sonra gelişe göre daha rahat olan aynı yoldan meydana ulaşıyoruz. Hemen karşımızda Ayasofya tüm heybeti ile duruyor. Burada da kuyruğa girmeden sizi ve refakatçinizi ücretsiz olarak içeriye alıyorlar.

image12

En çok ziyaret edilen müzeler arasında yer alan Ayasofya; Sanat ve mimarlık tarihi bakımından dünyanın en önde gelen anıtlardan biri olup, dünyanın 8. harikası olarak gösterilmekte. Bu yapı daha 6.yy’da Doğu Romalı Philon tarafından da, dünyanın 8.incisi harikası olarak nitelendirilmiş. Bugünkü Ayasofya aynı yerde fakat öncekilerinden farklı bir mimari anlayışla yapılmış olan üçüncü yapı. Bu yapı, İmparator Justinianos tarafından (527-565) dönemin iki önemli Mimarı olan Tralles’li (Aydın) Anthemios ile Miletos’lu (Balat) İsidoros’a yaptırılmış. Yapım çalışmaları sırasında iki baş mimar ile birlikte 100 mimar ve her mimarın emrinde 100 işçi çalıştığı kaynaklarda geçmekte. Yapımına 23 Şubat 532’de başlanmış, 5 yıl 10 ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak büyük bir törenle, 27 Aralık 537′ de ibadete açılmış.

image14     image13

916 yıl kilise olan yapı, 1453 Yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından İstanbul’un fethiyle camiye çevrilerek, 482 yıl cami olarak kullanılmış. Atatürk’ün emri ve Bakanlar Kurulu’nun kararı ile 1935 yılında Ayasofya müze olarak kapılarını ziyarete açmış. Ayasofya Müzesi her gün ziyarete açık. Kış tarifesine göre, müzeye son giriş 16.00 olmak üzere 09.00-17.00 saatleri arasında; yaz tarifesine göre ise, müzeye son giriş 18.00 olmak üzere 09.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilmekte.

Bu genel bilgiden sonra kiliseye girelim. Tekerlekli sandalye için bir sorun yaşamadan içeriye girdik. Kilisenin ihtişamı karşısında heyacan duymamak imkansız. Görülmesi gereken bir yapı.

Belirttiğim gibi kilisenin ana salonunu rahatlıkla gezip, fotoğraflar çekebilirsiniz. Kilisenin üst bölümüne çıkmak ise bizler için imkansız. Döner merdivenle çıkılabiliyor.

image16

Burasıda eksik kalsın deyip bu muhteşem yapıyı terk ediyoruz. Mutlaka burayı ziyaret ediniz.

image18     image17

[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]

Topkapı Sarayı

topkapisarayi.gov.tr/tr

About Levent KARAGÖZ

Leave a Reply